bizler ile cümle
bizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzIch denke es gibt dort draußen Gesetze, und wir verstehen sie natürlich nicht immer ganz recht
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzIk denk dat er wetten bestaan en dat we die natuurlijk niet altijd even goed begrijpen
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruz저는 법칙이 있다고 생각하고, 물론 아무리 시간이 주어져도 완전히 이해할 수 없겠지만
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzMyślę że istnieją prawa i oczywiście nie rozumiemy ich jeszcze zbyt dobrze
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzMyslím, že tam vonku sú zákony, a my im, pravdaže, vždy rozumieme len do určitej miery
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzЯ думаю, що існують закони, і ми зараз, звичайно ж, не розуміємо їх як слід
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzאני חושב שישנם חוקים וכמובן איננו מבינים אותם די הצורך בכל רגע נתון
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzأعتقد أنه توجد قوانين هناك، ونحن بالطبع لا نفهمها في أي وقت بصورة صحيحة
Bence orada yasalar var, ve elbette bizler, herhangi bir zamanda, onları çok iyi anlamıyoruzどんなに時間があっても 理解し尽くせないでしょう それでも 挑戦して 理解を深めていくつもりです
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Così questo è il mio messaggio: state dalla parte dei bambini palestinesi e per la gente della Palestina.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Donc, c'est mon message: soutenez les enfants et le peuple de Palestine.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Dus dit is mijn boodschap: steun de kinderen en de mensen van Palestina.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Jadi ini adalah pesan saya: berdirilah bersama anak-anak dan orang-orang Palestina.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Så mitt budskap är: stå vid barnen och folket i Palestina.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.To jest moje przesłanie: wspierajcie dzieci Palestyny i jej mieszkańców.
Benim mesajım şu: Filistinli çocukların ve bizlerin yanında durun.Torej, to je moje sporočilo: stojte ob strani Palestincev in palestinskih otrok.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.A mio avviso, queste immagini dimostrano che crediamo in qualcosa che e' più grande di noi stessi.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Azt gondolom, hogy ezek a képek megmutatják, hogy igenis hiszünk valamiben, ami nagyobb, mint saját magunk.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ce que je pense que ces images montrent c'est que nous croyons à quelque chose de plus grand que nous.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Cred că aceste fotografii demonstrează că noi credem în ceva mai mare decât noi.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ich glaube, diese Bilder zeigen, dass wir in der Tat an etwas glauben, das größer ist als wir selbst.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ik denk dat deze foto's laten zien dat we in iets groters dan onszelf geloven.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.이 사진들이 증명하는 것은 우리가 우리 자신보다 더 큰 무언가를 믿고 있다는 것입니다.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Lo que pienso que estas fotos demuestran es que sí creemos en algo mucho más grande que nosotros mismos.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.O que eu acho que estas imagens demonstram é que nós acreditamos em algo maior do que nós mesmos.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Pokazują też jasno, że wierzymy w coś więcej.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Tôi nghĩ điều mà những bức ảnh này nói lên là chúng ta luôn tin vào một điều gì đó lớn hơn chính bản thân ta.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Αυτό που δείχνουν αυτές οι εικόνες είναι, νομίζω, ότι πιστεύουμε σε κάτι μεγαλύτερο από τους εαυτούς μας.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Това, което показват тези снимки е, че ние вярваме в нещо по-възвишено от нас.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Я полагаю, эти фото демонстрируют следующее: мы действительно верим во что-то большее, чем мы сами.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.מה שאני סבור שהתמונות ממחישות הוא שאנו מאמינים במשהו הגדול מאיתנו.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.ما أعتقد أن هذه الصور تثبته أننا نعتقد في شئ أكبر من أنفسنا.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.我々自身よりも大きな何かの存在を信じること これらの写真が映し出すのは
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.>> Sergey Brin: Hej, Vicu, mám pro tebe skvělou událost. >> Vic Gundotra:
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.Hei, Vic, am un eveniment deosebit pentru tine.
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.Jongens, we -- we gaan -- we gaan iets behoorlijk magisch doen vandaag.
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.Joten kertokaa minulle nyt, kuka haluaa nähdä demon laseista?
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.Jungs, wir -- wir sind dabei --- wir sind dabei hier etwas ziemlich magisches zu tun.
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.빅 군도트라: 여러분, 저희는 마치 마법 같은 걸 소개하려고 합니다.
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.Λοιπόν παιδιά, πρόκειται να κάνουμε κάτι αρκετά μαγικό εδώ.
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.Друзі, ми збираємося зробити дещо справді чарівне
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.Ребята, мы собираемся сделать кое-что действительно волшебное
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.ויק: חברים, אנחנו -- אנחנו עומדים -- אנחנו עומדים לעשות משהו דיי קסום
Beyler, biz - bizler - bizler burada oldukça büyülü bir şey yapacağız.ڨيك جونداتا: شباب، نحن -- نحن سوف -- نحن سنقوم بعمل شيء جميل وساحر
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Các bạn, chúng tôi đã học hỏi từ các bạn ngày hôm nay.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Chicos, hoy hemos aprendido de Uds.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Chlapci, dnes sme sa od vás niečo naučili.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Chłopcy, nauczyliście nas czegoś dzisiaj.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Dragii mei, am învăţat de la voi azi.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Jongens, we hebben vandaag van jullie geleerd.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Jungs, heute haben wir was von euch gelernt.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Kawan-kawan, kami telah belajar dari kalian hari ini.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Kluci, dnes jsme se od vás učili.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.친구들, 오늘 여러분에게 한 수 배웠습니다.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Les gars, nous avons appris de vous aujourd'hui.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Pessoal, hoje aprendemos convosco.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Ragazzi, abbiamo imparato da voi oggi.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Srácok, ma tanultunk tőletek.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Vänner, vi har lärt oss av er idag.
Beyler, bizler bugün sizden birşeyler öğrendik.Παιδιά, σήμερα μάθαμε από εσάς.
İlgili Sayfalar