Banka, üç blok ötededir.The bank is three blocks away.
Bloktaki yeni aileyle tanıştınız mı?Have you met the new family on the block?
Üç blok daha yürü ve müzeyi sol tarafında bulacaksın.Walk three more blocks and you will find the museum on your left.
Heykel bir blok kiraz ağacından oyuldu.The statue was carved from a block of cherry wood.
İki blok gidin ve sola dönün.Go two blocks and turn left.
Bu sokakta üç blok aşağı gidin.Go down this street three blocks.
Bu cadde boyunca iki blok git ve sola dön.Go two blocks along this street and turn left.
Liman bloke edilebilir.The harbor can be blocked.
O, bir blok ötede yaşıyor ve onun adı Susan.She lives a block away and her name is Susan.
İki ev arasındaki yol kar tarafından bloke edildi.The path between the two houses was blocked by snow.
İki blok yürü ve sola dön.Walk two blocks, and turn left.
Çocuklar bloklarla oynarlar.Children play with blocks.
Benim evim beş blok ötededir.My house is five blocks away.
O, bloktaki yeni bir çocukla çabucak arkadaş oldu.He quickly made friends with the new boy on the block.
Onlar bizim blokta yaşıyorlar.They live in our block.
Buradan birkaç blok ötede yaşıyor.She lives a few blocks away from here.
Bana bir bloknot ya da başka bir şey ver.Lend me a memo pad or something.
Buradan iki blok ötede.It's two blocks from here.
Ana cadde tören için bütün sabah bloke edildi.Main Street was blocked off all morning for the parade.
Nehri bloke eden baraj çok geniş.The dam blocking the river is very wide.
Gıda sevkiyatı bloke edildi.Food shipments were blocked.
Tom Mary'nin yolunu bloke etti ve onun odasına girmesine izin vermedi.Tom blocked Mary's way and wouldn't let her enter the room.
Tom Mary'nin yumruğunu bloke etti, sonra sağ eliyle ona tokat attı.Tom blocked Mary's punch, then slapped her with his right hand.
Tom blokun etrafını dolaştı ve park etmek için bir yer buldu.Tom circled the block looking for a place to park.
Tom konser salonundan yarım blok öteye parkedebildi.Tom was able to park a half a block away from the concert hall.
Yol düşen kayalar tarafından bloke edildi.The road was blocked by fallen rocks.
Tom Mary'nin yumruğunu bloke etti ve ona tekrar tekme attı.Tom blocked Mary's punch and kicked her again.
Sadece birkaç blok ötede kalıyorum.I only live a few blocks away.
Ben blok etrafında yürüdüm.I walked around the block.
Tom her sabah kahvaltıdan önce blok etrafında hızlı bir koşu yapar.Tom takes a quick jog around the block every morning before breakfast.
Benim evimden yaklaşık dört blok.It's about four blocks from my house.
Buradan iki blok öteye park etmek zorunda kaldım.I had to park two blocks from here.
Üniversite gettonun birkaç blok ötesindedir.The university is located a few blocks from the edge of the ghetto.
Üç blok ötede yaşıyorum.I live three blocks away.
O araba trafiği bloke ediyor.That car is blocking traffic.
Çocuk ahşap bloklarla oynuyordu.The child was playing with wooden blocks.
Üç blok yürü ve sonra sağa dön.Walk three blocks and then turn right.
Onun telefon numarasını bloknota yazdım.I wrote the phone number on the writing pad.
Bir bloknota ihtiyacım var.I need a writing pad.
Ben sadece üç blok ötedeyim.I'm only three blocks away.
Üç blok ötedeyim.I'm three blocks away.
Biz tren istasyonundan yaklaşık üç blok ötedeyiz.We're about three blocks from the train station.
Sıra büyüktü ve blok etrafındaki bütün yolda uzanıyordu.The line was huge and stretched all the way around the block.
Yolumun üç blok ötesine gittim.I went three blocks out of my way.
Tom bizden bir blok ötede yaşıyor.Tom lives a block away from us.
Sadece yaşadığım yerden bir blok ötede Boston'da tam burada yaşadığına inanamıyorum.I can't believe you live right here in Boston only a block from where I live.
Ben bu evi satın aldığımda, bloktaki en büyük evdi.When I bought this house, it was the largest house on the block.
Çocuklar ahşap bloklarla oynadılar.The children played with wooden blocks.
Çocuklar oyuncak bloklarla oynadılar.The children played with toy blocks.
Tom'la aynı blokta büyüdük.I grew up on the same block as Tom.
Tom ugg botlarıyla blok etrafında yürüdü.Tom walked around the block in his ugg boots.
Tom buradan birkaç blok ötede yaşıyor.Tom lives a few blocks from here.
Çocuklar bloklarla oynuyorlar.The children are playing with blocks.
Mega Bloklar, legolardan daha ucuzdur.Mega Bloks are less expensive than legos.
Tom'un kahkahası üç blok öteden duyulabilirdi.Tom's laughing could be heard three blocks away.
Senin araban bir blok uzaklıkta.Your car is a block away.
Dan Linda'nın evinden birkaç blok ötede yaşıyordu.Dan lived a few blocks away from Linda's home.
Tom Mary'den birkaç blok ötede yaşıyor.Tom lives a few blocks away from Mary.
Tom sadece birkaç blok ötede yaşıyor.Tom lives only a few blocks away.
Özel araba yolunu bloke etme.Don't block the driveway.