Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Zawieźli mnie na posterunek i wsadzili do celi.
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Ze namen me mee naar het politiebureau, en zetten me in een cel in de kelder van het politiebureau.
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Привезли меня в участок, отправили в подвал, посадили там в камеру.
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına.Mi hanno portato alla centrale, nel seminterrato della centrale.
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına.Priviezli ma na policajnú stanicu, do suterénu policajnej stanice.
Ben tekneyi onlara götüreceđim, Bodrum'a.Που θα γίνουν τα γενέθλια;
Ben tekneyi onlara götüreceđim, Bodrum'a.Благодаря за всичко.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.De fandt computeren i det her rum i kælderen i en MIT bygning.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Ils ont trouvé le PC dans ce local au sous-sol d'un bâtiment du MIT. Ils auraient pu le débrancher.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Našli ten počítač ve sklepě budovy MIT.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Trovarono il computer in questo stanzino nel seminterrato di un edificio dell'MIT. Avrebbero potuto staccarlo.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Βρήκαν αυτόν τον υπολογιστή σε ένα δωμάτιο στο υπόγειο ενός κτιρίου του MIT.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Они нашли компьютер в этой комнате в подвале здания MIT. Они могли бы отключил его.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Те намерили компютъра в тази стая в мазето на сградата на MIT.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.وجدوا ذلك الحاسوب في هذه الغرفة في أحد الطوابق السفلية لمبنى إم آي تي
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.[アーロンの弁護人]: そのコンピューターのプラグを抜くこともできた。 犯人が来るのを待ち、「あんた、何やってんだ、
Bir saniye Niçin bodrumda değildin?Un momento. - ¿Por qué no estás en el sótano?
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Après avoir vu voler un lampadaire , ma famille et moi nous sommes précipités à la cave.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Cuando vimos una farola volando, nos escondimos en el sótano.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Dopo che un lampione è volato via, la mia famiglia e io siamo corsi in cantina.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.După ce-a zburat un stâlp pe lângă noi, eu și familia am fugit în pivniță.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Jak latarnia przeleciała koło nas, pobiegliśmy do piwnicy.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.가로등이 여기저기 날아다니자, 우리 가족과 저는 지하실로 뛰어 들어갔어요.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Miután egy lámpaoszlop repült el mellettünk, a családom és én a pincébe rohantunk.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Nachdem eine Straßenlaterne an uns vorbeiflog, rannten meine Familie und ich in den Keller.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Nadat een lantarenpaal voorbij vloog, sprintten mijn familie en ik naar de kelder.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Quando um poste de iluminação voou, corremos todos para o porão.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.Sau khi một cây cột đèn bay qua, tôi và gia đình chạy xuống hầm
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.После того, как мимо пролетел фонарный столб, моя семья и я побежали в подвал.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.אחרי שפנס-רחוב עף לתוך הבית, משפחתי ואני ברחנו למרתף,
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.بعد ان طار عمود انارة الطريق، انطلقت انا و عائلتي متجهين نحو الدور السفلي.
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.倒木が家にあたり 窓が破壊されました
Biz mevcut, Doktor hiç şüphesiz sen bildin - Şehir bodrum우리는 현재, 박사에 있습니다 - 아니 의심대로 divined 있어요 - 도시의 지하실에
Biz mevcut, Doktor hiç şüphesiz sen bildin - Şehir bodrum Londra'nın başlıca bankaların şube.Mi smo trenutno, Doctor - kot brez dvoma ste divined - v kleti mesta veja je ena izmed glavnih bank London.
Biz mevcut, Doktor hiç şüphesiz sen bildin - Şehir bodrum Londra'nın başlıca bankaların şube.Sme v súčasnej dobe, doktor - ako iste ste veštili - v pivnici mesta pobočku jednej z hlavných bánk v Londýne.
Biz mevcut, Doktor hiç şüphesiz sen bildin - Şehir bodrumWir sind derzeit Doctor - wie Sie zweifellos haben erraten - im Keller der Stadt
Biz mevcut, Doktor hiç şüphesiz sen bildin - Şehir bodrumМи в даний час, доктор - як, поза сумнівом, ви вгадали - у підвалі Сіті
Biz mevcut, Doktor hiç şüphesiz sen bildin - Şehir bodrumМы в настоящее время, доктор - как, несомненно, вы угадали - в подвале Сити
Biz mevcut, Doktor hiç şüphesiz sen bildin - Şehir bodrumאנחנו נמצאים דוקטור, ההווה - כמו ללא ספק יש לך לנחש - במרתף של העיר
Biz mevcut, Doktor hiç şüphesiz sen bildin - Şehir bodrumنحن في الطبيب والحاضر -- حيث لا يوجد لديك شك متكهن -- في قبو في مدينة
Biz mevcut, Doktor hiç şüphesiz sen bildin - Şehir bodrum主なロンドンの銀行の一つの枝。
Biz para açmak için vesileyle hiç sahip olduğu bilinmektedir ve bu hala bodrumda yatmaktadır.우리가 돈을 풀고 기회를 가진 적이 있다고 알려져되고, 그있다 그 아직도 우리 지하실에 누워있다.
Biz para açmak için vesileyle hiç sahip olduğu bilinmektedir ve bu hala bodrumda yatmaktadır.Stalo sa už vie, že sme nikdy nemali príležitosť rozbaliť peniaze, a že stále leží v našom pivnici.
Biz para açmak için vesileyle hiç sahip olduğu bilinmektedir ve bu hala bodrumda yatmaktadır.Stał się znany, że nigdy nie mieliśmy okazji do rozpakowania pieniędzy, i że nadal spoczywa w naszej piwnicy.
Biz para açmak için vesileyle hiç sahip olduğu bilinmektedir ve bu hala bodrumda yatmaktadır.Vált ismertté, hogy még soha nem volt alkalma csomagoljuk ki a pénzt, és hogy ma is ott fekszik a pincénkben.
Biz para açmak için vesileyle hiç sahip olduğu bilinmektedir ve bu hala bodrumda yatmaktadır.זה הפך ידוע כי אנחנו מעולם לא היה לי הזדמנות לפרוק את הכסף, כי זה הוא עדיין שוכב במרתף שלנו.
Biz para açmak için vesileyle hiç sahip olduğu bilinmektedir ve bu hala bodrumda yatmaktadır.فقد أصبح من المعروف أن لدينا الفرصة للم يكن فك المال ، وأنه هو الكذب لا تزال في القبو لدينا.
Biz para açmak için vesileyle hiç sahip olduğu bilinmektedir ve bu hala bodrumda yatmaktadır.それでも私たちのセラーで横たわっている。 私が座っている時にクレートは、鉛の層の間にパックされた2000ナポレオンズが含まれています
Bodruma ?Au sous-sol ?
Bodruma bırak onu.Laisse-le au sous-sol.
Bodruma bırak onu.Lasa-o la subsol.
Bodruma bırak onu.Lascialo nel seminterrato.
Bodruma bırak onu.TInggalkan itu di ruang bawah tanah.
Bodruma bırak onu.Zostaw to w piwnicy.
Bodruma bırak onu.Άφησέ την στο υπόγειο.
Bodruma bırak onu.Отнеси ее в подвал.
Bodruma ?Di dalam ruang bawah tanah?
Bodruma gelin.Vamos para o porão.
Bodruma gelin.Елате в мазето.
Bodruma ?Im Keller?