Merdam Bey ve Ulusal Blok iki yıldan az bir sürede zaferden yenilgiye uğradılar.Mardam Bey and the National Bloc went from triumph to defeat in less than two years.
Tiaprid, beyindeki D2 ve D3 dopamin reseptörlerini seçici olarak bloke eden bir ilaçtır.Tiapride is a drug that selectively blocks D2 and D3 dopamine receptors in the brain.
Kız ve erkek öğrenciler için ayrı konaklama blokları bulunmaktadır.[1]Separate buildings serve has accommodation blocks for male and female students.[1]
Uzay aracı, ikinci Blok I komut modülünden ve ilk Blok I hizmet modülünden oluşuyordu.The spacecraft consisted of the second Block I command module and the first Block I service module.
Dihidropiridin sınıfının bir kalsiyum kanal blokeridir.It is sold in the United States under the proprietary name Sular.
Nisoldipin, L tipi kalsiyum kanallarını seçici olarak inhibe eden bir kalsiyum kanal blokeridir.[1]Nisoldipine is a calcium channel blocker that selectively inhibits L-type calcium channels.[1]
El-Haffar, 1928 yılında bir dizi milliyetçi liderle birlikte Beyrut'ta Ulusal Blok'u kurdu.In 1928, al-Haffar, along with a number of nationalist leaders, founded the National Bloc in Beirut.
Ulusal Blok'un kurucu üyesiydi ve 1939'da Suriye'nin 11. başbakanı olarak görev yaptı.He was a founding member of the National Bloc and served as 11th Prime Minister of Syria in 1939.
Carteolol, glokom tedavisinde kullanılan seçici olmayan bir beta blokerdir.Carteolol is a non-selective beta blocker used to treat glaucoma.
Terapötik olarak feksofenadin, seçici bir periferik H1 blokerdir.Therapeutically, fexofenadine is a selective peripheral H1 blocker.
Tekerlekleri yekpare bloklardan oluşuyordu; tekerlek parmakları MÖ 2000'lere kadar icat edilmemişti.Their wheels were solid blocks; spokes were not invented until c. 2000 BC.
Holotip blokHolotype block
MS 8. yüzyıldan kalma yapı, granit bloklarla inşa edilmiş yapısal bir tapınaktır.It is a structural temple, built with blocks of granite, dating from the 8th century AD.
Menzil: Blok 2 için 72 km, Blok 3 için 200 km'den fazla.Range: 72 km for the Block 2, in excess of 200 km for the Block 3.[5][6]
Beta blokörler, hipertiroidi evresindeki yüksek kalp atış hızı ve aşırı terlemeyi hafifletir.[1]Beta-blockers relieve rapid heart rate and excessive sweating during the hyperthyroid phase.[1]
Kayalıpınar'da, Ev A'dan bir kabartma blok (detay)Relief block from 'House A' in Kayalıpınar (detail)
Filecoin blok zinciri, hem replikasyon kanıtına hem de uzay-zaman kanıtına dayalıdır. [4]The blockchain is based on both proof-of-replication and proof-of-spacetime.[8]
Polkadot ağı, blok zincirlerini birbirine bağlayan ve veri aktarımına izin veren köprüler içerir.The Polkadot network contains bridges, which connect blockchains and allow data transfer.
Town Crier, Ethereum blok zincirini HTTPS kullanan web kaynaklarına bağlar.[1]Town Crier connects the Ethereum blockchain with web sources that use HTTPS.[8]
Çekirdek konfigürasyonlar, pim veya plaka tabanlı yakıt tertibatları veya prizmatik blokları içerir.Core configurations involve pin- or plate-based fuel assemblies or prismatic blocks.
Böyle kazanılan 4.000 ton buz (2 tonluk bloklar) yazın özel buzhanelerde muhafaza edilir.Die so gewonnenen 4.000 Tonnen Eis (in 2-Tonnen-Blöcken) werden über den Sommer in einem Kühlhaus aufbewahrt.
Alıcı takımın diğer oyuncuları ise returne yardımcı olmak adına karşı takımın oyuncularına blok yaparlar.Die anderen Spieler des Receiving Teams fungieren als Blocker für den Returner.
Yeni Belgrad'daki 70. blok halk tarafından Çin mahallesi olarak bilinir.Der Neu-Belgrader Block 70 ist unter den Belgradern als Chinatown bekannt.
Blok yüksekliği: ??Standdreisprung: ??
Bu piramidin inşası için iki milyon üç yüz bin taş blok kullanılmıştır.Für die Erbauung der Pyramide wurden insgesamt circa 2,5 Millionen Steinblöcke verwendet.
3 m yükseklikte, 3,75 m genişlikte ve tek bir andezit bloktan yontulmuştur.Es ist etwa 3 m hoch und 3,75 m breit und wurde aus einem einzigen Andesitblock herausgehauen.
Bu megalitler mezar taşlarıdır ki MÖ birinci yüzyılda büyük kaya bloklarından yaratıldı.Diese sind Grabmäler, die im 1. Jahrhundert v. Chr. aus großen Steinblöcken erbaut wurden.
Son yıllarda kimi eski Doğu Bloku ülkeleri ve Türkiye’den birlikler (Çevbir) de örgüte katılmıştır.In den letzten Jahren schlossen sich ihm fast sämtliche Verbände des ehemaligen Ostblocks sowie die Türkei an.
Müdahale bazı Doğu Bloku ülkelerdeki muhaliflerin protestolarına yol açtı.Auf politischer Ebene wurden aus dem Westen Oppositionsbewegungen der Ostblockstaaten unterstützt.
100 blok mesafeden oyuncuya saldırabilir.Nach den 100 Metern kann der Spieler einen Weitsprung absolvieren.
O yaptığı Bloklarla tanınmaktadır.Bekannt ist er durch seine Ringer.
Ama bu süreç, diğer Doğu Bloku ülkelerine göre daha yavaş işliyordu.Der Prozess der Entstalinisierung vollzog sich nun auch in allen anderen Ostblockstaaten.
Yeni apartman blokları ile birlikte nüfus da büyüdü.Später entstanden vermehrt große Apartmentblocks.
Amerikan yapımı FIM-92 Stinger sisteminin Doğu Bloku'ndaki karşılığıdır.Das System ähnelt dem amerikanischen FIM-92 Stinger.
Kanal blokları hem uzun, hem de kısa olabilir.Die Kinnbartel kann lang oder kurz sein und auch fehlen.
Buna göre dünya üç ayrı blok halinde bölünebilirdi.Nach dem Zweiten Weltkrieg wurde die Welt in drei Blöcke unterteilt.
Yine kırdığı bazı bloklardan da paralar çıkabilir.Ein Teil der durch den Bau verursachten Kosten konnte somit wieder gedeckt werden.
Namlusu blok döküm ve tek parçadır.Das letzte Notizheft und ein Fragment.
Bazı blok zincirleri her beş saniyede bir yeni blok oluşturur.Immer fünf Episoden werden in einem Block von fünf Tagen produziert.
Sunucu çağrıyı işlerken, istemci bloklanır (sunucuyu bekler).Wenn er (einen Anderen) vor Gericht ruft, soll er (der Andere) gehen.
Siyah giymelerinden dolayı kara blok olarak adlandırılmışlardır.Sie waren nach ihren schwarzen Mänteln benannt.
Blokun desteklediği adaylar toplam % 5,67 oy aldılar ve 36 milletvekili çıkardıkları açıklandı.Die 87 Mandate wurden proportional auf alle Listen verteilt, die mindestens 5 % der Stimmen erreichten.
Erişim tarihi: 27 Haziran 2012. ^ "Blokhin: Ukrayna'da ırkçılık yok".20. Juni 2009 fraufreitag: Es gibt keine Ausländer in Deutschland!.
D-blok elementi olup, bir metaldir.Das Element ist ein Metall und gehört zur 7. Periode, d-Block.
Bugün okul hala, sekiz katlı üç blokta eğitim ve öğretimi sürdürmektedir.Die Aus- und Weiterbildung findet an acht Fachschulen statt.
Blok 2 STS-104 deki ilk uçuşudur.Die letzte Komponente sollte mit dem Flug STS-104 geliefert werden.
Merter’deki Simitaş Blokları’nı Keresteciler Sitesi izledi.Dort fand Timmermanns „Fischapotheke“ ihren Platz.
Örneğin, MD5 ve SHA-1 özet fonksiyonları 512 bitlik bloklar kullanır.Par exemple, MD5 et SHA-1 opèrent sur des blocs de 512 bits.
Blok yüksekliği: ??Taille : ???
Örneğin Phantasy Star Online: Blue Burst çevrim içi oyunu Blowfish blok şifresini ECB kipinde kullanır.Par exemple, le jeu vidéo Phantasy Star Online: Blue Burst utilisait le chiffrement Blowfish en mode ECB.
Satürn'ün güç motorları Tupolev Tu-154 gibi birçok eski Doğu Bloku uçağında kullanılmıştır.Les moteurs de UEC Saturn ont propulsé plusieurs avions de l'ancien Bloc de l'Est, comme le Tupolev Tu-154.
Türkiye'de blok mermerin üçte biri Afyonkarahisar İscehisar'da çıkarılmaktadır.En Italie, un tiers des noisettes transformées provient de Turquie.
Seçimlerde ilk kez aday esaslı blok oy sistemi uygulanmıştır.Pour la toute première fois, le tableau de vote se présenta sous une forme dynamique.
Bu atak genellikle blok şifrelemelerde kullanılan CBC (Cipher Block Chanining) moduyla ilişkilendirilir.Il est basé sur un chiffrement par bloc utilisé selon un mode d'opération CBC (cipher block chaining).
Pozisyon: Pasör Blok yüksekliği: ? cm.Raised circular area (int. diam.
20 Temmuz'da ise Ulusal Demokratik Blokunu kurdu.Le 20 février, il forme un gouvernement.
Buna göre dünya üç ayrı blok halinde bölünebilirdi.L'espace était divisé en trois parties distinctes.
18 Eylülde İngilterenin blokadası sona erdi.Le 18 octobre, le blocus israélien est levé.
A Blok aynı zamanda Elektrokent ismiyle adlandırılır.Dénommé autrefois aussi sous le nom d’électromécanicien.
Başarılı bir şekilde geliştirilen ilk beta blokördür.Il s'agit d'un des tout premiers bêta-bloquants développés.