boşluklar ile cümle

boşluklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu daha ekstrem boşluklar Barbara Hepworth'un heykelleriyle paralel olarak gelişti.وتطورت تلك الفجوات الكبيرة بالتوازي مع منحوتات باربرا هيبورث .
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.هذه الفجوات يمكن أن تتوافق تقريبًا مع أنابيب التدفق الفارغة القادمة من الغلاف المغناطيسي الخارجي.
(Ama bu, global hizalamaların boşluklarla sonlanamayacağı anlamına gelmez.)وهذا لا يعني التحالفات العالمية لا يمكن أن تنتهي في الثغرات.
Dört tarafı çevrili zorunlu boşluklar yaratılamaz.Não se pode criar um espaço vazio rodeado de 4 peças.
Buna rağmen listede boşluklar vardır.Contudo, há falhas na edição.
Geriye kalan dağınık karakterli boşluklar enterpolasyon yardımıyla doldurulmuştur.As enjuntas do arco principal estão decoradas com relevos da Vitória com troféus.
Gaz molekülleri arasında büyük boşluklar bulunur.Er is lege ruimte om de moleculen.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Watervogels vermijden wateroppervlaktes die bedekt zijn met de varen.
Helyum basıncı farkı bu boşluklarda motorun otomatik kapanmasına sebep olur.Het wegvallen van de heliumdruk in deze ruimte resulteert in het automatisch uitschakelen van de motor.
(Ama bu, global hizalamaların boşluklarla sonlanamayacağı anlamına gelmez.)(Co nie znaczy jednak, że dopasowania globalne nie mogą kończyć się przerwami).
Bunlar bir araya getirildiklerinde büyük boşluklar ortaya çıkmaktadır.Idąc najszerszym z nich (dolnym), dochodzi się do rozgałęzienia.
Hayatında bazı boşluklar ve kafasında birçok soru vardır.Posiada na głowie i pysku liczne wyrostki.
Başlıca kullanım gereği astronomi data setlerindeki boşlukların doldurulmasıdır.Zamiast zwykłego indeksowania, w przestrzennych bazach danych używa się indeksów przestrzennych.
Tüpler bazen genişlemiş boşluklar (Succalus) oluşturur.Czasem tworzy dąbrowy (Quercetum).
Gökbilimde boşluklar (ing.Stacja pomp (nad Jez.
Lav tüpü mağaraları: Bazı mağaralar lavların soğuması sırasında içlerinde bulunan boşluklardan meydana gelir.När det är kallt väder faller de ibland i ett stelt tillstånd (torpor).
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Vätska från blodet läcker genom väggarna i små blodkärl i kroppshålorna.
Bu boşluklar genellikle eşit değildir.Dessa gränser är vanligtvis då inte exakt lika avgränsade.
Gündüzleri kayaların altındaki boşluklarda ya da mağaralarda uyuyarak geçirir.De sover på dagen gömda bland trädens rötter eller i naturliga grottor.
Bu boşluklar, kafatasının içinin petekler gibi görünmesine yol açar.Det ser då ut som att knäna buktar inåt.
Burun ve göz boşluklarının yandan görünümü.Горизонтальний розріз носової і очної порожнини.
Bunlar bir araya getirildiklerinde büyük boşluklar ortaya çıkmaktadır.Když se přidají veličiny rovné k rovným, i celky se rovnají.
Kentin cadde ve sokakları ile yapılar arasındaki boşluklar oldukça dar ve yetersizdi.Komunikace mezi jednotlivými městy byla ovšem zdlouhavá a neefektivní.
Buna rağmen listede boşluklar vardır.Na bázi listů jsou palisty.
Hemosöl, sinüs adı verilen boşluklara ayrılmıştır.Hemocelul este divizat în camere numite sinusuri.
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Lichidul din fluxul sanguin se scurge în cavitățile organismului, prin pereții vaselor sanguine mici.
Bu boşluklar üçgen piramit şeklindedir.A molekulája trigonális piramis alakú.
Boşluklar arasında geçiş yapmak için birkaç ayar vardır.Selänteiden välistä kulkee useita solia.
2017 yılında, formül değiştirildi ve isim güncellendi, bu da bazı boşluklara yol açtı.Vuonna 2017 brändi päivittyi, ja nimi vaihtui samalla.
Bu boşluklar genellikle eşit değildir.Οι περιορισμοί ή συνθήκες αυτές συνήθως είναι ανισότητες.
Tüpler bazen genişlemiş boşluklar (Succalus) oluşturur.Μερικές φορές υποδιαιρείται σε υποφυλές (subtribes).
Enine kesitleri yuvarlak boşluklar halindedir.Hos hannen møtes de nesten (støter sammen) i pannen.
Hizalamadaki boşluklar ise insersiyon veya delesyonlar (indel) olarak yorumlanır.I denne etappens Veivalg, måtte lagene velge mellom Show It (Vis det) eller Tell It (Fortell det).
DNA polimeraz oluşan boşlukları doldurur.DNA produseres av enzymet DNA polymerase.
Bu boşluklar üçgen piramit şeklindedir.Hợp chất này có hình dạng kim tự tháp hình tam giác.
DNA polimeraz oluşan boşlukları doldurur.Chúng hoạt động bằng cách ngăn chặn chức năng của DNA polymerase.
Üç kısıtlama kuralı: Aynı renkten üç bağlantının yer aldığı zorunlu boşluklar yaratılamaz.同じ色の線が3本集まる強制的な空所を作ってはいけない。
Bunlar bir araya getirildiklerinde büyük boşluklar ortaya çıkmaktadır.また軌間が大きすぎる場合にも脱線してしまう。
Dört tarafı çevrili zorunlu boşluklar yaratılamaz.4辺が囲まれた空所を作ってはいけない。
Bu boşluklar genellikle eşit değildir.これらの方程式は一般に難しい。
Bu kemik boşluklara kemik labirent (labyrinthus osseus) adı verilir.骨迷路の中には骨迷路と同じ形の膜があり、膜迷路 (membranous labyrinth) と呼ばれる。
Boşlukları doldurmak için Belçika iki takım, Fransa' da beş takım göderdiler.シカゴでは工場勤務で2つのシフトを掛け持ちして働きづめでした。
Yol boyunca merdiven boşlukları kazıldı.途中、つづら折りの階段がある。
Ama aslında şekillerde boşluklar var.いや本当に、いろんな形があるもんだ。
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.這些空隙可能對應於從外磁層抵達,幾乎是空的流量管。
Ayrıca kurulan bu takım, fotonik bağ boşluklarının ( PBG’lerin ) varlığını ilk defa göstermişlerdir.這個標本也是首次發現完整的暴龍科前肢。
Üreme oranları düşük de olsa genç kuşların doldurabileceği boşluklar bulunmaktadır.幼年智慧超群,曾為地主放牛為生。
Artan değişimler yine de boşluklar bırakacaktır.漢人為避文帝諱,改姮為嫦。
Bunlar bir araya getirildiklerinde büyük boşluklar ortaya çıkmaktadır.이것은 완전 접었을때 상 범위가 하 범위에 들어가도록하여 소형화한 것이다.
Artan değişimler yine de boşluklar bırakacaktır.그로 인하여 사람들의 흐름도 바뀌고 있다.
Bu boşluklar genellikle eşit değildir.이러한 할당은 보통 불평등하다.
Bunların yayın hayatları arasına bazen uzun boşluklar girmiştir.때때로 무지갯빛 구름(채운)이 나타나는 일이 있다.
Bu kuşaktaki boşluklara Kirkwood Boşlukları adı verilir.אזורים ריקים אלו נקראים רווחי קירקווד.
Üç kısıtlama kuralı: Aynı renkten üç bağlantının yer aldığı zorunlu boşluklar yaratılamaz.אסור ליצור מיקום כפוי אשר מובילים אליו שלושה קישורים מאותו צבע.
Sayfa ve satır boşlukları.כן הוספו עמודים ושורות.
Lineer interpolasyon, genellikle bir değer tablosundaki ara boşlukları doldurmak için kullanılır.אינטרפולציה ליניארית משמשת לעיתים קרובות כדי למלא פערים בטבלה.
Avlarını dişleriyle yakalamak yerine ağız boşluklarına emerek yakalarlar.Вместо да залавят плячката си със зъби, те я всмукват в устната си кухина.
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Течност от кръвния поток изтича през стените на малките кръвоносни съдове в телесните кухини.
Burun ve göz boşluklarının yandan görünümü.Характеризира се с носни и очни изтечения.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Uloga tih slivnika je da se u njih izlije voda u kojoj se pere posvećeno posuđe.
İlgili Sayfalar