boşlukta ile cümle

boşlukta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kedi çitteki bir boşluktan geçti.The cat went through a gap in the fence.
Sen olmayınca kendimi boşlukta hissediyorum.I feel lost without you.
Stefan'ın evi sokak lambaları arasındaki bir boşlukta bulunuyordu.Stefan's house was situated in a gap between street lights.
Propriosepsiyon kaybı, uzuvun boşlukta nerede olduğu hissi, erken etkilenir.Loss of proprioception, the sense of where a limb is in space, is affected early.
Maxwell denklemleri bu dalgaların fiziksel olarak boşlukta nasıl yayıldığını açıklamaktadır.Maxwell's equations explain how these waves can physically propagate through space.
Yok boşluktan başka bir şey, Toz nereye konacak?Fundamentally there is not a single thing— Where could any dust be attracted?
Onların kalpleri boşluktan ve zaferleri ise sadece bir iddiadan ibarettir!The rebels are torn between their heads and their hearts.
Yediği şeytan meyvesi her şey üzerinde, hatta boşlukta bile kapı açma yeteneği kazandırmıştır.The Hand of Glory also purportedly had the power to unlock any door it came across.
Afla bırakıldıktan sonra bir müddet siyasi boşlukta kaldı.After she has left there is a long pause.
Du’nun deneyi bir boşluktan geçen ışık kadar yavaş ışığı içermektedir.His experiment involved slow light as well as passing light through a vacuum.
Işık yılı, (sembol: IY, İng. light year (ly)), ışığın bir yılda boşlukta aldığı mesafedir.A light-year is the distance that light travels through a vacuum in one year.
Bu nedenle, bir boşlukta bulunmak zorundadır.This proved that he was in a vacuum.
Üzerinde bu yansıtıcı aygıtın bulunduğu nesneleri boşlukta tespit etmek için kullanılır.It's used to locate objects in the space that have these reflective markers on them.
Modele kuadın boşlukta nerede duracağının bilgisini de ekleyebiliriz.We can also augment the model to include where we want the quad to be in space.
Mesela, bu kuad boşlukta belirli bir noktada kalmak istiyor.Take this quad, for example. It's trying to stay at a fixed point in space.
Aslında bu enerji boşlukta kaybolmadı. -And actually that energy just didn't disappear into a vacuum.
O çevrede neredeyse boşluktasınız. Ki bu -50 santigrad derece demek.You're in a near vacuum in that environment, which is in minus 50 degrees.
Sonuç olarak patent trolleri bu boşlukta yaşamlarını sürdüyorlar.And as a result, patent trolls can kind of live in the space in between.
Ama bir uzay tatilinde boşlukta yüzüyor olsaydınız ve bunu duysaydınız, hareketlenirdiniz.But if you were to float by in space on a space holiday and you heard this, you want to get moving.
Boşlukta yer kaplayan ve zaman alan birşeydir.You're into something that occupies space and inhabits time.
Ve komik olan -- en azından 6 yaşındaysanız -- çakalın boşlukta sorunsuz koşmasıdır.And what's funny -- at least if you're six years old -- is that the coyote's totally fine too.
Ve park yeri özellikle apartmanların altındaki derinlemesine boşlukta yer alıyor.And essentially the parking is sort of occupying the deep space underneath the apartments.
İnançlar şu şekilde olabilir: boşlukta kollarım nerede?Beliefs could be: where are my arms in space?
Ruhum boşluktaMy soul feels empty,
Boşluktan bir yaratıcılık anı çıkar.Out of the emptiness comes a moment of creativity.
Doğa gerçekten boşluktan tiksinir.And nature really does abhor a vacuum.
Burada benim bir tuğlam olduğunu varsayalım ve boşlukta süzüldüğünü düşünelim.Say I have a brick floating in space.
Kılavuz hücreleri, bu bakış açısını şu boşlukta hareket ettirebilirdi.And grid cells could move this viewpoint through that space.
Boşlukta asılı duran yürüyebileceğini cam bir köprü var.There is a glass bridge that you walk across that's suspended in space.
Onları (böyle boşlukta) Allah'tan başkası tutmuyor.Nothing holds them (aloft) but God.
Onları Rahman (olan Allah')tan başkası (boşlukta) tutmuyor.Nothing holds them aloft but God.
Onları boşlukta tutan, ancak Allah'tır.Nothing holds them (aloft) but God.
Yemin olsun, boşlukta yahut suda yüzüp gidenlere,And those who glide swimmingly,
Onları Rahman (olan Allah')tan başkası (boşlukta) tutmuyor. Şüphesiz O, herşeyi hakkıyla görendir.None except the Most Gracious holds them up; indeed He sees all things.
Onları boşlukta tutan, ancak Allah'tır. Şüphe yok ki bunda da inanan topluluğa deliller var.No one holds them up except Allah; indeed in this are signs for the people who believe.
Gökle yer arasında uçup duran kuşları görmezler mi? Onları boşlukta tutan, ancak Allah'tır.Have they not regarded the birds disposed in the air of the sky: no one sustains them except Allah.
Boşlukta iyon ya da elektron demeti oluşabilir.In a vacuum, a beam of ions or electrons may be formed.
3B koordinatlar 3B boşluktaki nesne noktalarının konumlarını tanımlar.The 3D coordinates define the locations of object points in the 3D space.
Ancak bu boşlukta yaratıcısı Kishelamàkânk adlı bir ruh vardı.However, in this emptiness there existed a spirit, their creator, Kishelamàkânk.
Sonunda o boşlukta uykuya daldı.Eventually in that emptiness he fell asleep.
Bu subaraknoid boşlukta ve bazen beyin parankiminde kanamaya yol açar.This leads to hemorrhage in the subarachnoid space and sometimes in brain parenchyma.
Plevral boşluktaki kan boşaltılmazsa, nihayetinde pıhtılaşacaktır .If the blood within the pleural cavity is not removed, it will eventually clot.
Ultrason, plevral boşluktaki kanı tespit edebilir.Ultrasound can detect blood in the pleural cavity.
Diğer sıvılar plevral boşlukta olduğunda benzer belirti ve bulgular ortaya çıkabilir. [1]Similar signs and symptoms may occur when other fluids are in the pleural cavity.[40]
Nyos Gölü Felaketi Boşlukta kullanılan malzemeler Uçucu organik bileşik Kuyruklu yıldızLake Nyos Disaster Materials for use in vacuum Volatile organic compound Comet
Beş adet boşluktan müteşekkildir.Die fünf Kelchblätter sind lanzettlich.
Yok boşluktan başka bir şey, Toz nereye konacak?Am Stausee gibt es keine Freizeitmöglichkeiten, abgesehen vom Wandern.
Bu benzerlikler: İkisi de boşlukta yayılır.Nachteil: Beide arbeiten womöglich nebeneinanderher.
Tümü de boşlukta tüm ağırlıklarıyla yer alıyorlardı.Alle Räume besaßen aufwendige Stuckaturen.
Yani boşlukta ses yayılmaz.Par exemple, le son ne se propage pas dans le vide.
Bu nedenle, bir boşlukta bulunmak zorundadır.Il doit donc rester dedans une cave.
Işık yılı, (sembol: IY, İng. light year (ly)), ışığın bir yılda boşlukta aldığı mesafedir.Año luz (AL), definido como la distancia recorrida por la luz en el vacío durante un año.
Propriosepsiyon kaybı, uzuvun boşlukta nerede olduğu hissi, erken etkilenir.La pérdida de propiocepción, el sentido de donde está un miembro en el espacio, se afecta precozmente.
Ses boşlukta yayılmaz.Banda sonora inolvidable.
Ve böylece boşlukta ilerlerler.Salto al vacío.
Ancak bu soyut nesneler boşlukta kaybolur.Ma la bottiglia sembra sparita nel nulla.
Manyetik geçirgenlik te madde içinde boşluktakinden farklı değerler alabilir.Gli oggetti contenitori possono contenere in senso logico altri oggetti.
Buna karşılık frekans boşlukta ve dielektrik madde içinde aynıdır.Tali valori sono gli stessi sia nell'aria che nel dielettrico.
Birbirine bağlı 9 boşluktan oluşur.È costituita da nove settori separati l'uno dall'altro.
Tümü de boşlukta tüm ağırlıklarıyla yer alıyorlardı.Tutto questo avveniva in piena sede vacante.
İlgili Sayfalar