bizlerin ile cümle

bizlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.人間として、 お互いに関わり合っていることを示すときなのです。 相互依存
Belki de şimdi insan olarak bizlerin birbirimize bağımlılık ilan etmemizin vaktidir.或许,现在是时候 让我们作为人类 宣布我们的相互依存性
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Dan saya percaya kita termasuk dalam ambang batas dari kisah besar ini.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.E eu acredito que nós contamos como um limiar nesta Grande História.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.E penso proprio che anche la nostra comparsa possa valere come un confine in questa storia grandiosa.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.És úgy hiszem, ebben a történetben mi is egy átlépett küszöbnek számítunk.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Et je pense que nous comptons comme un seuil dans cette grande histoire.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Ich glaube wir zählen als eine Schwelle in dieser großen Geschichte.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Ik denk dat we ook mogen gezien worden als een drempel in dit fantastische verhaal.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.I sądzę, że możemy to uznać za kolejny etap tej wielkiej historii.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.저는 이것이 이 위대한 이야기의 하나의 역치라고 믿고 있습니다.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Los humanos aparecen hace 200 mil años.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Minusta olemme yhden kynnyksen arvoisia tässä suuressa tarinassa.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Myslím, že se můžeme považovat za milník v tomto příběhu.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Och jag anser att vi är ett av trappstegen i den storskaliga historien.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Og jeg mener vi tæller som en tærskel i denne store historie.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Și cred că noi constituim un prag în această poveste extraordinară.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Và tôi tin chúng ta đang bước đến như là một ngưỡng cửa của câu chuyện lịch sử vĩ đại này
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.Και πιστεύω ότι μετράμε ως ένα κατώφλι σε αυτή τη σπουδαία ιστορία.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.И мисля, че можем да считаме това за праг в тази голяма история.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.И я думаю, мы можем считать это новой вехой в этой великой истории.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.ואני מאמין שגם אנו מהווים מין סף בהיסטוריה הגדולה הזו.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.و أعتقد أنّنا نُعتبر عتبةً في هذا التّاريخ العظيم.
Ben, bizlerin bu hikayede bir eşik olduğunu düşünüyorum.一つの閾値と言えます その理由を説明します
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Così questo è il mio messaggio: state dalla parte dei bambini palestinesi e per la gente della Palestina.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Donc, c'est mon message: soutenez les enfants et le peuple de Palestine.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Dus dit is mijn boodschap: steun de kinderen en de mensen van Palestina.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Jadi ini adalah pesan saya: berdirilah bersama anak-anak dan orang-orang Palestina.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Så mitt budskap är: stå vid barnen och folket i Palestina.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.To jest moje przesłanie: wspierajcie dzieci Palestyny ​​i jej mieszkańców.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Torej, to je moje sporočilo: stojte ob strani Palestincev in palestinskih otrok.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.A mio avviso, queste immagini dimostrano che crediamo in qualcosa che e' più grande di noi stessi.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Azt gondolom, hogy ezek a képek megmutatják, hogy igenis hiszünk valamiben, ami nagyobb, mint saját magunk.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ce que je pense que ces images montrent c'est que nous croyons à quelque chose de plus grand que nous.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Cred că aceste fotografii demonstrează că noi credem în ceva mai mare decât noi.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ich glaube, diese Bilder zeigen, dass wir in der Tat an etwas glauben, das größer ist als wir selbst.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ik denk dat deze foto's laten zien dat we in iets groters dan onszelf geloven.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.이 사진들이 증명하는 것은 우리가 우리 자신보다 더 큰 무언가를 믿고 있다는 것입니다.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Lo que pienso que estas fotos demuestran es que sí creemos en algo mucho más grande que nosotros mismos.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.O que eu acho que estas imagens demonstram é que nós acreditamos em algo maior do que nós mesmos.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Pokazują też jasno, że wierzymy w coś więcej.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Tôi nghĩ điều mà những bức ảnh này nói lên là chúng ta luôn tin vào một điều gì đó lớn hơn chính bản thân ta.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Αυτό που δείχνουν αυτές οι εικόνες είναι, νομίζω, ότι πιστεύουμε σε κάτι μεγαλύτερο από τους εαυτούς μας.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Това, което показват тези снимки е, че ние вярваме в нещо по-възвишено от нас.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Я полагаю, эти фото демонстрируют следующее: мы действительно верим во что-то большее, чем мы сами.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.מה שאני סבור שהתמונות ממחישות הוא שאנו מאמינים במשהו הגדול מאיתנו.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.ما أعتقد أن هذه الصور تثبته أننا نعتقد في شئ أكبر من أنفسنا.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.我々自身よりも大きな何かの存在を信じること これらの写真が映し出すのは
Bir seçeneği olan bizlerin onlara karşı da bir sorumluluğu var.우리에게는 선택의 기회가 있고
Bir seçeneği olan bizlerin onlara karşı da bir sorumluluğu var.לנו, שהבחירה בידינו, יש הזדמנות
Bir seçeneği olan bizlerin onlara karşı da bir sorumluluğu var.نحن الذين لدينا الخيار لدينا الفرصة
Bir seçeneği olan bizlerin onlara karşı da bir sorumluluğu var.彼らに対する義務がある
Bizlerin insansız kalma durumu gibi bir durum yok.Chúng ta chẳng bao giờ có thể hết người làm việc cả.
Bizlerin insansız kalma durumu gibi bir durum yok. Diğer hammaddecilerinde yok.사람은 바닥나지 않죠. 이런 원자재는 없습니다.
Bizlerin insansız kalma durumu gibi bir durum yok. Diğer hammaddecilerinde yok.Ludzie to towar, który się nie kończy.
Bizlerin insansız kalma durumu gibi bir durum yok. Diğer hammaddecilerinde yok.אנחנו לא עומדים לגמור את האספקה של אנשים. אין עוד סחורה כזאת.
Bizlerin insansız kalma durumu gibi bir durum yok. Diğer hammaddecilerinde yok.نحن لن نفتقد الإمداد بمزيد من البشر. لاتوجد سلعة أخرى تمتاز بمثل هذا.
Bizlerin insansız kalma durumu gibi bir durum yok. Diğer hammaddecilerinde yok.一つお伝えしましょう
Bizlerin insansız kalma durumu gibi bir durum yok.Es gibt keinen Mangel an Menschen.
Bizlerin insansız kalma durumu gibi bir durum yok.Kita tidak akan kehabisan manusia.

İlgili Sayfalar