Google Maps'e bakın. Şunlar 14., 15., 16.,17., 18., 19. bloklar.睇下谷歌嘅地图。這個係14 街區,15 街區,16 街區,17 街區,18 街區,19 街區。
Hadi! Enkazdan altı, yedi blok ötede bir grup yaklaşıyor.Ranger?
Hadi! Enkazdan altı, yedi blok ötede bir grup yaklaşıyor.Rangersi?!
Hemen bir fotoğraflarını çekmek için kenara çektik ve sonra da onları koca kafalarımızla bloke ettik.사진을 찍기위해 길가에 차를 세웠습니다. 안타깝게도 우리의 대두로 가려버렸지만요
Hemen bir fotoğraflarını çekmek için kenara çektik ve sonra da onları koca kafalarımızla bloke ettik.ועצרנו כדי לצלם אותם ואז הסתרנו אותם עם הראשים הענקיים שלנו.
Hemen bir fotoğraflarını çekmek için kenara çektik ve sonra da onları koca kafalarımızla bloke ettik.فأوقفناها وهرعنا على الفور لكي نلتقط صورة لنا معهم وكان حجبنا صور فقم البحر من شدة ذكائنا برؤوسنا الكبيرة
Hemen bir fotoğraflarını çekmek için kenara çektik ve sonra da onları koca kafalarımızla bloke ettik.僕らの頭がデカ過ぎました (笑い)
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.엄마는 매일 버스비를 아끼기 위해 50 블록을 걸어서 일하러 가셨어요.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Äitini kävelee 50 korttelia töihin ja takaisin säästääkseen bussimaksun.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Caminaba 50 cuadras al trabajo todos los días, ida y vuelta, para no gastar en autobús.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Codziennie chodzi pieszo 50 przecznic do pracy i z powrotem, żeby nie wydawać pieniędzy na autobus.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Hon går femtio kvarter till och från jobbet varje dag för att undvika kostnaden för bussresan.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Hun går hver dag 50 blokke til og fra arbejde, bare for at undgå at bruge penge på bussen.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Ia berjalan 50 blok ke tempat kerja setiap hari nya untuk menghemat biaya bis.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Každý den chodí pěšky 50 bloků do práce a z práce, jen aby se vyhnula placení za autobus.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Mẹ đi bộ 50 dãy nhà đến chỗ làm và về nhà mỗi ngày Để iết kiệm phí xe buýt.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Minden nap 50 saroknyit gyalogol haza a munkából, csak hogy ne kelljen buszjegyre költenie.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Sie läuft jeden Tag 50 Häuserblöcke lang zur Arbeit und wieder zurück, nur um das Busgeld zu sparen.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Ze loopt 50 blokken heen en terug van haar werk alleen om geld voor de bus uit te sparen.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.Всеки ден ходеше пеша 50 пресечки до работа, само за да не дава пари за автобус.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.היא צועדת 50 בלוקים הלוך וחזור מהעבודה כל יום רק כדי להימנע מלבזבז כסף על נסיעה באוטובוס.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.كانت تسير مسافة 50 تجمع من وإلى العمل يوميا قثط لتتجنب أن تدفع أجرة البص.
Her gün otobüs parası vermemek için işten eve 50 blok yürüyordu.毎日歩いて往復していました その時 別の部屋の住人が出てきたと思ったら
Her zaman bir tane bloka sahip olacagiz음, 항상 1개의 블록을 가지는 것
Her zaman bir tane bloka sahip olacagiz Bunu soyle yazayim.Bem, parece que sempre vai ter um bloco, então deixe-me escrever desta forma.
Her zaman bir tane bloka sahip olacagiz Bunu soyle yazayim.Bueno, parece que siempre vamos a tener uno bloquear, así que permítanme escribe de esta manera.
Her zaman bir tane bloka sahip olacagiz Bunu soyle yazayim.Hát, úgy tűnik, hogy mindig lesz egy kockánk, tehát hadd írjam ezt így.
Her zaman bir tane bloka sahip olacagiz Bunu soyle yazayim.Vi har altid et kvadrat, så det kan vi skrive det på den her måde.
Her zaman bir tane bloka sahip olacagiz Bunu soyle yazayim.Vypadá to, jako že budeme mít vždy jednu kostku, tak to takto zapíšu.
Her zaman bir tane bloka sahip olacagiz Bunu soyle yazayim.Vyzerá to, ako že budeme mať vždy jednu kocku, tak to zapíšem.
Her zaman bir tane bloka sahip olacagiz Bunu soyle yazayim.Като че ли винаги ще имаме едно блокче, така че нека запиша нещата така.
Hiçbir anakara sığınma şimdi kalır milliyetçi on blok ne kaçan onlar için asker더 본토 피난처는 이제 남아 있지 않습니다 민족주의 10 블록 무엇을 탈출 그들이 할 수있는 군대
Hiçbir anakara sığınma şimdi kalır milliyetçi on blok ne kaçan onlar için askerLimpopo ritmo
Hiçbir anakara sığınma şimdi kalır milliyetçi on blok ne kaçan onlar için askerShanghai hier ist die Botschaft klar als ausländische Geschäftsleute an Bord ihre Geschäfte gehen jetzt
Hiçbir anakara sığınma şimdi kalır milliyetçi on blok ne kaçan onlar için askerאין מקלט היבשת עכשיו להישאר נמלטים הלאומי 10, בלוק מה כוחות שהם יכולים
Hiçbir anakara sığınma şimdi kalır milliyetçi on blok ne kaçan onlar için askerلا ملجأ البر الرئيسى يبقى الآن الفارين من 10 قومية لبنة ما جندي في وسعهم
Hiçbir anakara sığınma şimdi kalır milliyetçi on blok ne kaçan onlar için asker逃げるナショナリスト10ブロックか 彼らがそうすることができるの軍隊 海の向こう
"içine bak" diyebiliyorsunuz ve oyunu kontrol eden kod bloklarına bakabiliyorsunuz.Bij het spel van iemand anders kan je "erin" kijken en zien hoe de stapels blokken het spel controleren.
"içine bak" diyebiliyorsunuz ve oyunu kontrol eden kod bloklarına bakabiliyorsunuz."안을 봐"라고 말하면 게임을 조절하는 상자들의 꾸러미를 볼 수 있죠.
"içine bak" diyebiliyorsunuz ve oyunu kontrol eden kod bloklarına bakabiliyorsunuz.Widząc czyjąś grę, można powiedzieć "zajrzyjmy do środka", i zobaczyć, z jakich bloków się składa.
"içine bak" diyebiliyorsunuz ve oyunu kontrol eden kod bloklarına bakabiliyorsunuz.Граючи у гру, ви можете дізнатися її структуру та сукупність команд, на основі яких вона працює.
"içine bak" diyebiliyorsunuz ve oyunu kontrol eden kod bloklarına bakabiliyorsunuz.אתם יכולים להגיד "תראו בפנים," ואתם יכולים לראות את ערמות הבלוקים ששולטים בו.
"içine bak" diyebiliyorsunuz ve oyunu kontrol eden kod bloklarına bakabiliyorsunuz.どうやってこれを実現しているか 知ることができます どのくらいの動きがあったかが判る 新しいブロックを使って
"içine bak" diyebiliyorsunuz ve oyunu kontrol eden kod bloklarına bakabiliyorsunuz.你只需要講「查看裏邊」 你就可以睇到嗰堆控制遊戲嘅積木
İlk beton bloklar 1868'de yapıldı.Az első betonelemeket 1868-ban gyártották.
İlk beton bloklar 1868'de yapıldı.Die ersten Betonblocksteine wurden 1868 hergestellt und entstammten einer einfachen Idee:
İlk beton bloklar 1868'de yapıldı.콩크리트 블록은 애당초에 서로 끼워 맞출 수 있는
İlk beton bloklar 1868'de yapıldı.První betonové bloky spatřily světlo světa v roce 1868.
İlk beton bloklar 1868'de yapıldı.Οι πρώτοι τσιμεντόλιθοι κατασκευάστηκαν το 1868 με μια πολύ απλή ιδέα:
İlk beton bloklar 1868'de yapıldı.Первые бетонные блоки были выпущены в 1868 году.
İlk beton bloklar 1868'de yapıldı.לבני הבטון הראשונות יוצרו ב 1868
İlk beton bloklar 1868'de yapıldı.أولى وحدات الخرسانة تم تصنيعها سنة 1868
İlk beton bloklar 1868'de yapıldı.その着想はいたってシンプルでした
işlem bloklanabilirSocket error code ConnectionRefusedAktion würde zu Blockierung führenSocket error code ConnectionRefused
işlem bloklanabilirSocket error code ConnectionRefuseda művelet blokkolódnaSocket error code ConnectionRefused
işlem bloklanabilirSocket error code ConnectionRefuseda operação iria bloquearSocket error code ConnectionRefused
işlem bloklanabilirSocket error code ConnectionRefusedåtgärden skulle blockeraSocket error code ConnectionRefused
işlem bloklanabilirSocket error code ConnectionRefusedhandeling zou blokkerenSocket error code ConnectionRefused
işlem bloklanabilirSocket error code ConnectionRefusedla operación se bloquearíaSocket error code ConnectionRefused
işlem bloklanabilirSocket error code ConnectionRefusedl'opération créerait un blocageSocket error code ConnectionRefused