Sizi bizzati öldürecek şeyler.Presne to, čo vás zabije.
Sizi bizzati öldürecek şeyler.Proprio la roba che finirà con l'ucciderci.
Sizi bizzati öldürecek şeyler.Ό,τι ακριβώς θα σας σκοτώνει.
Sizi bizzati öldürecek şeyler.Това, което ще ви убие.
Sizi bizzati öldürecek şeyler.То, что вас убьет.
Sizi bizzati öldürecek şeyler.בדיוק הדברים שיהרגו אותך.
Sizi bizzati öldürecek şeyler.الأشياء التي تقوم بقتلك.
Sizi bizzati öldürecek şeyler.だから今オーガニックを食べようと騒ぎ立ているね
Sizi bizzati öldürecek şeyler.呢啲嘢食都會拿你命
Suç duyurusunu (rikosilmoitus) telefon yoluyla ya da bizzat polis merkezinde yapabilirsiniz.Brottsanmälan (rikosilmoitus) kan göras per telefon eller personligen på polisstationen.
Suç duyurusunu (rikosilmoitus) telefon yoluyla ya da bizzat polis merkezinde yapabilirsiniz.Rikosilmoituksen voi tehdä puhelimella tai poliisilaitoksella henkilökohtaisesti.
Suç duyurusunu (rikosilmoitus) telefon yoluyla ya da bizzat polis merkezinde yapabilirsiniz.Une plainte (rikosilmoitus) peut être déposée par téléphone ou sur place au bureau de police.
Suç duyurusunu (rikosilmoitus) telefon yoluyla ya da bizzat polis merkezinde yapabilirsiniz.من الممكن تقديم البلاغ بشأن الجريمة (Rikosilmoitus) عن طريق الهاتف أو بشكل شخصي في مركز الشرطة.
Suç duyurusunu (rikosilmoitus) telefon yoluyla ya da bizzat polis merkezinde yapabilirsiniz.您可通过电话或者亲自前往警察局报案(Rikosilmoitus)。 一些不严重,也不需要紧急警察的援助的罪案,你可以通过互联网报案。
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...En als ze iets bestellen dat ze echt lekker vinden, dan kan ik het een lunch maken.
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...E se ordinano qualcosa che gli piace particolarmente, allora posso fare il pranzo personalmente.
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...Et si ils commandent quelque chose qu'ils aiment vraiment, alors je pourrais le faire pour eux.
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...Jeśli zamówią coś, co naprawdę lubią, wtedy ja osobiście to dla nich przygotuję.
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...그리고 언제든지 좋은 음식은 오더를 하면은 또 제가 직접 또 만들어가지고 도시락을 만들 수 있는기라
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...Och om de beställer nåt de gillar, då kan jag personligen laga lunchen.
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...Si daca comanda ceva care chiar le place, atunci eu personal pot sa o fac un pranz.
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...Und wenn sie etwas bestellen, was sie gerne mögen, dann werde ich es persönlich für sie zu Mittag machen.
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...Và nếu họ chọn những món họ thích, con vẫn có thế chế thành một bữa ăn
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...Κι παραγγείλουν κάτι που τους αρέσει πολύ, τότε μπορώ εγώ ό ίδιος να το κάνω μεσημερινό.
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...Закажут, что им по праву, а я приготовлю.
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...و إذا قاموا بطلب شيء يعجبهم حقاً. عندها سأقوم شخصياً بتحضيره إلى وجبة
Ve gerçekten çok yemek istedikleri bir şey de olursa, ben bizzat hazırlarım...容器はこれでいいですか?
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.A zajímavé je, že ten trh byl vlastně vytvořen hráči samotnými.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.Co jest ciekawe, powstał tak naprawdę z inicjatywy samych graczy.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.Dan yang menarik adalah pasar ini sebenarnya diciptakan oleh gamer sendiri.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.E la cosa interessante è che il mercato è stato creato dagli stessi giocatori.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.Et ce qui est intéressant, c'est que ce marché a été créé par les joueurs eux-mêmes.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.Het interessante is dat deze handel feitelijk is gecreëerd door de gamers zelf.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.흥미로운 건 그 시장을 만든 사람들이 사실 게이머들 스스로라는 겁니다.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.Nagyon érdekes ezzel kapcsolatban, hogy a piacot tulajdonképpen maguk a játékosok hozzák létre.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.Şi ce e şi mai interesant este faptul că piaţa a fost creată chiar de către jucători.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.Und interessant an dem Markt ist, dass er eigentlich von den Spielern selbst gegründet wurde.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.Và điều thú vị là thị trường đó thật sự được tạo ra bởi bản thân những người chơi.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.Και το ενδιαφέρον είναι πως δημιούργηθηκε από τους ίδιοι τους παίκτες.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.И интересный момент заключается в том, что рынок был создан самими геймерами.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.Интересното е, че в действителност е създаден от самите геймъри.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.І, що цікаво, цей ринок створили самі гравці.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.ומה שמעניין בזה הוא שהשוק הזה בעצם נוצר על ידי הגיימרים עצמם.
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.والمشوق أن هذه السوق بنيت من اللاعبين أنفسهم
Ve ilginç olan da şu, pazar bizzat oyuncuların kendileri tarafından kuruldu.ゲーマーたちが作り上げたのです アイテム交換やアカウント売買を
Ver caným, bizzat ilgileneceđim... ...ben Handan Haným ile.Добре. С не много захар. Хаджел, върви и направи едно хубаво кафе за дамата.
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.Kami pergi dari ranjang ke ranjang dengan dokter jaga sebagai penanggung jawabnya.
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.침대에서 침대로 옮겨다녔고, 주치의가 담당자였습니다
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.Πηγαίναμε από κρεββάτι σε κρεββάτι.Επόπτευε ο επικεφαλής γιατρός.
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.הלכנו ממיטה למיטה. הרופא התורן היה האחראי.
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.كنا ننتقل من سرير إلى سرير. وكان الطبيب المناوب هو المسئول.
Yatakları tek tek dolaşırdık. Hastadan sorumlu doktor bizzat orada olurdu.最近では
Yeni evsizler barınağını ve Kaptan Çekiç heykelini... ...bizzat belediye başkanı açacak.Это хороший день, чтобы быть бездомным.