Bodrum katının nehir tarafından ayrı bir girişi vardır.Aan het Herenwaltje bevindt zich een aparte ingang naar het souterrain.
Kurbanların bedenleri gizli bir oluktan bodrum katına düşer.De lichamen van zijn slachtoffers werden vervolgens via een geheime stortkoker in de kelder gegooid.
Daha sonra da bir bodrum katına taşındı.Het leidt hen naar een kelder.
İlk sahne alışları ise kendi evlerinin bodrum katında 20 kişi önünde olur.Het eerste optreden vond plaats in de kelder van één van de buren voor twintig fans.
Babaları işteyken evin içinde tartışan Danny ve Walter, kovalamaca sonucunda bodrum katına inerler.Twee broers, Walter en Danny, ontdekken in de kelder van hun huis een bordspel met als thema ruimtevaart.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Eksperymentalne więzienie skonstruowano w piwnicy wydziału psychologii w Stanford.
Daha sonra da bir bodrum katına taşındı.Następnie przeniósł się do podziemia.
Oymalı, ahşap korkulukları olan merdivenle bodrum katına inilmektedir.Całość wieńczy dzwonnica, na którą prowadzą drewniane schody.
Ne yazık ki, Kemikler Şehri sanki bir bodrum katı gibi.Krukbasen låter som en liten bastuba.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Імпровізовану в'язницю влаштували на базі кафедри психології Стенфорду.
Bodrum Katı: cami, mağazalar, tuvaletler ve diğer tesisler.Підвал: молитовна кімната, магазини, туалети та інші зручності.
Bodrum katının nehir tarafından ayrı bir girişi vardır.З підвалу мечеті є підземний вихід до річки.
Ne yazık ki, Kemikler Şehri sanki bir bodrum katı gibi.Вже тоді місто згадується як центр волості.
Bugün müzenin bodrum katında hala kalenin kalıntılarından izler görülebilir.Flere steder på museet kan man derfor stadig i dag se enkelte spor af branden.
Ne yazık ki, Kemikler Şehri sanki bir bodrum katı gibi.Fyrvippen lignede således nærmest en brøndvippe.
İki bodrum katı park yeridir.De to nederste etasjene er parkeringsplasser.
Ne yazık ki, Kemikler Şehri sanki bir bodrum katı gibi.Kelurahan ini memiliki subs daerah seperti Palapa 10.
Buna rağmen gazete çalışanları binanın bodrum katındaki bir sığınakta yayın hayatına devam etti.Selama masa tersebut, staf memindahkan perangkat siaran ke ruang bawah tanah gedung tempat kantor berdiri.
Bodrum katı mutfak olarak kullanılmak amacıyla yapılmıştır.Tầng hầm dùng cho việc nấu nướng.
Bodrum katı mutfak olarak kullanılmak amacıyla yapılmıştır.地下には厨房が配置されている。
İki bodrum katı park yeridir.有地下两层停车场。
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.실험은 실제 장기복역자의 조언을 통해 스탠퍼드 대학교 심리학부 건물 지하에 만들어진 모의 감옥에서 시행되었다.
Ne yazık ki, Kemikler Şehri sanki bir bodrum katı gibi.그리고 다사역처럼 심도가 얕은 지하철역이기도 하다.
Bodrum katının en görkemli bölümü havuzlu salonun doğusundaki yemek odasıdır.המבנה העיקרי באגף המזרחי הוא חדר האוכל של הטירה.
Sonradan yapılan renovasyonlarda, bodrum katına inen ahşap merdivenler demir merdivenlerle değiştirildi.עיקרי המלצות הוועדה היו להחליף את כל המדרגות הנעות מעץ במדרגות ברזל.
Sonra dört ortak, Tepebaşı'nda bir yapının bodrum katında pastacılık yapmaya başlarlar.ארבעה חברים הולכים לאיבוד עם ג'יפ בפתח יער.
Servisler daha sonra yapının bodrum katındaki bulaşıkhanede yıkanırdı.За него щеше да е по-добре да беше почистил басейна в задната градина.
Seçilen öğrenciler Stanford psikoloji binasının bodrum katındaki sahte hapishaneye yerleştirildiler.Ispitanike je smjestio u lažni zatvor u podrumu zgrade odsjeka za psihologiju na sveučilištu Stanford.
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz için우리의 동력을 저장하기 위해 우리의 지하실에 이것의 50개를 놓지는 않을 것이기 때문에,
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz içinWe weten dat we nooit 50 stuks hiervan in onze kelder zullen zetten om energie op te slaan.
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz içinЗнаючи, що ми не вмикатимемо по півсотні таких в наших підвалах, щоб накопичити енергію
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz içinבידיעה שאנחנו לא הולכים לשים חמישים כאלו במרתפים שלנו כדי לאחסן חמשל,
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz içinمع العلم أننا لن نضع خمسين منها في قبونا لتخزين الطاقة،
Ama bodrum katına bunlardan elli tanesini enerji depolamak için bodruma koymayacağımızı bildiğimiz içinこれを50個置くわけないですから テキサス大学ダラス校の科学者を訪ね
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Họ đưa tôi đến sở cảnh sát, tầng hầm của sở cảnh sát, rồi họ đưa tôi vào khám
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Zawieźli mnie na posterunek i wsadzili do celi.
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Ze namen me mee naar het politiebureau, en zetten me in een cel in de kelder van het politiebureau.
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına. Bir hücreye kapattılar.Привезли меня в участок, отправили в подвал, посадили там в камеру.
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına.Mi hanno portato alla centrale, nel seminterrato della centrale.
Beni karakola götüdüler, Karakolun bodrum katına.Priviezli ma na policajnú stanicu, do suterénu policajnej stanice.
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.그분들이 저를 지하에 있는 납골당 같은 곳으로 안내해 주시더군요.
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.שנתנו לי גישה למרתף שלהם, הנראה כמו אולם קבורה,
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.الذين أدخلوني الي بدرومهم الذي يشبه المدفن،
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.そこは戦時中に弾薬倉庫として使われていた場所で
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Escucho cosas como una habitación extra en la casa, el sótano, la cafetería, la biblioteca.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Ich höre Sachen wie in ein zusätzliches Zimmer im Haus, in den Keller, ins Café, in die Bücherei.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.I husets ekstrarum, i kælderen, på caféen, på biblioteket.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Ik hoor dan dingen als de extra kamer in het huis, de kelder, een koffiehuis, de bibliotheek.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.J'entends des choses comme une pièce supplémentaire dans la maison, la cave, le café, la bibliothèque.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.집에 있는 여분의 방, 지하실, 커피샵 도서관 같은 답을 듣습니다.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane."La stanza in più che abbiamo a casa, il seminterrato,
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Nebo taky do pokoje pro hosty, do přízemí, do kavárny, do knihovny.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Oiço coisas como uma divisão extra da casa, a cave, o café, a biblioteca.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Olyanokat is hallok, hogy van erre egy külön szobájuk vagy a pincébe mennek, a kávézóba vagy a könyvtárba.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Saya akan mendengar jawaban semacam sebuah ruangan ekstra di rumah, ruang bawah tanah, kafe, perpustakaan,
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Slišim odgovore kot prazna soba v hiši, klet, kavarna, knjižnica.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Słyszę o dodatkowym pokoju w domu piwnicy kawiarni, bibliotece.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Tôi sẽ được trả lời ở những nơi như là một phòng thêm trong nhà, hầm, quá cafe, thư viện.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Voi auzi deasemenea raspunsuri ca o camera separata a casei, la subsol, la cafenea, la biblioteca.
Evin içinde ekstra bir oda gibi şeyler duyuyorum, bodrum katı, kahve dükkanı, kütüphane.Ακούω πράγματα όπως σ' ένα δωμάτιο του σπιτιού, στο υπόγειο, στην καφετέρια, στη βιβλιοθήκη.