Ana içeriğe geç
Sözlük

boş ile cümle

boş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un karısı olaydan sonra boşanma davası açtı.Tom's wife filed for divorce after the incident.
Tom ve Mary artık boşanmış.Tom and Mary are now divorced.
Boş odalarda olmayı seviyorum.I love being in empty rooms.
Belki kutu boştu.Maybe the box was empty.
Kiler boştu.The pantry was empty.
Yeni binanın birçok boş dairesi ve birkaç sakini vardır.The new building has many empty apartments and few residents.
Boş yatak odasında uyuyabilirsin.You can sleep in the spare bedroom.
Stadyum boşaltılıyor.The stadium is being evacuated.
Bina boşaltılıyor.The building has been evacuated.
En azından o boş yere ölmedi.At least, he did not die in vain.
Tom boş yere ölmedi.Tom did not die in vain.
Senin oğlun boş yere ölmedi.Your son did not die in vain.
Oğlunuz boşuna ölmedi. O bir kahraman olarak öldü.Your son did not die in vain. He died a hero.
Senin oğlun boş yere ölmedi. O, ülkesi için savaşırken öldü.Your son did not die in vain. He died fighting for his country.
Tom boşuna ölmedi. O bir kahramandı.Tom did not die in vain. He died a hero.
O koltuk boş mu?Is that seat free?
Fransa'da ünlem işaretinden önce bir boşluk koymalısın.In France, you must put a space before an exclamation point.
Fransa'da ünlem işaretinden önce bir boşluk bırakmalısın.In France, you must put a space before an exclamation point.
Ben sadece zamanını boşa harcadığını düşünüyorum.I think you're just wasting your time.
Tom evliydi ve sonra boşandı.Tom was married and then he got divorced.
Yol tamamen boş.The road is all clear.
Tom boş zamanında bu uygulamayı yarattı.Tom built this app in his spare time.
Tom parasını boşa harcar.Tom wastes his money.
Sinema salonu boştu.The movie theater was empty.
Cephaneyi boşa harcama.Don't waste ammunition.
Cephaneyi boşa harcamayın.Don't waste ammunition.
Cephaneni boşa harcama.Don't waste your ammunition.
Ünlü şöhretli çift Tom ve Mary boşanmak istiyorlar.Tom and Mary, the famous celebrity couple, want to get divorced.
Boşa harcayacak paramız yok.We have no money to waste.
Tom bir boşanma avukatını işe aldı.Tom has hired a divorce attorney.
Tom Mary'nin Fransızca okuyarak zamanını boşa harcadığını düşündü.Tom thought that Mary was wasting her time studying French.
Biz zamanımızı boşa harcamıyorduk.We weren't wasting our time.
Geçen ay karımdan resmen boşandım.Last month I officially divorced my wife.
Ben Boşnakça biliyorum.I know Bosnian.
Bu kamyonu boşalttırmamız gerekiyor.We need to get this truck unloaded.
Aslında Washington D.C'de 'bataklığı boşaltma zamanı!'It is indeed time to 'drain the swamp' in Washington D.C.!
Tom'u ararken bir sürü zaman boşa harcadık.We wasted a lot of time looking for Tom.
Yağmur yağmaya başlamadan önce bu kamyonu boşalttırmamız gerekiyor.We need to get this truck unloaded before it starts raining.
Tom bu arabayı boşuna aldı.Tom got this car for nothing.
Paramı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my money.
Sadece öfkemi boşaltıyordum.I was just venting my anger.
Bu hafta sonu biraz boş zamanın varsa, bir şeyler içmek için uğramalısın.If you have some free time this weekend, you should come over for a drink.
Zamanımı boşa harcamamaya çalışıyorum.I'm trying not to waste my time.
Çöp kutusu boş.The bin is empty.
Babam ve annem boşanıyor.My daddy and mommy are getting a divorce.
Bu şarkıyı dinlediğimde, gözümden yaşlar boşaldı.When I listened to this song, I broke down in tears.
Bu boşanma her şeyi mahvediyor.This divorce is ruining everything.
Boş elle geri dönmek zorunda kaldık.We had to go back empty-handed.
Mekan hemen hemen boş.The place is practically empty.
Uçağın boş olduğunu hatırlıyorum.I remember the plane was empty.
Tom boşanma kağıtlarını imzaladı.Tom signed the divorce papers.
Raflar oldukça boştu.The shelves were pretty bare.
Para boşa harcanmıyor.The money isn't being wasted.
Ana lobi boş görünüyor.The main lobby appears empty.
Tom 2013'te boşanma davası açtı.Tom filed for divorce in 2013.
Tom boşanmayı kabul etmeyecek.Tom won't agree to a divorce.
Havuzlar boşaltılıyor.The pools have been drained.
Deneyim boşa çıkıyordu.The experience was draining.
Hiç de boş bir endişe değil.It's hardly an idle concern.
Tom boşanmak istiyordu.Tom wanted to get a divorce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
boş ile cümle - Sayfa 22 - boş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App