bizlerin ile cümle
bizlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu da demek oluyor ki, bizlerin Comicon'da (ÇN:Ο στρατιώτης ήταν ακριβώς από πάνω της.
Bu da demek oluyor ki, bizlerin Comicon'da (ÇN:Наш солдат был прямо над бомбой.
Bu da demek oluyor ki, bizlerin Comicon'da (ÇN:Цей солдат знаходився над фугасом.
Bu da demek oluyor ki, bizlerin Comicon'da (ÇN:החייל היה בדיוק על הפצצה.
Bu da demek oluyor ki, bizlerin Comicon'da (ÇN:كان ذلك الجندي يقف على القنبلة.
Bu da demek oluyor ki, bizlerin Comicon'da (ÇN:他のチームメンバーが近寄ってみると
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Aceste fotografii demonstrează că simțim suferința celorlalți, la orice distanță s-ar afla.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Apa yang ditunjukkan oleh gambar-gambar ini adalah kita merasakan rasa sakit orang lain sejauh apapun.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Ce que ces photos montrent c'est que nous ressentons la douleur d'autrui, même si c'est à distance.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Diese Bilder zeigen, dass wir in der Tat die Schmerzen anderer fühlen, egal wie fern sie sind.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Điều mà những bức ảnh này diễn đạt là ta có thể cảm nhận được nỗi đau của những người khác bất kể khoảng cách.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Ezek a képek mutatják meg, hogy igenis érezzük mások fájdalmát, bármilyen távoliak is.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.이 사진들이 증명하는 것은 우리가 진정 타인의 고통을 느낀다는 것입니다 거리에 상관 없이 말입니다.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Lo que estas fotos demuestran es que sí sentimos dolor por otros no importa que tan lejos estén.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.O que estas imagens demonstram é que nós sentimos a dor dos outros, não importa quão distantes.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Queste immagini dimostrano quanto sentiamo il dolore degli altri, per distanti che siano.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Wat deze foto's aantonen is dat we echt het leed van anderen voelen, ongeacht de afstand.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Zdjęcia te demonstrują, że czujemy ból innych, nieważne jak są daleko.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Αυτό που δείχνουν αυτές οι εικόνες είναι ότι όντως νιώθουμε τον πόνο των άλλων, ακόμη και από απόσταση.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Това, което показват тези снимки е, че ние сме съпричастни на болката на другите, колкото и да е сдържано.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.Эти фотографии демонстрируют нам тот факт, что мы действительно разделяем боль других людей, но отстраненно.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.מה שהתמונות מדגימות הוא שאנו חשים את כאבם של אחרים, לא משנה כמה הם רחוקים מאיתנו.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.ما تثبته هذه الصور هو نحن نحس بآلالام الآخرين، ولكن بفارق كبير.
Bu fotoğraflar bizlerin başkalarının acılarını, uzaktan da olsa, hissettiğimizi gösteriyor.他人の痛みを感じること どんなに遠くいても... 私がこれらの写真を見て思うのは
Bunlar vatandaşların sözleri ve bizlerin en büyük umutlarını temsil ediyor.그들은 모두 국민의 언약이며 최고의 희망을 이야기 합니다.
Bunlar vatandaşların sözleri ve bizlerin en büyük umutlarını temsil ediyor.Son las palabras de ciudadanos, y ellos representan nuestra mayor esperanza.
Bunlar vatandaşların sözleri ve bizlerin en büyük umutlarını temsil ediyor.皆さんと私は 米国民として この国の道筋を決める力をもっています
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.Das ist, nochmals, was wir tun sowohl auf molekularer Ebene aber auch nach außen hin.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.다시 한 번 말하지만 물론 우리 인간도 분자적으로나 그 외 방식으로도 이런 일을 합니다.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.Men det är klart, det är vad vi gör, både på ett molekylärt sätt och på ett yttre.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.І, звісно, це те, що ми робимо, як на молекулярному рівні, так і в загальному плані.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.וכמובן שגם אנו עושים זאת, גם בדרך מולקולרית, וגם בסביבתנו החיצונית.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.ومرة أخرى بالطبع هذا ما نقوم به سواء في طريقة جزيئية او كما في طريقة الخارج
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.分子的なレベルや より広い視野から行っており 私は分子の方について考えています
Bu yüzden, bizlerin şunu yapması gerekir:C'est pourquoi, ensemble, nous avons besoin de :
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Järjestelmämme louhii mielemme samalla tavalla kuin me louhimme maata: löytääkseen tietyn raaka-aineen.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.어디서나 비슷비슷한 광물을 얻기 위해 지구를 갉아먹는 것처럼 우리의 교육제도가 우리의 정신을 갉아먹고 있습니다.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Náš školský systém nám vydoloval mysle tak, že my dolujeme zo zeme určité suroviny.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Náš vzdělávací systém vytěžil naši mysl stejným způsobem, jakým my těžíme ze země - těžíme určitou komoditu.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Nasz system edukacji wyeksploatował nasze umysły tak, żebyśmy wyzyskali Ziemię dla określonych surowców.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Oktatási rendszerünk úgy bányászta eddig elménket mint egy külszíni fejtés: egy bizonyos nyersanyagért.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Våra utbildningssystem har styrt våra intellekt i den riktning så vi dagbryter jorden: för en speciell vara.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.Наша образовательная система опустошила наши умы, как мы опустошаем недра Земли, преследуя определённые цели.
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.מערכת החינוך שלנו חפרה עד כה במוחותינו כפי שאנו כורים ועושקים את כדור הארץ:
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.نظامنا التعليمي قد حفر في عقولنا بطريقة أدت إلى أنا ندمر الأرض: من أجل سلعة معينة
Eğitim sistemimiz, bizlerin dünyayı belli bir yer altı zenginliği için kazdığımız gibi aklımızı kazmakta.私たちから特定の物だけを発掘してきました でも将来それはもう役立ちません
Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Unterstützt die Kinder und Menschen Palästinas!
Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.ساندوا أطفال فلسطين وشعبها.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Không, vì bây giờ chúng tôi có hi vọng.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Nee, want nu hebben we hoop.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Nem, mert van már reményünk.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."No, perché ora abbiamo speranza.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."No, porque ahora hay esperanza.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Nu, pentru că acum avem speranță.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Не, защото сега имам надежда.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Нет, потому что теперь у нас есть надежда.
"Hayır, çünkü bizlerin bir umudu var."Ні, тому що тепер ми маємо надію.
hepsi, bu tür korkunç durumlarda bizlerin vermeyi umut edebileceğimiz türden bir tepki verdiler:- elles ont réagi comme nous esperons tous que nous réagirions dans de telles circonstances effrayantes:
hepsi, bu tür korkunç durumlarda bizlerin vermeyi umut edebileceğimiz türden bir tepki verdiler:— odpowiedzieli wszyscy nadzieję, że możemy reagować w takich okolicznościach przerażające:
hepsi, bu tür korkunç durumlarda bizlerin vermeyi umut edebileceğimiz türden bir tepki verdiler:Respondieron del mismo modo que esperamos nosotros lo hubiéramos hecho en tales circunstancias aterrorizantes: