Hanako onun blöfünü gördü.Hanako called his bluff.
İyi bir poker oyuncusu birinin ne zaman blöf yaptığını söyleyebilir.A good poker player can tell when someone's bluffing.
Blöf yapmıyorum.I'm not bluffing.
Blöf yapıyorsun.You're bluffing.
Tom blöf yapıyor.Tom's bluffing.
Onlar blöf yapıyorlar.They're bluffing.
Blöf yapıyorum.I'm bluffing.
Tom'un blöfünü gör.Call Tom's bluff.
Tom blöf yapmıyor.Tom isn't bluffing.
Tom blöf yapıyordu.Tom was bluffing.
Tom blöf yapmıyordu.Tom wasn't bluffing.
Onlar blöf yapmıyordu.They weren't bluffing.
Blöf yapıyordum.I was bluffing.
Tom sadece blöf yapıyor.Tom is only bluffing.
Blöf yapıyordun, değil mi?You were bluffing, weren't you?
Tom'un blöf yaptığını sanmıyorum.I don't think Tom is bluffing.
Tom'un blöf yaptığını biliyordum.I knew Tom was bluffing.
Tom Mary'nin blöf yaptığını biliyor.Tom knows that Mary is bluffing.
Tom Mary'nin blöfünü aradı.Tom called Mary's bluff.
Tom'un blöf yaptığını nasıl söyleyebilirsin?How could you tell Tom was bluffing?
Blöf yaptığımı düşünüyorsun, değil mi?You think I'm bluffing, don't you?
Tom'un blöf yaptığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom is bluffing.
Ben Tom'un blöf yapıyor olduğundan eminim.I'm pretty sure that Tom is bluffing.
Tom blöf yapıyor olabilir.Tom may be bluffing.
Blöf yapmadığını nereden bileyim?How do I know you're not bluffing?
Tom'un blöf yaptığını nereden biliyorsunuz?How do you know Tom is bluffing?
Tom'un blöf yaptığını nasıl biliyorsun?How do you know Tom is bluffing?
Sanırım Tom blöf yapıyordu.I think Tom was bluffing.
Tom'un blöf yaptığını düşündüm.I thought Tom was bluffing.
Sanırım Tom sadece blöf yapıyordu.I think Tom was only bluffing.
Tom'un sadece blöf yaptığını söyleyecektim.I'd say Tom was only bluffing.
Blöf yaptığımı mı düşünüyorsun?Do you think I'm bluffing?
Tom'un blöf yapmadığını hepimiz biliyorduk.We all knew Tom wasn't bluffing.
Tom'un blöf yaptığını hepimiz biliyorduk.We all knew Tom was bluffing.
Blöf yaptığımı nasıl bildin?How did you know I was bluffing?
Bu açıkça bir blöf.It's obviously a bluff.
Blöf yapmıyordum.I wasn't bluffing.
Hâlâ blöf yaptığımı mı düşünüyorsun?You still think I'm bluffing?
Sence hâlâ blöf mü yapıyorum?Do you still think I'm bluffing?
Tom blöf yapıyor mu?Is Tom bluffing?
Tom blöf mü yapıyor?Is Tom bluffing?
Biz blöf yapmıyoruz.We aren't bluffing.
Sanırım blöf yapıyorsun.I think you're bluffing.
Tom onların blöflerini görmeyi planlıyor.Tom plans to call their bluff.
Tom'un blöf yaptığını biliyorum.I know that Tom is bluffing.
Tom'un blöf yaptığından şüpheleniyorum.I suspect Tom is bluffing.
Tom ve Mary'nin blöf yaptığından şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary are bluffing.
Belki Tom blöf yapmıyordur.Maybe Tom isn't bluffing.
Belki Tom blöf yapmıyordu.Maybe Tom wasn't bluffing.
Blöf yapıyorsun, değil mi?You're bluffing, aren't you?
Tom blöf yapıyor, değil mi?Tom is bluffing, isn't he?
Tom ve Mary blöf yapıyorlar.Tom and Mary are bluffing.
Tom sadece blöf yapıyor, değil mi?Tom is only bluffing, isn't he?
Rusya Federasyonu Konseyi ise Poklonskaya karşı suçlamaları bir "blöf" olarak gördüğünü ilan etti.The Federation Council of Russia declared the charges against Poklonskaya a "bluff".
Tabii oyuncular blöf de yapıyor olabilirler.Players could also be blackmarked.
Çünkü, diğer oyuncunun blöfünü görememiştir.The other player does not take points.
Keamy'nin blöf yaptığına inanan Ben boyun eğmez ve Keamy de Alex'i vurarak öldürür.Believing that he is bluffing, Ben does not comply, and Keamy shoots Alex dead.
Al içine!!!: Blöfü görülen kişiye denir."謎カラ"ってなーんだ?でんぱ組.incと歌いながら名探偵を目指す!!".
R.U.S.E. rakipleri aldatmak , blöf yapmak gibi bazı kartlı hile sistemi bulunmaktadır.Some American economists challenge the idea of trade as a zero-sum game transaction.
İki yaşındakiler blöf yaparlar.Two-year-olds bluff.