bod ile cümle

bod kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Böylece bodrumda bir hücreye kapatılan Yeremya uzun süre orada kaldı.فلما دخل ارميا الى بيت الجب والى المقببات اقام ارميا هناك اياما كثيرة.
Böylece bodrumda bir hücreye kapatılan Yeremya uzun süre orada kaldı.耶 利 米 來 到 獄 中 、 進 入 牢 房 、 在 那 著 囚 了 多 日
Böylece bodrumda bir hücreye kapatılan Yeremya uzun süre orada kaldı.耶利米 來到 獄中 、 進入 牢房 、 在 那 著囚 了 多日
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.Aceasta este altă serie de obiecte făcute din computere vechi din beciul meu.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.C'était une autre série d'objets faits de vieux ordinateurs de ma cave.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.Dies ist eine andere Serie von Objekten, hergestellt aus alten Computern aus meinem Keller.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.Dit is nog een serie objecten gemaakt van mijn oude computers uit de kelder.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.Esta es otra serie de objetos hechos con computadoras viejas de mi sótano.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.I tutaj widzicie inną serię przedmiotów zrobionych ze starych komputerów z mojej piwnicy.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.제 지하실의 오래된 컴퓨터로 만들어진 것이죠.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.làm từ máy tính cũ ở tầng hầm nhà tôi.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.Questa è un'altra serie di oggetti realizzati con vecchi computer dal mio scantinato.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.Това е друга серия обекти, направени от стари компютри от мазето ми.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.Это ещё одна серия предметов, сделанных из старых компьютеров из моего подвала.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.שנוצרו ממחשבים ישנים במרתף שלי.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.مصنوعة من كمبيوترات قديمة من قبو منزلي.
Bu bodrumdaki bilgisayarlardan yaptığım objelerin başka bir dizisi.古いマッキントッシュを集め
Bu dönem düşünüldüğünde bu çok ilginç bir Bodhisattva örneğidir.Y esto es un ejemplo muy interesante de Bodhisattva, cuando estás pensando en ese período de tiempo.
Bu dönem düşünüldüğünde bu çok ilginç bir Bodhisattva örneğidir.Дуже цікаво розглядати цю Бодгісатву, знаючи про той період часу.
Bu dönem düşünüldüğünde bu çok ilginç bir Bodhisattva örneğidir.وهذا مثال مثير جدا للإهتمام للبوذيساتفا، إن أردنا التحدث عن تلك الحقبة
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.그분들이 저를 지하에 있는 납골당 같은 곳으로 안내해 주시더군요.
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.שנתנו לי גישה למרתף שלהם, הנראה כמו אולם קבורה,
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.الذين أدخلوني الي بدرومهم الذي يشبه المدفن،
Bu insanlar bana kendilerinin yeraltı mezarlığına benzeyen bodrum katına ulaşmamı sağladı.そこは戦時中に弾薬倉庫として使われていた場所で
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Am pus tot în pivniţă și am început să experimentăm serios cu mâncarea.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Dali sme ho do suterénu a jedlo sme začali brať naozaj vážne, ako vážne experimentovanie.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Jadi kami membuatnya di ruangan bawah tanah dan kami sangat serius tentang makanan, percobaan yang serius.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.그래서 우리는 지하실에 이런 시설을 설치하고 본격적으로 요리실험을 하기 시작했지요.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.L'abbiamo messo nel seminterrato e ora siamo molto seri riguardo al cibo, facciamo esperimenti seri.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Na poważnie zajęliśmy się eksperymentowaniem z jedzeniem.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Postavili jsme ji v suterénu, a úplně jsme se ponořili do jídla, do opravdového experimentování.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Pusimos esto en el sótano, nos tomamos muy en serio la comida, experimentamos en serio.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Szóval ez az alagsorba került, és kezdtünk nagyon komolyan hozzáállni az ételekhez, mint komoly kísérletekhez.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.We plaatsten dit in de kelder en we werden heel serieus over voedsel, echt serieus experimenteren.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Το εγκαταστήσαμε στο υπόγειο, και πήραμε το φαγητό πολύ στα σοβαρά, ξεκινήσαμε τον σοβαρό πειραματισμό.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Ми розташували її в підвалі, ми серйозно ставимось до їжі, проводимо серйозні експерименти.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Мы установили её в подвале и всерьёз занялись приготовлением, начиная с серьёзных экспериментов.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Така че ние поставихме тази лаборатория в мазето и взехме нещата на сериозно, като сериозна експериментация.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.ונהיינו מאוד רציניים בקשר לאוכל, כמו ניסויים רציניים. ב.ר: אחד הדברים הממש מגניבים
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.فوضعنا هذا في القبو وأخذنا نأخذ الامر بجدية فيما يخص القيام بالتجارب
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.食べ物の研究にまじめに 取り組みました ベン:私達の研究室がスゴイのは
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.이것은 난쟁이 해바라기라 불리는 것을 이용하는데요, 이 난쟁이 해바라기는 약 12인치까지 자랍니다.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Det bruger den såkaldte dværgsolsikke, som bliver omkring 30 cm høj.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Ele usa uma coisa chamada girassol-anão, que cresce até mais ou menos 30 centímetros de altura.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Elle utilise ce qu'on appelle le tournesol nain, qui peut atteindre environ 30 cm de hauteur.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Ez egy úgynevezett törpe napraforgót használ, ami kb. 30 cm magasra nő.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Funciona gracias a un girasol enano, que llega a medir unos 30 centímetros.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Jam ini menggunakan sesuatu yang disebut bunga matahari pendek, yang tingginya bisa mencapai 12 inchi.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Nó sử dụng thứ gọi là hướng dương lùn, được nuôi đến khi cao khoảng 12 inch.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Se foloseşte de floarea-soarelui pitică, care creşte doar 30 de cm.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Sie nutzt die sogenannte Zwergsonnenblume, die etwa 30 Zentimeter groß wird.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Usa una cosa chiamata girasole nano, che cresce fino a una trentina di centimetri di altezza.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Użyłem słonecznika miniaturowego, który rośnie do 30 cm.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Ze gebruikt de dwergzonnebloem, die ongeveer 30 centimeter groot wordt.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Χρησιμοποιεί κάτι που λέγεται ηλιοτρόπιο νάνος, το οποίο φτάνει σε ύψος περίπου 30 εκατοστά.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Він використовує так званий карликовий соняшник, який виростає до 12 дюймів у висоту.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Они состоят из карликового подсолнуха, который вырастает на 30 сантиметров в высоту.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.Той използва нещо, наречено джудже слънчоглед, което расте до около 12 инча височина.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.הוא משתמש במשהו שנקרא חמנייה ננסית שגדלה לגובה של 30 סנטימטר בערך.
Bunun için12 inç gibi bir yüksekliğe erişmiş bodur ayçiçeği denilen bir şey kullanılır.وهي تستخدم شيئا يُدعى زهرة عبّاد الشمس الصغيرة, والتي تنمو إلى مايقارب 12 إنش ارتفاعا.

İlgili Sayfalar