Ağacın kökü giriş bloğundadır.根となるのは入口ブロックである。
Eğer M, N'nin anlık baskılayıcısı ise M bloğundan N bloğuna bir ark vardır.ブロックMがブロックNの支配ノードである場合、ブロックMからブロックNへのエッジが描かれる。
Zamanın Google CEO'su Larry Page, Google'ın resmi blogundan paylaştığı bir gönderiyle bunu duyurdu.Google CEOラリー・ペイジはこの告知をGoogleの公式ブログ内の記事として投稿した。
Şarkı ayrıca Perez Hilton'un blogunda da yer aldı.这张单曲还在佩雷斯·希尔顿的博客中出现。
Swift şarkıyı Maya Thompson'nın blogunu okuduktan sonra yazdı.斯威夫特在阅读了马雅·汤普森的博客后写下了这首歌曲。
Periyodik tabloda p bloğunda yer alır ve 7. periyodun son elementidir.在元素週期表上,鿫位於p區,是第7週期的最後一個元素。
Sanatçı şarkıyı dört yaşında kanserden ölen bir çocuğun annesinin blogunu okuduktan sonra yazdı.这首歌是她用来纪念一位死于神经母细胞瘤的四岁男孩的。
RFC 5735 169.254.0.0/16 adres bloğunu yerel bağlantı adreslemede özel kullanım için tanımlar.从169.254.1.0到169.254.254.255的地址可以用于链路本地地址的分配。
Şarkı ayrıca (])'un blogunda yer aldı.亦在藍本「蒼」篇中登場。
Barney'nin Blogu: Dizi boyunca Barney, bloguna göndermeler yapmaktadır.巴尼多次在劇中自稱有部落格,最後由CBS電視台真的設立巴尼的部落格。
Nxt protokolü sadece son 720 bloğun yeniden düzenlenmesini sağlar.엔엑스티의 프로토콜은 지난 720개 블록의 재구성만을 허용한다.
Zamanın Google CEO'su Larry Page, Google'ın resmi blogundan paylaştığı bir gönderiyle bunu duyurdu.구글의 CEO 래리 페이지는 구글의 공식 블로그의 게시글에 이것을 발표하였다.
Ve blogunda herkes yorum yazabilir.בבלוג קהילתי כל אחד יכול לכתוב.
24 Temmuz 2010'da Kanye West'in blogunda "My Dark Twisted Fantasy Trailer" şeklinde bir başlık yer aldı.ב-24 ביולי 2010, הופיעה בבלוג של קניה וסט כרזה בשם My Dark Twisted Fantasy Trailer.
Her bloğun tek bir anlık baskılayıcısı vardır.בכל חדר בחינה ישנו משגיח אחד בלבד.
24 Ocak 2012'de resmi Microsoft blogunda MIX 2012 olmayacağını belirtti.На 24 януари 2012 г. официалният блог на Microsoft съобщава, че MIX 12 няма да се състои.
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Aaron escribía a menudo de un modo cándido en su blog:
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Aaron psal často upřímně na svůj blog:
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Aaron schreef vaak openhartig in zijn persoonlijke blog:
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Aaron schrieb oft ehrlich in seinem persönlichen Blog:
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Aaron skrev ofte åbenhjertigt i sin blog:
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Spesso Aaron scriveva candidamente nel suo blog personale:
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Sur son blog personnel Aaron est souvent sincère :
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Trên trang cá nhân của mình, cậu<br/>đã chia sẻ rất chân thật.
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Ο Aaron συχνά έγραψε με ειλικρίνεια στο προσωπικό του blog:
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Аарон часто писал откровенно в своем личном блоге:
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.Арън често пишеше искрено в личния си блог:
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.كان آرون يكتُب بصراحة في مدونته الشخصية
Aaron, kiţisel blogunda açýk bir ţekilde sýk sýk dile getirirdi.僕は深く物事について考えている、 そして同じように人々にも深く考えて欲しい。
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Aber ich lese euren Blog. Ich weiß, dass ihr euer Label hasst.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Ale čítam tvoj blog a viem, že neznášaš tú hudobnú spoločnosť.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Ale čtu tvůj blog a vím, že nenávidíš svoje vydavatelství.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum.'Ale czytam wasz blog, i wiem, że nienawidzicie swojej wytwórni.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Dar îți citesc blogul, știu că urăști casa de discuri.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."De elolvastam a blogod, és tudom, hogy gyűlölöd a kiadód.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."하지만 당신의 블로그를 읽고 레코드사를 싫어한다는 사실을 알게됐습니다.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum.'Maar ik lees je blog, ik weet dat je je platenmaatschappij haat.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum." Mais je lis votre blog, je sais que vous détestez votre label.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Ma leggo il tuo blog, so che odi la tua casa discografica.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Mas eu leio o teu blogue, sei que odeias a tua editora.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Men jag läste din blogg, jag vet att du hatar ditt skivbolag.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Men jeg læser jeres blog, og jeg ved I hader jeres pladeselskab.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Mutta luen blogiasi. Tiedän, että vihaat levy-yhtiötäsi.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Nhưng tôi đã đọc blog của cô, và tôi biết cô ghét cái hãng thu âm đó.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Pero leí tu blog, sé que odias tu sello.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum. Sadece sana bu parayı vermek istedim.""Но чета блога ти, знам че мразиш компанията ви, затова исках да ти дам на теб парите."
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Tetapi saya membaca blog anda, saya tahu anda membenci label anda.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Αλλά διαβάζω το μπλογκ σου, ξέρω ότι μισείς την δισκογραφική σου.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Але я читаю Ваш блог, і знаю, що Ви ненавидите вашу звукозаписуючу компанію.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."Но я читаю Ваш блог и знаю, что Вы ненавидите Вашу звукозаписывающую компанию.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."אבל אני קורא את הבלוג שלך. אני יודע שאת שונאת את החברה שלך.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum."ولكن قرأت المدونة الخاصة بك، وأنا أعلم أنك تكرهين الشركة الخاصة بك.
"Ama blogunu okuyorum ve plak şirketinden nefret ettiğini biliyorum.このお金はあなたに 受け取って欲しい」
Ama burada ne hız bu bloğun olacak? Değil mi?Ale ile wynosi prędkość bryły pod koniec? zgadza się?
Ama burada ne hız bu bloğun olacak? Değil mi?Ale jaká bude rychlost posunu toho bloku?
Ama burada ne hız bu bloğun olacak?하지만 여기 있는 블럭의 속도는 어떻게 될까요?
Ama burada ne hız bu bloğun olacak?Але якою буде швидкість, коли блок буде ось тут?
Ama burada ne hız bu bloğun olacak?מה תהיה כאן המהירות של הגוף?
Ama burada ne hız bu bloğun olacak?どうでしょうか?
Ancak yüzey biraz daha pürüzsüz olunca bloğun daha uzağa gidebildiğini gördüler.Ale Oni zauważyli, że gdybyśmy wykonali odrobinę gładszą powiezchnie ten przedmiot wędrowałby dalej i dalej.