boğazım ile cümle

boğazım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Boğazımda gıcık var.I've got a frog in my throat.
Boğazımda yapışmış bir balık kılçığı var.I got a fish bone stuck in my throat.
Boğazımı temizledim ama hiç kelime gelmedi.I cleared my throat, but no words came.
Çok fazla sigara içtiğim için boğazım ağrıyor.I have a sore throat because of too much smoking.
Doktor boğazımı muayene etti.The doctor examined my throat.
Benim boğazım kuru.My throat feels dry.
Boğazım yanıyor.My throat burns.
Boğazım ağrıyor ve hafif bir ateşim var.I have a sore throat and a slight fever.
Boğazım ağrıyor ve ateşim var. Bir soğuk algınlığı ilacı alabilir miyim?My throat hurts, and I have a fever. Can I have some cold medicine?
Boğazım ağrıyor ve burnum akıyor.I have a sore throat and runny nose.
Boğazımda bir kemik sıkıştı.A bone stuck in my throat.
Boğazıma kadar işe batmış vaziyetteyim.I am up to my neck in work.
Yutarken boğazım ağrıyor.My throat hurts when I swallow.
Boğazım ağrıyor.I have a sore throat.
Boğazım kuru.My throat is dry.
Boğazıma kadar onun içindeyim.I'm up to my neck in it.
Boğazımda takılmış bir balık kılçığını çıkarmayı denemek istiyorum.I want to try and get a fish bone stuck in my throat.
Ellerini boğazımdan çek!Take your hands off my neck.
Benim ağrıyan bir boğazım var. Senin öksürük kesicin var mı?I have a sore throat. Do you have a cough drop?
Ben çok fazla karaoke şarkı söyledim ve şimdi boğazım ağrıyor.I sung too many karaoke songs, and now my throat hurts.
Boğazıma batmış bir balık kılçığı var.I have a fish bone stuck in my throat.
Boğazımı temizliyorum.I am clearing my throat.
Bu sabahtan beri boğazımda bir gıcık var. Gerçekten soğuk algınlığına mı yakalandım.I've had a tickle in my throat since this morning. Have I really caught a cold?
Boğazıma bir bıçak dayadı.He put a knife to my throat.
Boğazıma bir bıçak dayadılar ve beni soydular.They put a knife to my throat and robbed me.
Özür dilemeyi denedim ama sözler boğazıma takıldı.I tried to apologize, but the words stuck in my throat.
Tom'u ne zaman düşünsem, boğazımda bir yumru hissediyorum.Every time I think of Tom, I get a lump in my throat.
Tom boğazıma bir bıçak soktu.Tom put a knife to my throat.
Kuru bir boğazım olduğunda bu öksürük damlalarını alırım.I take these cough drops when I have a dry throat.
Benim boğazım biraz kuru.My throat's a little dry.
Boğazım kurudu.My throat has dried up.
Boğazımı incelemek için bir el feneri kullanırım.I use a flashlight to inspect my throat.
Ne zaman yutkunsam boğazım ağrıyor.Whenever I swallow, my throat hurts.
Boğazım biraz kuru.My throat is a bit dry.
Bu gece şarkı söyleyemeyebilirim. Boğazım ağrıyor.I may not be able to sing tonight. I have a sore throat.
Boğazım ağrıdığı için bu gece güzel şarkı söyleyemedim.I wasn't able to sing very well tonight because I had a sore throat.
Boğazım ağrıyordu.I had a sore throat.
Yutkunduğum zaman boğazım gerçekten acıtıyor.My throat really hurts when I swallow.
Boğazım ağrımıyor.I don't have a sore throat.
Boğazımı temizledim.I cleared my throat.
Boğazımı temizledim ve konuşmaya başladım.I cleared my throat and started speaking.
Boğazım biraz kuru ... Geçen zaman için teşekkür ederiz.My throat is a little dry... <i>Thank you for last time.
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Then the sound came again, forced from somewhere deep inside my belly and scraping my throat raw."
Boğazım öyle düğümlenmişti ki konuşamıyordum.I couldn't even speak I was so choked up.
Ve her zaman boğazımıza kadar işe giriyoruz.And we are always being tempted up to our neck.
Boğazımıza kadar batıyoruz.We put our toes in and we go up to our neck.
Arabanın tamponu boğazıma çarptı ve boğazımı kesti.The bumper of the car hit my throat, slicing it open.
Her gün boğazıma kadar anagnorisis doluyum.And I'm up to my neck in anagnorises every single day.
Tükendim feryat etmekten, Boğazım kurudu; Gözlerimin feri sönüyor Tanrımı beklemekten.I am weary with my crying. My throat is dry. My eyes fail, looking for my God.
Çaresizlik boğazımda düğümlendi.I am so disappointed.
Boğazımızı açıp sağlıklıyken de baktığımızda zaten pembe-kırmızı arası bir renk görürüz.Seule la surface est dégradée, si elle est grattée, on peut apercevoir à nouveau la couleur rouge.
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir."Colocamos minha voz pra fazer um som de disco arranhado.
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir.Dzięki temu z rury wydobywa się dźwięk przypominający szczekanie psa.
Boğazımızı açıp sağlıklıyken de baktığımızda zaten pembe-kırmızı arası bir renk görürüz.Na szyi kapitana, jeszcze przed jej przecięciem, można zauważyć czerwoną linię.
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir.Lätet liknas vid ljudet av när man öppnar en rostig grind.
Boğazım kuru.Jag är torr i halsen.
Boğazım ağrıyor.В мене болить горло.
Boğazım ağrıyor.У мене болить горло.
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir.Je to také podobný zvuk, který z nás vychází při zvracení.
Boğazım ağrıyor ve burnum akıyor.Mă doare în gât şi îmi curge nasul.

İlgili Sayfalar