bizlerin ile cümle
bizlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.놀랍도록 탐구적인 종으로서 우리의 존재를 이루는 모든 것과 우리가 될 수 있는 모든 것의 상징입니다.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Mindannyiunk létezésének szimbóluma és annak, hogy nem lehetünk más, mint elképesztően kíváncsi faj.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Se symbolisoi kaikkea mitä olemme ja kaikkea mitä voimme olla yllättävän uteliaana lajina.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Sie ist das Symbol all dessen, was wir sind und wozu wir als erstaunlich wissbegierige Spezies fähig sind.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Она символизирует все, чем мы являемся и чем можем стать как вид, обладающий удивительной любознательностью.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Тя е символа на всичко, което сме и всичко, което можем да бъдем като изключително и любопитен вид.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Це символ того, ким ми є і ким можемо бути як жадібний до знань біологічний вид.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.היא מסמלת את כל מה שהננו ושל כל מה שאנו יכולים להיות כגזע חקרני להפליא.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.إنه رمز لكل ما نحن عليه وكل ما يمكن أن نكون عليه كمخلوقات فضولية بشكل يثير الدهشة
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.人類全体のあり方や可能性を 象徴しています 生物圏が激しく侵されてしまったのと同様に
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.스티그 그랜드는 여러분이나 저, 우리들 스스로가 불변의 물질이라기보다는 파도와 같다고 지적하였습니다.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand afirma que eu e vocês, todos nós, somos mais como uma onda do que como algo permanente.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand bemærker, at du og jeg selv er mere lig en bølge end en permanent ting.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand chỉ ra rằng, cả tôi và bạn, đều giống với sóng hơn là một vật chất vĩnh cửu.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand huomauttaa, että sinä ja minä, me olemme pikemminkin aalto kuin pysyvä asia.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand menunjukkan bahwa Anda dan saya, kita sendiri, lebih mirip gelombang daripada benda permanen.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand påpekar att du och jag, är själva mer som en våg än ett permanent ting.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand poukazuje aj na to, že aj my sami sme skôr vlnovej povahy ako trvalé veci.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand poukazuje na to, že i my sami jsme spíš jako vlny než stálé věci.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand señala que nosotros mismos, somos más como una onda que una cosa permanente.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand subliniază că tu şi cu mine înşine suntem mai degrabă o undă decât un lucru constant.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve Grand wijst erop dat jij en ik ons meer gedragen als een golf dan als een blijvend iets.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Steve wskazuje, że ty i ja jesteśmy bardziej jak fale niż stałe rzeczy.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Стив Гранд отбелязва, че вие и аз сме по-скоро като вълна, отколкото като нещо постоянно.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.Стив Гранд указывает, что все мы — и вы и я — более похожи на волну, чем на постоянное нечто.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.סטיב גרנד מצביע על כך שאתם ואני, אנו עצמנו, מהווים יותר גל מאשר דבר קבוע.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.يشير ستيف جراند الى أنه انت وأنا، نحن، مثل الموج أكثر من كوننا أشياء دائمة.
Steve Grand, sizin ve benim, bizlerin, sabit bir şeyden ziyade dalga gibi olduğumuzu söyler.波のようなものだと言います
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Có phải Chúa liên quan mật thiết đến nỗi đau của ta, và Người cảm nhận được nó trong cơ thể mình ?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Czy Bóg jest blisko związany z naszym cierpieniem, tak, że On sam odczuwa je w swoim własnym jestestwie?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Dieu est-il intimement lié à notre souffrance, au point qu'Il le ressente au plus profond de Son être?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?¿Está Dios intimamente involucrado en nuestro sufrimiento, así tal que el lo siente en su propio Ser?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Este Dumnezeu adânc implicat în suferința noastră, încât să o simtă în adâncul fiintei Lui?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Is God innig betrokken met ons lijden, zodat hij het in zijn eigen wezen voelt?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Ist Gott auf intime Weise in unsere Leiden eingebunden, so dass Er es in Seinem eigenen Sein spürt?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Je Bůh blízce spojen s naším utrpením, takže jej prožívá i sám na sobě?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?하나님은 우리의 고통에 친밀하게 개입하여, 그 자신의 존재 내에서 그 고통을 느끼나요?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Oppure é intimamente nella nostra sofferenza, così da sentirla dentro di Sé?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Ο Θεός σχετίζεται άμεσα με τα βάσανά μας, ώστε να τα νιώθει στην ύπαρξή Του;
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Бог интимно въвлечен ли е в нашето страдание, така че самия Той да го чувства?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?Чувствует ли Господь наши страдания так глубоко, как чувствовал бы свои собственные?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?האם אלוהים מעורב באופן אינטימי בסבל שלנו, כך שהוא מרגיש את זה בהווייתו?
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?هل يشاركنا الرب بحميمية معاناتنا, فيشعر بها داخله؟
Tanrı bizlerin acılarıyla yakından ilişkili mi, bunu kendi varlığında hissedecek kadar mı?我々の苦しみに関与するのでしょうか? こんなことを信じる位なら この人形使いを潔く見放し
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.A universalidade, mais uma vez, somos nós - nós somos a cidade.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Để lặp lại, tính vũ trụ, đó là chúng ta -- chúng ta chính là thành phố.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Denne universalitet, for at sige det igen, er os - at vi er byen.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Die Allgemeingültigkeit, um es zu wiederholen, sind wir - wir sind die Stadt.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Ez az univerzalitás, hogy ismételjem, mi vagyunk -- az, hogy mi vagyunk a város.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Het universele, om te herhalen, zijn wij - wij zijn de stad.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.반복해서 말하지만, 그 보편성은, 우리입니다 즉, 우리가 도시라는 것입니다
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Lo que es universal, somos nosotros, lo repito, nosotros somos la ciudad.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.L'universalité, je le répète, c'est nous, le fait que nous sommes la ville.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Ripeto, l'universalità siamo noi - le città siamo noi.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Sekali lagi, yang universal adalah kita -- kita adalah kota.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Universalitatea, repet, suntem noi - adică, noi suntem oraşele.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Univerzalita, pre zopakovanie, sme my -- my sme to mesto.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Uniwersalność, powtórzę po raz kolejny, to my -- to my jesteśmy miastem.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Všeobecnost, abych to zopakoval, tvoříme my - my jsme městem.
Tekrar edecek olursak bu evrensellik bizleriz, bizlerin şehiri oluşturması.Αυτή η καθολικότητα, για να επαναλάβω, είμαστε εμείς -- που είμαστε η πόλη.