Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.Ale oni zjistili, že když bude povrch trochu hladší, těleso se bude pohybovat dál.
Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.하지만, 그들은 표면을 더 매끄럽게 하면 할 수록 더 먼거리를 이동한 다는 것을 알았다.
Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.Ma hanno notato che se si rende la superficie un po' più liscia questa cosa andrà più lontana.
Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.Siempre debe llegar a un paro en quizás una manera similar.
Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.Sie sagen aber, wenn du die Oberfläche ein wenig glatter machst, bewegt sich der Körper immer weiter.
Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.Αλλά αυτό που είδαν ήταν πως, όσο πιο λεία γίνεται η επιφάνεια, τόσο πιο μακριά κινείται το σώμα αυτό.
Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.Але вони розуміли, якщо поверхню зробити більш гладкою, то це тіло буде рухатись далі і далі.
Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.Но те са видели, че ако направите тази повърхност малко по-гладка, това нещо ще пътуват повече и повече.
Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.בעצם מה שהחוק אומר זה שגוף הנע במהירות קבועה ישאר במהירות זאת לנצח
Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.この物は、さらにさらに進むでしょう。 たぶんこの摩擦を排除するならば、
Atık bloğun rengiAffaldsblok- farve:
Atık bloğun rengiA kieső blokkok színe:
Atık bloğun rengiBarva nepořádku:
Atık bloğun rengiBarva zasmetnjenih blokov:
Atık bloğun rengiColor de bloque de deshecho (¿desecho?):
Atık bloğun rengiColore dei detriti:
Atık bloğun rengiCor dos blocos de lixo:
Atık bloğun rengiCouleur des bloc débris & #160;:
Atık bloğun rengiCuloare bloc inutil:
Atık bloğun rengiFarba bloku odpadu:
Atık bloğun rengiFarbe für Müllblöcke:
Atık bloğun rengiJätepalikan väri:
Atık bloğun rengiKleur van afvalblok:
Atık bloğun rengiKolor nieuporządkowanego bloku:
Atık bloğun rengiSkräpklossfärg:
Atık bloğun rengiΧρώμα κουτιού απορριμμάτων:
Atık bloğun rengiКолір блоку сміття:
Atık bloğun rengiЦвет незаполненных блоков:
Atık bloğun rengiצבע בלוק זבל:
Atık bloğun rengiقمامة مربع اللّون:
Atık bloğun rengi消されたブロックの色:
Atnaf aynı zamanda kendi blogunda yazıyor ve bir dijital güvenlik uzmanı.Atnaf betreibt außerdem seinen eigenen Blog und ist Experte für digitale Sicherheit.
Atnaf aynı zamanda kendi blogunda yazıyor ve bir dijital güvenlik uzmanı.Atnaf má také svůj vlastní blog a je odborníkem na digitální bezpečnost.
Atnaf aynı zamanda kendi blogunda yazıyor ve bir dijital güvenlik uzmanı.Atnaf possède également son propre blog ; en outre c'est un expert en sécurité numérique.
Atnaf aynı zamanda kendi blogunda yazıyor ve bir dijital güvenlik uzmanı.Atnaf también administra su propio blog y es experto en seguridad digital.
Atnaf aynı zamanda kendi blogunda yazıyor ve bir dijital güvenlik uzmanı.Атнаф также ведёт свой собственный блог и является экспертом в области цифровой безопасности.
Aynı zamanda Facebook, Twitter ya da blogunuzda bizden bahsederek de bize yardım edebilirsinizそのほか考えられること全て多大な援助となります このショーの成功は、あなたの支援にかかっていて、
Bir buz küpünüz veya bloğunuz var diyelim.Digo hielo, para que no haya mucha fricción.
Bir buz küpünüz veya bloğunuz var diyelim.En misschien ben jij aan dat ijsblokje aan het trekken onder een bepaalde hoek.
Bir buz küpünüz veya bloğunuz var diyelim.אולי יש לכם קוביית קרח, או איזו בלטה.
Bir buz küpünüz veya bloğunuz var diyelim.多くの摩擦がないように、氷にしましょう。
Bir En Kötü Turdan sonra blogunda Porto'nun, "yapımı süren bir hayalet kasaba" olduğunu yazmış:Après un « worst tour », il a écrit sur son blog « Porto, une ville fantôme » :
Bir En Kötü Turdan sonra blogunda Porto'nun, "yapımı süren bir hayalet kasaba" olduğunu yazmış:Dopo un "worst tour", ha scritto sul suo blog “Porto, una città fantasma in divenire”:
Bir En Kötü Turdan sonra blogunda Porto'nun, "yapımı süren bir hayalet kasaba" olduğunu yazmış:Nach einer "Worst Tour", schrieb er in seinem Blog über “Porto, eine zu werdende Geisterstadt”:
Bir En Kötü Turdan sonra blogunda Porto'nun, "yapımı süren bir hayalet kasaba" olduğunu yazmış:Tras un "worst tour", escribió en su blog sobre “Oporto, una ciudad fantasma en construcción” :
Bir En Kötü Turdan sonra blogunda Porto'nun, "yapımı süren bir hayalet kasaba" olduğunu yazmış:После "худшего тура", он написал в своем блоге о “Порто, городе-призраке в процессе образования” :
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.어느날 그가 글을 하나 올렸어요 부인이 아기를 낳았는데 25주만에 태어났다고요
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.Estaba escribiendo su blog un día, y su esposa dió a luz a su bebé a las 25 semanas de gestación.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.Il était en train d'écrire sur son blog un jour, et sa femme a donné naissance à son bébé -- à 25 semaines.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.Jednoho dne psal blog a jeho manželka porodila ve 25. týdnu.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.Một hôm anh ấy vẫn viết như bình thường và vợ anh ta sinh con khi mới mang thai 25 tuần.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.Op een dag schreef hij aan zijn blog, toen zijn vrouw op 25 weken van haar baby beviel.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.Pewnego dnia pisał na blogu, a jego żona urodziła w 25... w 25 tygodniu.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.Si posta pe blogul lui intr-o zi, si sotia lui a nascut copilul la 25 - la 25 de saptamani.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.И однажды он писал в свой блог, а его жена родила ребёнка на 25 неделе беременности.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.И си пишел един ден в блога, и в този ден жена му родила бебето им в 25 - в 25-тата седмица.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.והוא כתב את הבלוג שלו יום אחד, ואישתו ילדה את התינוק שלה 25 -- בשבוע ה25.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.وكان يكتب في مدونته قبل أن في يوم، تلد زوجته مولودها في 25 .. في الأسبوع الخامس والعشرين من الحمل.
Bir gün blogunda yazıyorken, 25 -- 25 haftalık hamile karısı doğum yaptı.彼の妻が25週目で赤ちゃんを 生んだ時 彼はそのことを全く予期していませんでした
Birlikte çalıştığımız Gregory Ciotti'nin "sparring mind" adlı blogunu inceleyebilirsiniz.Prejdite na blog Gregoryho Ciottia s názvom "sparring mind", s ktorým sme spolupracovali na tomto videu.