boğazım ile cümle

boğazım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Özür dilemeyi denedim ama sözler boğazıma takıldı.Am încercat să-mi cer scuze, dar cuvintele mi s-au blocat în gât.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.A lökhárító nyomása széthasította a nyakamat.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Bara maşinii m-a lovit în gât, despicându-l.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Bemper mobil itu mengenai tenggorokan saya dan menyayatnya.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Bilens kofanger ramte mit hals, skar den op.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Cái giảm xóc của chiếc xe đập vào cổ họng của tôi, và cứa banh nó.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.De bumper van de auto raakte mijn keel, sneed deze open.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Die Stossstange des Wagens traf meine Kehle und schlitzte sie auf.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.El parachoques golpeó mi garganta y la abrió en dos.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Il paraurti della vettura mi colpì alla gola, aprendola in due.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.그 차 범퍼가 제 목을 쳐서, 제 목을 갈라 벌어지게 했습니다.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Le pare-choc de la voiture a heurté ma gorge, et l'a ouverte en deux.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Náraznik auta narazil do môjho hrdla, a otvoril ho dokorán.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.O para-choques do carro bateu na minha garganta, e cortou-a ao meio.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Zderzak trafił mnie w gardło, i rozciął je.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Ο προφυλακτήρας του αυτοκινήτου χτύπησε το λαιμό μου, και τον άνοιξε.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бампер въехал мне в горло, рассёк его.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бампер машини вдарив моє горло розрізавши його.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.Бронята на колата ударила гърлото ми, като го прерязала.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.פגוש המכונית פגע בגרוני, ופתח אותו.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.واصطدم مصد السيارة بحلقي قاطعًا إياه
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.ぱっくりと切れてしまいました。 胸も激しく打ちつけました。
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Apoi sunetul a reapărut, din adâncul măruntaielor, scrijelindu-mi gâtlejul.
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Aztán újra az a hang, valahonnan a bensőmből erőltetve, kaparta a torkomat."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi.""그때 그 소리가 다시 나타났다." "내 깊은 가슴속 어딘가에서 밀어내는" "내 성대를 긁어 내리는 소리."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Le son est venu encore une fois, forcé du plus profond de mon ventre et raclant ma gorge. "
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Pak se ten zvuk ozval znovu, odněkud hluboko v mém břiše a škrábal se ven mým krkem."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Poi il suono uscì di nuovo, cacciato fuori da un qualche punto giù nella pancia dilaniandomi la gola".
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Później się powtórzył, wypchany gdzieś z głębi mojego brzucha i rozdzierający moje gardło."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Sedan kom ljudet igen, framtvingat från någonstans djupt inne i min mage och skrapade upp min hals".
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Toen kwam het geluid weer, overweldigend, van ergens diep in mijn binnenste. Het schraapte mijn keel ruw."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Έπειτα ξαναβγήκε ο ήχος, εξαναγκασμένος από κάπου βαθιά μέσα στην κοιλιά μου γδέρνοντας τον λαιμό μου".
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Звук раздался снова, вырываясь из глубин моего существа и срывая голос".
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."След това звука излезе отново, принуден от някъде дълбоко в моя корем и остъргвайки грубо гърлото ми. "
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."והקול נשמע שוב, כשהוא נהדף החוצה ממקום כלשהו עמוק בבטני וחורך בדרכו את גרוני."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."ثم جاء الصوت مرة أخرى، بقوة من أعماق جوفي يكاد يسحق حلقي
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."腹の奥底から喉を這って出てきました」 腹の奥底から喉を這って出てきました」 この事件により 私は強制入院となりました
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.Iemand was slim en stak een balpen in mijn nek om mijn luchtwegen te openen zodat ik wat lucht zou krijgen.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.한 사람은 또 아주 영리하게도 볼펜을 제 목에 꽂아줬어요. 제가 숨 쉴수 있게 숨구멍을 열어 놓은거지요.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.Ktoś bardzo mądrze wsadził mi w szyję długopis, aby udrożnić moje drogi oddechowe.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.Qualcuno intelligentemente mi mise una penna Bic nel collo aprendo una via per permettermi di respirare.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.Кто-то догадался проколоть мне горло шариковой ручкой, чтобы обеспечить доступ кислорода в лёгкие.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.מישהו נהג בחוכמה ותקע עט "ביק" בצוואר שלי כדי לפתוח נתיב אוויר, כדי שאוכל לנשום.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.كان أحدهم ذكيًا كفاية فوضع قلم في عنقي ليفتح ممر الهواء به فاتمكن من التنفس.
Bir kişi akıllı davranıp boğazıma bir tükenmez kalem sokup nefes alabilmem için soluk borumu açmaya çalıştı.呼吸できるよう気道を確保してくれました。 肺もダメになっていたので、
Boğazım biraz kuru ...Aveam gatul uscat. . .
Boğazım biraz kuru ... Geçen zaman için teşekkür ederiz.Ma gorge est un peu sèche. <i>Merci pour la dernière fois.
Boğazım biraz kuru ... Geçen zaman için teşekkür ederiz.Tenggorokanku agak kering... <i> Terima kasih untuk terakhir kali.
Boğazım biraz kuru ... Geçen zaman için teşekkür ederiz.Ο λαιμός μου έχει στεγνώσει... <i>Ευχαριστούμε για τις προάλλες.
Boğazım biraz kuru ... Geçen zaman için teşekkür ederiz.Горло першит... <i>Спасибо за прошлый раз.
Boğazım biraz kuru ...Jestem trochę spragniony...
Boğazım biraz kuru ...La mia gola è un po 'secca ..
Boğazımıza kadar batıyoruz.Angażujemy się na całego.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Avançamos e enterramo-nos até ao pescoço.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Betesszük a lábujjunkat és nyakig belekeveredünk.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Chúng ta nhúng chân vào và bị ngập tới tận cổ.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Ideme tam po členky, ale vystúpame až po krk.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Kita menaruh kaki kita dan naik hingga ke leher.
Boğazımıza kadar batıyoruz.우리는 노력했습니다.
Boğazımıza kadar batıyoruz.Metemos un dedo y terminamos metidos hasta el cuello.

İlgili Sayfalar