bizlere ile cümle

bizlere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Otorite ozgurlugun dusmanidir diye ogretildi bizlere.Μας έχουν διδάξει ότι η εξουσία είναι ο εχθρός της ελευθερίας.
Otorite ozgurlugun dusmanidir diye ogretildi bizlere.Нас учили, что власть - враг свободы.
Otorite ozgurlugun dusmanidir diye ogretildi bizlere.Учили са ни, че властта е врагът на свободата.
Otorite ozgurlugun dusmanidir diye ogretildi bizlere.לימדו אותנו שסמכות ושלטון הן אויבות החופש.
Otorite ozgurlugun dusmanidir diye ogretildi bizlere.لقد جبلنا على ان السلطة هي عدوة الحرية
Otorite ozgurlugun dusmanidir diye ogretildi bizlere.それは正しくありません
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Dat bewees hij door met een bel te rinkelen net voor hij zijn honden vleespoeder gaf.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Dimostrò questo facendo sounare una campana poco prima di dare al suo gruppo di cani della carne in polvere.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Ele mostrou isto ao tocar uma campainha imediatamente antes de dar carne em pó ao seu grupo de cães.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.그는 이 사실을 그가 개 무리에게 고기를 주기 직전에 종을 치는 것으로 보였습니다.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Ông sử dụng tiếng chuông trước khi đem bột thịt lại cho bầy chó.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Wykazał to dzwoniąc dzwonkiem tuż przed podaniem grupie psów karmy.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Он показал это, звоня в колокольчик перед тем, как подать собакам мясной фарш.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Той показа това чрез позвъняване точно преди да даде храната на група от кучета.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.הוא הראה זאת ע"י צלצול בפעמון בדיוק לפני שהגיש לכלביו אבקת בשר.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.وأوضح هذا بدق جرس فوراً قبل تقديم مسحوق اللحم إلى مجموعته من الكلاب.
Peki bizlere tam olarak nasıl kurtarıldığınızı anlatabilir misiniz?Allora, può raccontarci le circostanze esatte del suo salvataggio?
Peki bizlere tam olarak nasıl kurtarıldığınızı anlatabilir misiniz?Kan du vara snäll att berätta- -exakt hur du blev räddad?
Peki bizlere tam olarak nasıl kurtarıldığınızı anlatabilir misiniz?Może nam pani powiedzieć, - jak dokładnie do tego doszło?
Peki bizlere tam olarak nasıl kurtarıldığınızı anlatabilir misiniz?Poderá, nesse caso, contar-nos em que circunstâncias se deu o seu salvamento?
Peki bizlere tam olarak nasıl kurtarıldığınızı anlatabilir misiniz?Por favor, ¿puede explicarnos las circunstancias exactas de su rescate?
Peki bizlere tam olarak nasıl kurtarıldığınızı anlatabilir misiniz?Vil du være sød at fortælle - - præcis, hvordan du blev reddet?
Peki bizlere tam olarak nasıl kurtarıldığınızı anlatabilir misiniz?Voisitteko kertoa... -...miten teidät pelastettiin?
Peki bizlere tam olarak nasıl kurtarıldığınızı anlatabilir misiniz?Ως εκ τούτου, μπορείτε να μας πείτε τις ακριβείς συνθήκες διάσωσής σας;
Peki bizlere tam olarak nasıl kurtarıldığınızı anlatabilir misiniz?Вы не могли бы сообщить нам, как именно произошло ваше спасение?
Sayın Elijah Mohammed ilk insanlar olan bizlere, hasta olduğumuzu göstermeye çalışıyor. Sayın Elijah존경 엘리야 모하마드 그들이 나쁜 모양에 있는 모든 우리의 원래 사람을 가르쳐 하 려 하고있다. 존경 엘리야
Sayın Elijah Mohammed ilk insanlar olan bizlere, hasta olduğumuzu göstermeye çalışıyor. Sayın Elijahالمشرف إليجاه محمد يحاول تعليم جميع قومنا الأصليين أنهم في حالة سيئة. المشرف إليجاه
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Also, Dimitri verwendet nun - er hat seine Hand verwendet; er hat seinen Körper verwendet.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Deci Dimitri vă folosi acum -- şi-a folosit mâna; şi-a folosit corpul.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Dimitri giờ đang dùng anh ấy dùng tay, anh dùng cả cơ thể.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Dimitri użył już ręki i ciała. Dimitri użył już ręki i ciała.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Dimitri va a usar... ha usado su mano; ha usado su cuerpo.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Donc Dimitri va maintenant utiliser -- il a utilisé sa main, il a utilisé son corps.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Dus Dimitri gaat nu -- hij heeft zijn hand en zijn lichaam gebruikt.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.그럼 디미트리는 이제 -- 지금까지 손과 몸을 사용했지만
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.O Dimitri irá agora usar — usou a mão, usou o corpo —
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Ora Dimitri userà -- ha finora usato la mano e il corpo.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Teď Dimitri použije -- už použil svoji ruku i své tělo.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Έτσι ο Dimitri τώρα θα χρησιμοποιήσει -- έχει χρησιμοποιήσει το χέρι, το σώμα του.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.Така че Димитри сега ще използва -- Той използва ръката си, той използва своето тяло.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.אז דימיטרי עכשיו עומד להשתמש -- הוא משתמש ביד; הוא משתמש בגוף.
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.الآن ديميتري سوف يستخدم جسده .. ويديه
Şimdi Dimitri bizlere gösterecek -- elini kullandı, vücudunu kullandı.手や 体の次に 声を使った操作を
Son olarak tekrar etmek gerekirse, bu keşfin bizlere pratik yarar sağlayan bir tarafı var.마지막으로 다시 한 번 이 연구의 실용적인 측면을 강조하고 싶습니다.
Son olarak tekrar etmek gerekirse, bu keşfin bizlere pratik yarar sağlayan bir tarafı var.Головна частина, знову повторюсь, є роль цього на практиці.
Son olarak tekrar etmek gerekirse, bu keşfin bizlere pratik yarar sağlayan bir tarafı var.שאנו יכולים לחקור. ובחלק המעשי -
Son olarak tekrar etmek gerekirse, bu keşfin bizlere pratik yarar sağlayan bir tarafı var.في النهايه اود ان اكرر ان هنالك الجزء العملي
Son olarak tekrar etmek gerekirse, bu keşfin bizlere pratik yarar sağlayan bir tarafı var.我々はこういう抗クオラムセンシング分子を作り出し
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Allt detta ger oss en slags känsla av vilka vi är, av vår särskilda plats i världen.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Dit alles geeft ons een soort gevoel van wie we zijn, van onze eigen plaats in de wereld.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Todas essas coisas nos dão um senso de quem somos, do nosso lugar específico no mundo.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Todas estas cosas nos dan una especie de sentido de quien somos, de nuestro lugar particular en el mundo
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Bez akcie, frakcie skupín rozdeľujú, ale nemôžeš byť hlúpa, ak sa
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Ohne Taten teilt sich der Widerstand, aber so dumm kannst du nicht sein, wenn du dich entscheidest zu reiten.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:One by one we multiply. Eyes to the sun, just let it shine now.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Senza azione, il dissenso nel gruppo divide, ma non puoi essere stupido se decidi di cavalcare.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Without action, factions of crews divide, but you can't be stupid if you choose to ride.
Vaizler ve öđretmenler bizleri kötü yola sevkediyorlar, politikacýlarm ve polisler hep bir ađýzdan bizlere:Without action, factions of crews divide, but you can't be stupid if you choose to ride.
Ve bu, bizlere umut veriyor.E questo è una cosa che ci riempie di speranza.
Ve bu, bizlere umut veriyor.Et c'est quelque chose qui donne de l'espoir.

İlgili Sayfalar