Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.ויאמר בעז לנערו הנצב על הקוצרים למי הנערה הזאת׃
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.فقال بوعز لغلامه الموكل على الحصادين لمن هذه الفتاة.
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.波 阿 斯 問 監 管 收 割 的 僕 人 說 、 那 是 誰 家 的 女 子
Boaz, orakçıların başında duran adamına, ‹‹Kim bu genç kadın?›› diye sordu.波阿斯問監 管 收割 的 僕人 說 、 那 是 誰家 的 女子
Bu arada Beytlehemden gelen Boaz orakçılara, ‹‹RAB sizinle olsun›› diye seslendi.A hľa, Boaz prišiel z Betlehema a riekol žencom: Hospodin s vami! A oni mu povedali: Nech ťa požehná Hospodin!
Bu arada Beytlehemden gelen Boaz orakçılara, ‹‹RAB sizinle olsun›› diye seslendi.A v tom přišel Bóz z Betléma, a řekl žencům: Hospodin s vámi. Kteříž odpověděli jemu: Požehnejž tobě Hospodin.
Bu arada Beytlehemden gelen Boaz orakçılara, ‹‹RAB sizinle olsun›› diye seslendi.마침 보아스가 베들레헴에서부터 와서 베는 자들에게 이르되 여호와께서 너희와 함께 하시기를 원하노라 그들이 대답하되 여호와께서 당신에게 복 주시기를 원하나이다
Bu arada Beytlehemden gelen Boaz orakçılara, ‹‹RAB sizinle olsun›› diye seslendi.И вот, Вооз пришел из Вифлеема и сказал жнецам: Господь с вами! Они сказали ему: да благословит тебя Господь!
Bu arada Beytlehemden gelen Boaz orakçılara, ‹‹RAB sizinle olsun›› diye seslendi.И, Ето, Вооз дойде от Витлеем та рече на жътварите: Господ с вас! И те му отговориха: Господ да те благослови!
Bu arada Beytlehemden gelen Boaz orakçılara, ‹‹RAB sizinle olsun›› diye seslendi.והנה בעז בא מבית לחם ויאמר לקוצרים יהוה עמכם ויאמרו לו יברכך יהוה׃
Bu arada Beytlehemden gelen Boaz orakçılara, ‹‹RAB sizinle olsun›› diye seslendi.واذا ببوعز قد جاء من بيت لحم وقال للحصادين الرب معكم. فقالوا له يباركك الرب.
Bu arada Beytlehemden gelen Boaz orakçılara, ‹‹RAB sizinle olsun›› diye seslendi.波 阿 斯 正 從 伯 利 恆 來 、 對 收 割 的 人 說 、 願 耶 和 華 與 你 們 同 在 . 他 們 回 答 說 、 願 耶 和 華 賜 福 與 你
Bu arada Beytlehemden gelen Boaz orakçılara, ‹‹RAB sizinle olsun›› diye seslendi.波阿斯正從 伯利 恆來 、 對收割 的 人說 、 願耶和華 與 你 們同在 . 他 們回答 說 、 願耶和華 賜福與你
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.A fost o imagine de o femeie cu o caciula de blana si un boa blană.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.C'était une image d'une femme avec un chapeau de fourrure et un boa de fourrure.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Det var en bild av en kvinna med en pälsmössa och en päls boa.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Det var et billede af en kvinde med en pelshue og en pels boa.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Era l'immagine di una donna con un cappello di pelliccia e un boa di pelliccia.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Era uma foto de uma mulher com um chapéu de pele e uma boa pele.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Era una foto de una mujer con un sombrero de piel y una boa de piel.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Es war ein Bild von einer Frau mit Pelzmütze und einer Pelzboa.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Het was een foto van een vrouw met een bontmuts en een bont boa.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Ini adalah foto seorang wanita dengan topi bulu dan boa bulu.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.그것은 모피 모자와 모피 보아와 한 여인의 사진되었다.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Nó là hình ảnh của một người phụ nữ với một chiếc mũ lông thú và một con trăn lông.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Se oli kuva naisen kanssa turkis hattu ja turkis boa.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.To bol obraz ženy s kožušinovou čiapkou a kožušiny boa.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.To był obraz kobiety w kapeluszu futra i boa futra.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.To byl obraz ženy s kožešinovou čepicí a kožešiny boa.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.To je bila slika ženske s klobukom in krzna krzno boa.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Volt egy kép egy nő a szőr kalapot és egy prémes boa.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Ήταν μια εικόνα μιας γυναίκας με ένα γούνινο καπέλο και ένα boa γούνα.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Това е снимка на жена с шапка на кожа и боа кожа.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Це було зображення жінки з хутряній шапці та хутряних боа.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.Это было изображение женщины с меховой шапке и меховых боа.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.זו היתה תמונה של אשה עם כובע פרווה צעיף פרווה.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.كانت صورة لامرأة مع قبعة من الفرو وأفعى الفراء.
Bu bir kadın, bir kürk şapka ve kürk boa bir resim.彼女は視聴者の方向に固体毛皮のマフを持ち上げ、そこに直立座っ
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.A tak povedal výkupník Boazovi: Kúp si! A vyzul svoju obuv.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Celui qui avait le droit de rachat dit donc à Boaz: Acquiers pour ton compte! Et il ôta son soulier.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Derfor sa løseren til Boas: Kjøp du det! Og med det samme drog han sin sko av.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Dizendo, pois, o remidor a Boaz: Compra-a para ti, descalçou o sapato.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Idet nu Løseren sagde til Boaz: "Køb du den!" trak han derfor sin Sko af.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.이에 그 기업 무를 자가 보아스에게 이르되 네가 너를 위하여 사라하고 그 신을 벗는지라
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Monda annakokáért a legközelebbi rokon Boáznak: Vedd meg magadnak! És lehúzta a saruját.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Niin sukulunastaja sanoi Booaalle: "Osta sinä se itsellesi". Ja hän veti kengän jalastaan.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Protož řekl příbuzný Bózovi: Ujmi ty. I szul obuv svou.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Så sade nu bördemannen till Boas: »Köp du det»; och han drog därvid av sig sin sko.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Tako je rekel sorodnik Boazu: Kupi ga zase! In sezul je čevelj svoj.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Tedy rzekł on powinowaty do Booza: Otrzymajże ty; i zzuł trzewik swój.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Toen de man tegen Boaz zei: "Koopt u het zelf maar", trok hij dus zijn sandaal uit.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Und der Erbe sprach zu Boas: Kaufe du es! und zog seinen Schuh aus.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Vậy, người có quyền chuộc lại nói cùng Bô-ô rằng: Anh hãy chuộc sản nghiệp đó. Rồi người cổi giầy mình ra.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Y el pariente redentor dijo a Boaz: --Adquiérelo tú. Luego se quitó la sandalia
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.Δια τουτο ειπεν ο συγγενης προς τον Βοοζ, Αγορασον αυτο εις σεαυτον. Και ελυσε το υποδημα αυτου.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.За това, сродникът като каза на Вооза: Купи го ти за себе си, изу си обувката.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.И сказал тот родственник Воозу: купи себе. И снял сапог свой.
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.ויאמר הגאל לבעז קנה לך וישלף נעלו׃
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.فقال الولي لبوعز اشتر لنفسك. وخلع نعله
Bu nedenle yakın akrabadan olan adam, ‹‹Sen kendin satın al›› diyerek çarığını çıkarıp Boaza verdi.那 人 對 波 阿 斯 說 、 你 自 己 買 罷 、 於 是 將 鞋 脫 下 來 了