bo ile cümle

bo kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yardımın olmasaydı, boğulurdum.Without your help, I would have drowned.
O üç gün boyunca bilinçsizdi.He was unconscious for three days.
Yeni bir palet ve birkaç boyama fırçası aldım.I've bought a new palette and a few paint brushes.
Avusturya'nın tepelik manzaraları Bay Bogart'a Müziğin Sesini hatırlattı.Austria's hilly landscapes reminded Mr. Bogart of The Sound of Music.
Kremlin'de çalışmak benim ömür boyu süren düşüm olmuştur.Working in the Kremlin has been my lifelong dream.
Telefonum bozuldu.My phone was broken.
Ona biraz para borçluyum.I owe him some money.
Ben gerçekten onun neden böyle bir şey yaptığını bilmek istiyorum.I would really like to know why he did such a thing.
Bana böyle uzun mektuplar yazma.Don't write me such long letters.
Tom Boston'da bir trafik kazasına karıştıktan sonra sarhoşken araba sürmekten suçlandı.Tom was charged with drunken driving after he was involved in a car accident in Boston.
Boşanmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about divorce?
Cidden boşanmayı düşünüyor musun?Are you seriously thinking about getting a divorce?
Cidden boşanmayı düşünüyor musunuz?Are you seriously thinking about getting a divorce?
Fırsatını bulur bulmaz, annenin çiti boyamasına yardım edeceğim.As soon as I can get the chance, I'll help your mother paint the fence.
Bowling sever misiniz?Do you like bowling?
Benim çok fazla uzun boylu olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm too tall?
Sizce ben zamanımı boşa harcıyor muyum?Do you think I'm wasting my time?
Saçını hiç boyadın mı?Have you ever dyed your hair?
Hamam böceklerinin fotoğraflarını çektiğine inanamıyorum.I can't believe you're taking pictures of cockroaches.
Sonunda nasıl Boston'da olduğumuzu hatırlamıyorum.I don't remember how we ended up in Boston.
Bütün hayatı boyunca restoranda hiç yemek yemediğini söyleyen bir adamla tanıştım.I met an old man who says that he's never eaten at a restaurant in his whole life.
Böyle süslü bir evde yaşayabileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.I never for a moment imagined I'd be able to afford to live in such a fancy house.
Böyle bir şey asla düşünmedim.I never imagined anything like this.
Boston'da bir konser verebileceğimi asla düşünmedim.I never imagined I'd be able to give a concert in Boston.
Böyle bitireceğimizi asla hayal etmedim.I never imagined we'd end up like this.
Böylesine büyük bir aileye bakmak zorunda olacağımı asla düşünmemiştim.I never thought I would have to support such a large family.
Mutfağı boyamak için bir renk seçmenin bu kadar zor olduğunu asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to choose a color to paint the kitchen.
Sonunda böyle bitireceğimizi asla düşünmedim.I never thought we'd end up like this.
Elimden geldiğince kısa sürede Boston'dan ayrılmayı düşünüyorum.I plan to leave Boston as soon as I can.
Onu okuyarak zamanımı boşa harcamamalıydım.I shouldn't have wasted my time reading that.
Böyle bir durumun tekrar olacağının olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that a situation like this one would ever occur again.
Sizin hayatım boyunca beklediğim kadın olduğunuzu düşünüyorum.I think you're the woman I've been waiting for all my life.
Bozuk paramı genellikle masamın çekmecesine atarım.I usually toss my loose change into my desk drawer.
Havaiili konuşmayı öğrenmek istiyorum, böylece kız arkadaşımı etkileyebilirim.I want to learn to speak Hawaiian, so I can impress my girlfriend.
Boston'da bir yetimhanede yetiştirildim.I was raised in an orphanage in Boston.
Boston'un doğusunda yetiştirildim.I was raised on the east side of Boston.
Boston'un doğu tarafında yetiştim.I was raised on the east side of Boston.
Keşke çok para ödemeden arabamı nasıl boyatacağımı bulabilsem.I wish I could figure out how to get my car painted without paying a lot of money.
Her zaman Boston'a gitmek istedim.I've always wanted to go to Boston.
Her zaman Boston'u ziyaret etmek istedim.I've always wanted to visit Boston.
Hamam böceklerini yeme kötü bir fikir midir?Is eating cockroaches a bad idea?
Midem genellikle baharatlı yemek yedikten sonra biraz bozuluyor.My stomach is often a bit upset after eating spicy food.
Hakkımda şunu bilmeni isterim ki ben rutinimi pek bozmayan biriyimdir.Something you should know about me is that I'm a creature of habit.
Bazen Boston'da kalmam gerekip gerekmediğini merak ediyorum.Sometimes I wonder if I shouldn't have stayed in Boston.
O psikiyatrist yeme bozuklukları konusunda uzmanlaşmış.That psychiatrist specialized in eating disorders.
Mercan kayalığı, bölgenin en önemli cazibesidir.The coral reef is the region's prime attraction.
Yulaf ezmesini yiyebileceğim tek usul bol şekerlidir.The only way I can eat oatmeal is with a lot of sugar.
Yulaf ezmesini sadece bol şekerli yiyebilirim.The only way I can eat oatmeal is with a lot of sugar.
Binada bir yangın var. Hemen boşaltmalıyız.There's a fire in the building. We have to evacuate immediately.
Hangi böcekleri yedin.What insects have you eaten?
Böyle bir durumda ne yapmalıyım?What should I do in a situation like this?
Böyle bir durumda ne yaparsın?What would you do in a situation like this?
Böyle biçimsiz bir şapkayı nereden buldun?Where did you find such an ugly hat?
Hayatım boyunca neredeydin?Where have you been all my life?
Böyle bir şeyi kimin yaptığını düşünüyorsun?Who do you think would do such a thing?
Böyle bir şeyi kim yapardı?Who would do such a thing?
Hamam böceği yer misin?Would you ever eat a cockroach?
Boston'u mu yoksa Şikago'yu mu ziyaret etmeyi tercih edersiniz?Would you rather visit Boston or Chicago?
Boston'a gitmek istediğinizi mi söylüyorsunuz? Neden dünyada oraya gitmek istiyorsunuz?You say you want to go to Boston? Why in the world would you want to go there?
Böylesine uzun bir uçuştan sonra muhtemelen yorgunsun.You're probably tired after such a long flight.

İlgili Sayfalar