Bir bok diyemiyorsun, değil mi?Siehst du, du kannst nicht, oder?
Bir bok diyemiyorsun, değil mi?Vês, não consegues dizer patavina, pois não?
Bir bok diyemiyorsun, değil mi?Widzisz, gówno potrafisz, prawda? A chcesz wiedzieć dlaczego?
Bir bok diyemiyorsun, değil mi?Zie je wel, je kan niets zeggen, of wel?
Bir bok diyemiyorsun, değil mi?Είδες, δε βγάζεις άχνα, έτσι?
Bir bok diyemiyorsun, değil mi?Не може рећи никакво срање, зар не?
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu. Ama sonunda-Csomó szart alapított.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu. Ama sonunda- -gitti yahudi bir kızla evlendi.A făcut o grămadă de tâmpenii, dar în cele din urmă s-a însurat cu o evreică.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu. Ama sonunda- -gitti yahudi bir kızla evlendi.Ha fondato un sacco di porcheria, ma alla fine... ha sposato una ragazza ebrea ed ha 4 bambini.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu. Ama sonunda-별 똥을 다싸놨다가 결국 마지막에는
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu. Ama sonunda-Ông ta tạo có rất nhiều trò nhưng cuối cùng
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu. Ama sonunda-.הוא יסד הרבה חרא -אבל בסופו של דבר
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu. Ama sonunda-أوجد الكثير من التفاهات لكن في النهاية
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu. Ama sonunda-ユダヤ女と結婚して 4人子持ちだ
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Csomó szart alapított.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Dia menemukan banyak kebohongan.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Er hat ziemlich viel Scheiße finanziert.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Estaba detrás de mucha mierda.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Han grundlagde en masse lort.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Hän laittoi alulle paskaa joka lähtöön.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Hắn tìm thấy nhiều phân lắm.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Hij heeft een hoop troep opgericht.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Il a fait beaucoup de conneries.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Udělal spoustu blbostí.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Zrobił wiele głupot.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Ίδρυσε πολλές μαλακίες.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Он основал много дерьма.
Bir sürü boktan şeye ön ayak oldu.Основал е много неща.
Bir yanda normal hayatý, öbür yanda uđraţmasý gereken boktan bir durum.Điều gì quan trọng nhấy mà tôi<br/>có thể làm cho thế giới ngay lúc này?
Bir yanda normal hayatý, öbür yanda uđraţmasý gereken boktan bir durum.كان يرى أن حياته الطبيعية في جهة والأمور الحقيرة الأخرى في جهة
Bir yanda normal hayatý, öbür yanda uđraţmasý gereken boktan bir durum.その後解決しなければならない このひどいトラブルを抱え、 可能な限りこのトラブルから距離を置こうとしたが、
Biz bokun kendisiyiz. Kast ettiđim, daha fazla nasý alabilir?Donne moi du bon je ne peux rien avoir de mieux
Bok alýrlar seni! - Sen öyle zannet.Продължавай.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Bọ hung ăn phân lạc đà, làm ruồi chết vì thiếu thức ăn, bệnh đau mắt hột giảm.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.De mestkevers aten de kamelenstront, en de vliegen stierven door een gebrek aan voedsel. Trachoom nam af.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Die Mistkäfer aßen den Kamelmist, die Fliegen starben an Hunger, und das Trachom wurde seltener.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Dyngbaggarna åt kameldyngan och flugorna dog i brist på mat och trakom minskade.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.쇠똥구리는 낙타똥을 먹습니다. 그럼 파리들은 먹이가 부족해서 죽습니다. 따라서, 트라코마도 감소했지요.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Kumbang kotoran memakan kotoran unta, lalat mati karena kekurangan makanan, dan trakoma menurun.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Tie požierali ťaví trus a muchy tak vymreli pre nedostatok potravy a výskyt ochorenia klesol.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Żuki zbierały odchody wielbłądów, muchy umierały z braku pożywienia, a jaglica ustała.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Бръмбарът яде камилска тор, мухите умират поради липсата на храна и Трахомата спадна.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.Жуки съедали верблюжьи экскременты, и мухи гибли от нехватки питания и заболеваемость пошла на убыль.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.גללי החיפושיות אכלו את גללי הגמל והחרקים מתו כתוצאה ממחסור במזון, ושיעור הגרענת ירד.
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.مات الذباب من نقص الغذاء بالتالي تناقصت اصابات التراخوما و خلال عام, تناقصت اصابات التراخوما
Bok böcekleri, deve dışkılarını yediği için sinekler besinsizlikten öldü ve de trahom seviyesi düştü.エサが減ったハエは やがて死んでいきました そしてトラコーマも減ったのです 1年経つ頃には トラコーマは
Bok böceklerinden daha beterler.Eles são piores que moscas em cima da merda.
Bok böceklerinden daha beterler. Kapa çeneni! Çıkış nerede?Boże!
Bok böceklerinden daha beterler.Те са по-лоши от мухи гладни за лайна.
Bok dađýna týrmanýp gül dikerken, koku alma duyusunu yitirdiđini itiraf edecek kadar özfarkýndalýđa sahipti.失った嗅覚を見つけようとする頑固さがあった、 ゴミの山に座り、ここも悪くないよと言い、
Bok gibi hissediyorum.Dl Park. Huh? Obțineți o prindere pe nevastă-ta.
Bok gibi hissediyorum.Ik voel me als stront.
Bok gibi hissediyorum.Jag känner mig som skit.
Bok gibi hissediyorum.J'ai la tête dans le cul.
Bok gibi hissediyorum.Je mi, jako bych se podělal.
Bok gibi hissediyorum.Me siento como una mierda.
Bok gibi hissediyorum.Me siento echo mierda.
Bok gibi hissediyorum.Mệt quá.
Bok gibi hissediyorum.Mr. Park. Häh?
Bok gibi hissediyorum.Mr. Park. Huh?