bod ile cümle

bod kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Ama nerede iyi bir bodyguard görsem tanırım.いや、ここで働きたいかと思ったが
Ama üç gün sonra, örtü zarar görmemiş bir halde bulundu. Kilisenin bodrumunda bulunmuştu.En wonderbaarlijk, drie dagen later werd het kleed onbeschadigd teruggevonden in de crypte onder de kerk.
And if you're in business, you can make it profitable. Body language is crucial.Ngôn ngữ cơ thể rất quan trọng.
Aşağıya, bodruma indik."Andiamo a vedere in cantina." Andammo in cantina.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.그리곤 우리가 지하실에 내려갔고, 그리고 찬장을 열었습니다.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım. Topladığım yaklaşık bin kadar elbise askısı orada duruyordu.Lementünk a pincébe, kinyitottam a szekrényt és ott volt vagy ezer vállfa, amit addig összegyűjtöttem.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım. Topladığım yaklaşık bin kadar elbise askısı orada duruyordu.Šli jsme tam a já otevřel skříňku, a v ní bylo asi tak tisíc ramínek, která jsem nasbíral.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.Und wir gingen in den Keller und ich öffnete einen Schrank.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.Và chúng tôi xuống tầng hầm và mở chiếc tủ này ra.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.Y abrí este armario.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.וירדנו למרתף. ופתחתי את הארון הזה.
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.ومن ثم اخذتها الى القبو وفتحت الخزانة
Aşağıya, bodruma indik. Dolabı açtım.そこには私が集めたハンガーが千本くらいもありました
Aşağıya, bodruma indik.E eu abri um armário.
Aşağıya, bodruma indik.En we gingen naar de kelder.
Aşağıya, bodruma indik.Et nous sommes descendus au sous-sol.
Aşağıya, bodruma indik.Şi am mers în pivniţă. Şi am deschis un dulap.
Aşağıya, bodruma indik.Zeszliśmy do piwnicy.
Aşağıya, bodruma indik.Πήγαμε κάτω στο υπόγειο.
Aşağıya, bodruma indik.Й ми спустилися до підвалу.
Aşağıya, bodruma indik.Мы спустились в подвал.
Aşağıya, bodruma indik.Слязохме долу в мазето. И отворих един шкаф.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Acum, am câteva mini TED Premii, acesta e Philips Bodygroom, unul pentru liderul nostru.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Ahora, tengo algunos mini-premios de TED. Este es el Philips Bodygroom, uno para nuestro líder.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize. (Alkışlar)Ho dei mini TED prizes, questo è il Philips Bodygroom, uno per il nostro leader... (Applausi)
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.A tutaj mam wersję mini nagród TED Prize, to golarki Philips Bodygroom. Jedna dla szefa.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.J'ai quelques récompenses. Voici le Bodygroom de Philips pour notre patron.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Máme tady pár mini TED ocenění, tohle je Philips Bodygroom, jeden pro našeho vedoucího.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Mám tu nejaké mini ceny od TED-u, toto Philips Bodygroom, jeden pre nášho vedúceho.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Nah, sekarang saya punya hadiah TED mini, ini adalah Philips Bodygroom, satu untuk pemimpin kita.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Nu, Ik heb enkele mini TED-prijzen, dit is de Philips Bodygroom, één voor onze leider.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.그리고 작은 경품을 가져왔습니다. 이건 Philips의 Bodygroom입니다. 하나는 우리의 리더(역자주:Chris)를 위해.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Van pár mini TED Díjam, ez a Philips Bodygroom, egy a vezetőnknek.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Zum Schluss noch ein paar kleine TED-Preise. Dies ist der Bodygroom, einen für unseren Veranstaltungsleiter.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.Τώρα, έχω κάποια μίνι βραβεία TED, αυτό είναι το Φίλιπς Μπόντιγκρουμ, ένα για τον αρχηγό μας.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.А сега -- имам някои мини TED награди. Това е "Филипс Бодигруум", един за нашия лидер.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.У мене є невеликі подарунки для TED, це електробритви Philips.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.У меня есть небольшие подарки для TED, это электробритвы Philips.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.עכשיו, יש לי כמה פרסי TED קטנים, זהו מטפח הגוף של פיליפס, אחד למנחה שלנו.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.الآن، لدي بعض الهدايا الصغيرة لتيد، هذا هو بودي قروم لفيليب، واحدة لقائدنا.
Bazı ufak TED Hediyelerim var, bunlar Philips Bodygroom, bir tane liderimize.一つ目はリーダーに贈ります
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.A ja na to: "Chodź zobaczyć do piwnicy."
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.A já na to: "Pojď se podívat do sklepa."
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.E dissi:
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.En ik zei, "Laten we eens in de kelder kijken."
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.Et je lui ai dit, "Allons voir au sous-sol."
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim."Hai să mergem să ne uităm în pivniţă"
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.그래서 제가 말했죠, "지금 지하실에 내려가서 한번 볼까요?"
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim."Menjünk le a pincébe" - válaszoltam.
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.Und ich sagte: "Komm mal mit in den Keller."
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim."Vamos ver na cave." Descemos à cave.
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.Và tôi nói," Hãy tìm trong tầng hầm xem."
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.Y le dije: "Vamos a ver en el sótano". y bajamos al sótano.
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.Της είπα "Ρίξε μια ματιά στο υπόγειο".
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim."Да отидем да видим в мазето."
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.І я сказав: "Ходімо й поглянемо в сутеренах."
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.Я сказал:"Давай посмотрим в подвале".
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.ואני אמרתי "בואי נחפש במרתף"
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.فقلت لها " تعالي معي الى القبو "
Ben de "Bodruma gidip bakalım" dedim.下に降りていき 押し入れを開けました

İlgili Sayfalar