boşluğu ile cümle

boşluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben de, bu boşluğu, bu fikir ve bu melodiyle köprülemeye çalışıyorum.אז אני מנסה לגשר על הפער הזה בין הרעיון הזה למנגינה הזאת.
Ben de, bu boşluğu, bu fikir ve bu melodiyle köprülemeye çalışıyorum.وبالتالي انا احاول تخطي الفجوة بين الفكرة واللحن.
Ben de, bu boşluğu, bu fikir ve bu melodiyle köprülemeye çalışıyorum.このアイディアとメロディの間を。 こんなこと、僕だけかもしれないんだけど、
Ben sadece tekrar ediyorum çünkü bunu shunyata'yı, boşluğu bulmak için sürekli uyguluyorum.그 곳은 당신의 세계보다 더 참되요.
Ben sadece tekrar ediyorum çünkü bunu shunyata'yı, boşluğu bulmak için sürekli uyguluyorum.יותר אמיתי מהיקום שלכם.
Ben sadece tekrar ediyorum çünkü bunu shunyata'yı, boşluğu bulmak için sürekli uyguluyorum.وأكثر صدقا من عالمك.
Ben sadece tekrar ediyorum çünkü bunu shunyata'yı, boşluğu bulmak için sürekli uyguluyorum.私はこれを繰り返しています
Bildiğiniz gibi, genişleyen evren, başka bir boşluğun içine doğru genişlemiyor.Wiecie już, że rozszerzający się Wszechświat nie rozszerza się w żadną inną przestrzeń.
Bildiğiniz gibi, genişleyen evren, başka bir boşluğun içine doğru genişlemiyor.Ya sabes que el universo no se expande hacia ningún otro espacio.
Bildiğiniz gibi, genişleyen evren, başka bir boşluğun içine doğru genişlemiyor.Знаете, че Вселената не се разширява в друго пространство.
Bildiğiniz gibi, genişleyen evren, başka bir boşluğun içine doğru genişlemiyor.宇宙は空間全てで、しかも拡大し続けている
Biraz terminolojiyi hatırlayacak olursak, bu boşluğun adı sinaptik yarıktı. .I troszeczkę terminologii z filmików o neuronach -- ta przestrzeń to szczelina synaptyczna.
Biraz terminolojiyi hatırlayacak olursak, bu boşluğun adı sinaptik yarıktı. .Jen trochu terminologie z videí o neuronech - toto místo je synaptická štěrbina.
Biraz terminolojiyi hatırlayacak olursak, bu boşluğun adı sinaptik yarıktı. .Terminología un poco de los videos de neurona--este espacio fue una hendidura sináptica.
Biraz terminolojiyi hatırlayacak olursak, bu boşluğun adı sinaptik yarıktı. .Излязох малко от екрана.
Biraz terminolojiyi hatırlayacak olursak, bu boşluğun adı sinaptik yarıktı. .נחזור על המונחים מהסרטון על תא העצב. המרווח הזה הוא המרווח המיצמדי.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Azért távolodnak egymástól, mert a tér maga növekszik.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Chúng đang di chuyển xa nhau là vì bản thân không gian đang trở nên rộng hơn, OK.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.De bevæger sig væk fra hinanden, fordi rummet selv bliver større, OK.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Ele se îndepărteză una de alta fiindcă spaţiul însuşi devine mai mare.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Estão a afastar-se umas das outras porque o próprio espaço está a aumentar.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.은하들은 우주 자체가 커지고 있기 때문에 서로 멀어지고 있는 겁니다.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Mais elles s'éloignent les unes des autres parce que l'espace lui-même s'accroît, OK.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Mereka saling menjauh karena ruang itu sendiri bertambah besar.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Se están alejando unas de otras porque el espacio en si mismo está agrandándose. ¿ok?
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Sie bewegen sich voneinander weg, weil der Raum an sich größer wird.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Si stanno allontanando le une dalle altre perchè lo spazio stesso si sta espandendo.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Vzdalují se od sebe navzájem, protože vesmír jako takový se zvětšuje.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Ze bewegen van elkaar weg omdat de ruimte zelf groter wordt, oké.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Απομακρύνονται ο ένας από τον άλλο γιατί το ίδιο το διάστημα μεγαλώνει.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Они отодвигаются друг от друга оттого, что само пространство становится больше.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.Те се раздалечават, защото пространството расте само по себе си.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.הן נעות ומתרחקות אחת מהשניה מכיוון שהחלל עצמו נעשה גדול יותר, בסדר.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.لكنها تتباعد عن بعضها بسبب تمدد الفضاء نفسه ، حسنا.
Birbirlerinden uzaklaşırlar çünkü aralarındakı uzay boşluğunun kendisi büyümektedir.宇宙そのものが膨張しているからなのです それが ユニバース つまり宇宙全体の姿なのです
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.A maior parte deles funciona em pleno vácuo de informação.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Đa số họ hoạt động trong môi trường thông tin chân không.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.De flesta av dem bedriver sin verksamhet i ett totalt informationsvakuum.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.De meeste opereren in een compleet informatievacuüm.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Információs szempontól a legtöbb légüres térben működik.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.그들 대부분은 정보의 완전한 결여상태에서 작동하곤 하죠.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.La maggior parte di esse opera in un vuoto di informazione totale.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.La plupart d'entre eux opèrent dans un vide informatif total.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Majoritatea opereaza intr-un vid absolut de informatie.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Muchos de ellos operan en un completo vacío de información.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Sebagian besar mereka beroperasi di ruang hampa informasi.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Většina z nich se pohybuje v naprostém informačním vakuu.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Viele von ihnen handeln in einem kompletten Vakuum von Informationen.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Większość z nich funkcjonuje w zupełnej próżni informacyjnej.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Οι περισσότεροι λειτουργούν σε ένα πλήρες κενό πληροφορίας.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Большинство из них действуют в полном информационном вакууме.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.Много от тях действат в пълен информационен вакуум.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.מרביתם פועלים בריק מוחלט מבחינת מידע.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.معظمهم يعملون في فراغ كامل للمعلومات.
Birçoğu müthiş bir bilgi boşluğunda yaşıyor.政権への危機を特定するための
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Kiedyś - wiele lat temu - widziałem jak Ted Kennedy i Dan Quayle spotkali się w budynku Senatu.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Odată -- cu mulţi ani în urmă -- i-am văzut pe Ted Kennedy şi pe Dan Quayle întâlnindu-se la Senat.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Ooit - jaren geleden - zag ik Ted Kennedy en Dan Quayle elkaar ontmoeten in de senaat.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Před mnoha lety jsem viděl, jak v Senátu Ted Kennedy potkal Dana Quayla.
Bir keresinde - bu yıllar önceydi - Ted Kennedy ve Dan Quayle'in merdiven boşluğunda karşılaştığını gördüm.Raz som -- to bolo pred rokmi -- videl ako sa v Senáte stretli Ted Kennedy a Dan Quayle .
İlgili Sayfalar