boş yere ile cümle
boş yere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Boş yere, kurtçukları ve gözsüz kafatasları için onun ışık katıyor meşale olduğu görüşündeydi? Ben ayırtמה לפיד הוא yond כי לשווא מעניק אור שלו כדי הזחלים וגולגלות חסר עיניים? כפי שאני להבחין,
Boş yere, kurtçukları ve gözsüz kafatasları için onun ışık katıyor meşale olduğu görüşündeydi? Ben ayırtما هو الشعلة يوندو من شأنه أن يضفي عبثا سراجه لاليرقات والجماجم بلا عيون؟ كما تبين ،
Boş yere, kurtçukları ve gözsüz kafatasları için onun ışık katıyor meşale olduğu görüşündeydi? Ben ayırtそれはCapels"記念碑でburneth。
Boş yere, kurtçukları ve gözsüz kafatasları için onun ışık katıyor meşale olduğu görüşündeydi?Ce lanterna este yond care împrumută în zadar lumina lui a larvelor şi cranii eyeless? aşa cum am discerne,
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Anh em há luống công mà chịu sự khốn khổ dường ấy sao? nếu quả là luống công!
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Anh_em há luống công mà chịu sự khốn_khổ dường ấy sao ? nếu quả_là luống công !
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Annyit szenvedtetek hiába? ha ugyan hiába.
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Avez-vous tant souffert en vain? si toutefois c`est en vain.
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Či ste tak mnoho nadarmo trpeli? Akže aj na nadarmo!
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Habt ihr denn so viel umsonst erlitten? Ist's anders umsonst!
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Have I da prøvet så meget forgæves? hvis det da virkelig er forgæves!
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Haven I då upplevat så mycket förgäves -- om det nu verkligen har varit förgäves?
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?În zădar aţi suferit voi atît de mult? Dacă, în adevăr, e în zădar!
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Is wat u hebt geleden dan voor niets geweest? Was dat maar zo.
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?너희가 이같이 많은 괴로움을 헛되이 받았느냐 과연 헛되냐
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Niin paljonko olette turhaan kärsineet? - jos se on turhaa ollut.
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Percumakah saja semua yang sudah kalian alami itu? Masakan percuma
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Så meget har I oplevd forgjeves! - om det da virkelig er forgjeves.
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Será que padecestes tantas coisas em vão? Se é que isso foi em vão.
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Takeście wiele cierpieli darmo, jeźli tylko i darmo?
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Tak mnoho trpěli jste nadarmo? A ještě nadarmo-li.
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?¿Tantas cosas padecisteis en vano, si de veras fue en vano
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Tante esperienze le avete fatte invano? Se almeno fosse invano
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Toliko ste zastonj pretrpeli? če bi le bilo tudi zastonj!
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?εις ματην επαθετε τοσα; αν μονον εις ματην.
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?а законът не действува чрез вяра, но казва: "Който върши това, което заповядва законът, ще живее чрез него".
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Марно стільки ви терпіли? Коли б тільки марно!
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?Столь многое потерпели вы неужели без пользы? О, если бы только без пользы!
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?הכזאת סבלתם לריק אם אמנם אך לריק׃
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?أهذا المقدار احتملتم عبثا ان كان عبثا.
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?你 們 受 若 如 此 之 多 、 都 是 徒 然 的 麼 . 難 道 果 真 是 徒 然 的 麼
Boş yere mi bu kadar acı çektiniz? Gerçekten boşuna mıydı?你 們受 若 如此 之 多 、 都 是 徒然 的 麼.難道 果真 是 徒然 的 麼
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Älkäämme olko turhan kunnian pyytäjiä, niin että toisiamme ärsyttelemme, toisiamme kadehdimme.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Chớ tìm kiếm danh vọng giả dối mà trêu chọc nhau và ghen ghét nhau.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Chớ tìm_kiếm danh_vọng giả_dối mà trêu_chọc nhau và ghen_ghét nhau .
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Kita tidak boleh menjadi sombong, dan saling menyakiti hati, serta iri hati satu sama lain
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.헛된 영광을 구하여 서로 격동하고 서로 투기하지 말지니라
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Lader os ikke have Lyst til tom Ære, så at vi udæske hverandre og bære Avind imod hverandre.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.La oss ikke ha lyst til tom ære, så vi egger hverandre og bærer avind imot hverandre!
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Lasset uns nicht eitler Ehre geizig sein, einander zu entrüsten und zu hassen.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Laten wij niet hoog over onszelf opgeven, want daarmee lokken wij alleen maar rivaliteit en jaloezie uit.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Låtom oss icke söka fåfänglig ära, i det att vi utmana varandra och avundas varandra.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Não nos tornemos vangloriosos, provocando-nos uns aos outros, invejando-nos uns aos outros.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Nebuďme žiadostiví prázdnej chvály navzájom sa vyzývajúc, jedni druhým závidiac.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Nebývejme marné chvály žádostivi, jedni druhých popouzejíce a jedni druhým závidíce.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Ne iščimo prazne slave, da ne dražimo drug drugega, da nismo drug drugemu nevoščljivi.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Ne legyünk hiú dicsõség kívánók, egymást ingerlõk, egymásra irígykedõk.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Nie bądźmy chciwi próżnej chwały, jedni drugich wyzywając, jedni drugim zajrząc.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Non cerchiamo la vanagloria, provocandoci e invidiandoci gli uni gli altri
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.No seamos vanidosos, irritándonos unos a otros y envidiándonos unos a otros
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Să nu umblăm după o slavă deşartă, întărîtîndu-ne unii pe alţii, şi pizmuindu-ne unii pe alţii.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Μη γινωμεθα κενοδοξοι, αλληλους ερεθιζοντες, αλληλους φθονουντες.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Не буваймо марнославні, один одного роздражнюючи і один одному завидуючи.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.Не будем тщеславиться, друг друга раздражать, друг другу завидовать.
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.ולא נרדף אחרי כבוד שוא להכעיס איש את רעהו ולקנא איש את רעהו׃
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.لا نكن معجبين نغاضب بعضنا بعضا ونحسد بعضنا بعضا
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.不 要 貪 圖 虛 名 、 彼 此 惹 氣 、 互 相 嫉 妒
Boş yere övünen, birbirine meydan okuyan, birbirini kıskanan kişiler olmayalım.不要 貪圖虛 名 、 彼此 惹氣 、 互相 嫉妒
Boş yere telaş ettik desene.Ah, ci siamo preoccupati per niente.
Boş yere telaş ettik desene.Chyba niepotrzebnie się martwiliśmy.