boğazı ile cümle

boğazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Orhan Veli ise Boğaziçi'ni seyretmektedir.Felix är och letar efter vildmannen.
Türkiye, Boğaziçi Köprüsü ihalesi açtı.I utbyte hävde Grekland embargot.
Soğuk Doğu Grönland Akıntısı Danimarka Boğazı'ndan geçer ve buzdağları kuzey Atlas Okyanusu'na taşırır.Den kalla Östra Grönlandsströmmen passerar sundet och för med sig isberg till Nordatlanten.
Oblastın batısında Azak Denizi, Kerç Boğazı ve Karadeniz'in küçük bir kısmı vardır.Terrängen runt Tappeh-ye Shekasteh-ye Ḩoseynū är lite kuperad.
Tsushima Boğazı (Japonca: 対馬海峡 Tsushima Kaikyō), Kore Boğazı'nın doğu koludur.Tsushimasundet (対馬海峡, Tsushima Kaikyō?) är Koreasundets östra del och är belägen mellan Korea och Japan.
Bu yüzden, Yunan mitolojisinde Çanakkale boğazına "Hellespont" denir.Han talade grekiska så perfekt att han kallades "honungstungan" (meliglossos).
Bölgenin kuzeyinde Luzon Boğazı vardır.Norr om regionen finns Luzonsundet.
Boğazım kuru.Jag är torr i halsen.
Tabii onun boğazını sıkmak için!.Дайте мені його хоч за горло подержати.
Boğazı beyazdır.Горло біле.
Panama Kanalı henüz tamamlanmadığı için donanma Magellan Boğazından geçmek durumundaydı.Оскільки Панамський канал ще не був завершений, флот мусив рухатись через Магелланову протоку.
Boğazı oluk renklidir.Так солодко горло стискає.
Küçük çocuğun boğazı kesilmişti.Фараону перерізали горло.
Bunun üzerine İngiltere, Çanakkale Boğazı çıkışını ablukaya alma kararı vermiştir.У такий спосіб Англія намагалась поповнити опустілу казну.
15 yaşındayken bir güzellik yarışmasında Boğaziçi güzeli seçilmişti.У віці 15 років брала участь в місцевому конкурсі краси.
Boğazında beyazımsı çigiler bulunur.Є білі мітки за горлом.
23 Mayıs sabahı Bismarck ve Prinz Eugen Danimarka boğazına girdiler.17 квітня австрійський імператор Фердинанд І Габсбурґ скасував панщину в Галичині.
O güne kadar Holo Boğazında herhangi bir nüfus da bulunmuyordu.Але в Горайці на той час не перебував жоден підрозділ УПА.
Boğazım ağrıyor.В мене болить горло.
Boğazım ağrıyor.У мене болить горло.
Boğaziçi Üniversitesi OyuncularıВиконавці університеті Богазічі
Boğazımızı temizlerken çıkardığımız ses gibidir.Je to také podobný zvuk, který z nás vychází při zvracení.
18 Mart 1915'te Müttefik donanması Çanakkale Boğazı'nı geçmek için saldırıya geçti.18. března 1915 se podařilo loďstvu ochromit pevnost v Dardanelách.
Boğazına ip dolanan Makarov ölür.Makarovovi to zlomí vaz.
Hella, bugün Çanakkale Boğazı dediğimiz boğazın üstünden geçerken düştü.Tuttle nešťastně během pádu jej řízl svojí bruslí do krku, kdy mu přeřízl jeho hrdelní žílu.
Boğazın en eski ve içi dışı en güzel klasik ahşap yalılardan biridir.V současnosti je jeden z nejlepších, ne-li nejlepší, kopcovitý klasik.
Boğazın arka tarafında, beyaz püyle kaplı büyük bademcikler.Povšimněte si zvětšených mandlí vzadu v krku, pokrytých bílým hnisem.
Bu ikinci boğazın maliyetini karşılar ve geçer.Výslužné se jim vyplatí a zdvojnásobí.
Cumhurbaşkanlığı döneminde Boğaziçi Köprüsü açılarak hizmete girdi.Za první republiky se za přechod mostu vybíralo mýtné.
Batısında De Long Boğazı ve Wrangel Adası, doğusunda Point Barrow ve ötesinde Beaufort Denizi bulunur.Na západě od něho leží Wrangelův ostrov, na východě mys Barrow na Aljašce, za kterým je Beaufortovo moře.
Rus donanması İstanbul Boğazı’ndan geçti.USA: Ruské námořnictvo čelí „neodvratnému kolapsu“ .
26/27 Mayıs gecesi Rus donanması Tsuşima Boğazına yaklaştı.În noaptea de 26/27 mai, flota rusă s-a apropiat de strâmtoarea Tsushima.
Streptokok farenjiti boğazı ve bademcikleri etkiler.Faringita streptococică afectează gâtul și amigdalele.
Şehir, Tayvan Boğazı aracılığıyla Tayvan'ın karşısında yer almaktadır.Taiwan este separat de continent prin strâmtoarea Taiwan.
Boğaziçi'nde târih.Odobescu” din Pitești.
Şehri zorla almak için, Haçlıların boğazı geçmeleri gerekiyordu.În vederea unui atac al cruciaților orașul fusese bine întărit.
Perekop Kıstağı ile Herson Oblastı'na bağlanmaktadır ve Kerç Boğazı ile Kuban'dan ayrılmaktadır.Ea este unită cu regiunea Herson prin Istmul Perekop și separată de Kuban prin Strâmtoarea Kerci.
Filin boğazında daha sonra kullanmak üzere su saklayabileceği bir kese bulunur.Gâtul unui elefant pare să conțină o pungă în care poate stoca apă pentru o utilizare ulterioară.
Boğazı oluk renklidir.Gâtul se strâmbase.
İlçenin İstanbul Boğazı kıyısındaki kesimi ise Beyoğlu Kazası'nın sınırlarına dahildi.Este vizibilă placa rombică a Ordinului Ferdinand I exact deasupra bastonului de mareșal.
Otranto Boğazı, I. Dünya Savaşı sırasında stratejik bir öneme sahipti.Königspitze a fost un punct strategic important în timpul primului mondial.
Boğaziçi Üni.Falșii naufragiați.
Boğaz, Tsushima Adası tarafından batı kanalına ve Tsushima Boğazına (doğu kanalı) ayrılır.Strâmtoarea este despărțită de Insula Tsushima în canalul vestic și canalul estic – Strâmtoarea Tsushima.
Boğazım ağrıyor ve burnum akıyor.Mă doare în gât şi îmi curge nasul.
Özür dilemeyi denedim ama sözler boğazıma takıldı.Am încercat să-mi cer scuze, dar cuvintele mi s-au blocat în gât.
Alaska Yarımadasından Shelikof Boğazıyla ayrılır.Az alaszkai szárazföldtől a Shelikof-szoros választja le.
Boğazına çok düşkündür.Rendkívül szereti a hasát.
Boğazın hafif sıkılması gerekir.Zömök szára másodlagosan elfásodik.
Avrupa yarımadası güneyde Afrika kıtasına oldukça yaklaşır (Cebelitarık Boğazı 14 km).Délen a Gibraltári-szoros választja el Afrikától (14 km).
Tabii onun boğazını sıkmak için!.A torkát találja el.
Çanakkale Boğazı onun Avrupa ve Asya'daki topraklarını ayırır.A nádi sármány Európa és Ázsia területein honos.
1992 yılında Boğaziçi Üniversitesinde Finans Doktora Program koordinatörü olarak görev almıştır.1996-tól mint kollegiális orvos-vezető hangolja össze kollégái munkáját.
Bu esnada cinayeti gören bir kişiyi daha kovalayarak boğazını keserek öldürdü.Neki akkor sikerült az egyik gyilkost megsebeznie az arcán.
Yat, İkinci Dünya Savaşı boyunca İstanbul Boğazı'nda Kanlıca Koyu'nda demirli kalmıştır.A második ypres-i csatában már a maga teljes borzalmában mutatkozott meg a nyugati állóháború.
Wandel Denizi, Grönland Denizi'ne Fram Boğazı'nda birleşir.A lazac a Grönlandi-tengerbe vándorol.
Boğazı ve göğsünün üstü siyah çizgili ten rengi, karın ise daha koyu ve siyah çizgilidir.A nyaka és feje is olyan színű, mint a háta, azonban a pofája és az orrtájéka valamivel világosabb.
Boğazında beyazımsı çigiler bulunur.Nyakán fehér csíkok húzódnak.
Boğaziçi Üni.Úsztatót igényel.
Sonra cesedi İstanbul boğazı'nda denize atılmıştır.Ezután a testét a Dunába dobták.
Bugün Boğaziçi vapurlarının pek çoğu, yenilenen emektar vapurlardır.A tagság jelentős része ma is a járműjavító dolgozóiból, nyugdíjasaiból kerül ki.

İlgili Sayfalar