bizler ile cümle

bizler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bizler son Amerikan Devrimi’yiz.Končni rezultat je bila ameriška revolucija.
Bizler, kelimelerin hayat kurtardığından emin değiliz.Doživetij ne moremo opisati z besedami.
Keşke bunlar olmasaydı ve keşke bizler seçilmeseydik.Če bi se bal, ne bi zdaj bil tu!
Bilgisayarları yapan ve programlayan bizler yani insanlardır.Računalniško pismeni so ljudje, ki znajo na računalniku narediti in opraviti dejanja, ki jih morajo.
Bugün Türkiye'nin birçok üniversitesindeki Uygur'lu gençleri görmek bizleri gururlandırmaktadır.Danes je osmanščino še mogoče študirati na turških univerzah.
Bizler de Depresyon'un sona ermesi için dua ediyoruz." dedi.Mes taip pat meldžiamės depresijos pabaigos.“.
Bu, başka bir mesirede rastlayamacağımız nadide bir güzellik sunar bizlere.Čia būdingi neįprastos architektūros ištaigingi namai, kokių nerandama kituose Nabatėjos miestuose.
Daha sonra bizlere Gatomon formunda gözüktü.Vėliau buvo Laukelių kolūkio sudėtyje.
Bizler, bunu ancak bazı özel durumlarda, duygularımız aracılığıyla sezebiliriz.Drovumas gali pasireikšti tik kai kuriose situacijose, kai kuriomis aplinkybėmis.
Bu bizlere bir gezegen geçişi görmemiz için daha büyük bir şans sağlıyor.Tegemist on ringikujulise väravaga, mille kaudu on võimalik rännata teisele planeedile.
200 bin km uzaktaki birini neden dinliyorsun? Burada olan bizleriz.Poslušaš nekoga, ki je na tisoče kilometrov stran?
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:20년간 오직 하나의 세대속에서 우리는 발견했습니다.
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Chỉ trong vòng có một thế hệ, 20 năm, và chúng ta đã phát hiện ra rằng,
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:En une seule génération, en 20 ans, nous avons découvert,
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Es brauchte nur eine Generation, 20 Jahre, dass wir entdeckten:
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Hanya satu generasi, dalam 20 tahun, dan kami menemukan,
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Într-o singură generaţie, în 20 de ani, am descoperit asta - uau !
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Na slechts één generatie, in 20 jaar, ontdekten we:
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Recién una generación después, 20 años más tarde, hemos descubierto que:
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Só 20 anos depois — uma geração — é que descobrimos:
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Solo una generazione, 20 anni dopo, e abbiamo scoperto,
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Wystarczyła jedna generacja, 20 lat, a zdaliśmy sobie sprawę:
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Έφτανε μόνο μια γενιά, 20 χρόνια, για να ανακαλύψουμε,
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Лише одне покоління, 20 років поспіль, і ми з'ясували,
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Само едно поколение, в период от 20 години, и ние открихме,
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:Только одно поколение, 20 лет, и мы обнаружили:
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:רק דור אחד, אחרי 20 שנים, ואנו מגלים,
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:جيل واحد فقط، عشرون عاماً عاما، و أكتشفنا ،
20 yıl içinde sadece bir nesil yani bizler şunu keşfettik:これは発見でした すごい テレビでこんなことができるの
21. yüzyılda yaşayan bizler, insan vücudunun işleyişini anlamamızı çok olağan buluyoruz.Jest dla nas oczywistością, że w XXI wieku każdy rozumie mechanizmy funkcjonowania ciała.
21. yüzyılda yaşayan bizler, insan vücudunun işleyişini anlamamızı çok olağan buluyoruz.V 21. století bereme jako samozřejmost, že rozumíme mechanismu těla.
21. yüzyılda yaşayan bizler, insan vücudunun işleyişini anlamamızı çok olağan buluyoruz.Це дивно чути нам, у 21-му ст., коли ми розуміємо механізми роботи тіла.
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.90-е годы - юмор прямо пузырится - мы смотрим такие шоу, как "Друзья", "Фрейзер", "Привет" и "Сайнфелд".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.90-те - големите хумористични сапунени мехури -- гледаме "Приятели", "Фрейзър", "Наздраве" и "Сайнфилд."
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Anii '90, marea bulă de umor, priveam "Prietenii tăi", "Frasier", "Cheers" şi "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.En los años 90 -en la burbuja grande del humor- tenemos "Friends", "Frasier", "Cheers" y "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Gli anni '90 -- la grande bolla della risata -- guardiamo "Friends", "Frasier", "Cin Cin" e "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.In den 90ern - große Blasen für Humor - schauen wir "Friends", "Frasier", "Cheers" und "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Les années 90, les grosses bulles d'humour, nous regardons "Friends," "Frasier," "Cheers" et "Seinfeld."
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Tahun 90-an -- gelembung besar acara humor -- kita menonton "Friends," "Frasier," "Cheers" dan "Seinfeld."
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Στα 90 -οι μεγάλες φούσκες χιούμορ- βλέπουμε τα "Φιλαράκια", το "Frasier", το "Cheers" και το "Seinfeld".
90'lar --Mizahın altın çağı-- O zamanlar bizler "Friends", "Frasier", "Cheers" ve "Seinfield" izlerdik.Дев'яності - приплив гумору - ми дивимось "Friends", "Frasier", "Cheers" та "Seinfeld".
Acaba bizler bilmenin modasının geçmiş olacağı bir geleceğe doğru mu gidiyoruz?우리가 어쩌면 아는 것이 쓸모가 없는 미래로 가고 있는 건 아닐까요?
Acaba bizler bilmenin modasının geçmiş olacağı bir geleceğe doğru mu gidiyoruz?-- poderá ser que nos estejamos a dirigir para ou talvez num futuro onde o saber é obsoleto?
Acaba bizler bilmenin modasının geçmiş olacağı bir geleceğe doğru mu gidiyoruz?¿podría ser que nos estemos dirigiendo hacia o tal vez estemos en un futuro en el que el saber está obsoleto?
Acaba bizler bilmenin modasının geçmiş olacağı bir geleceğe doğru mu gidiyoruz?Възможно ли е да вървим към бъдеще, където знанието е отживелица?
Acaba bizler bilmenin modasının geçmiş olacağı bir geleceğe doğru mu gidiyoruz?האם יתכן שאנחנו צועדים לקראת עתיד שבו - ידיעה היא מיותרת?
Acaba bizler bilmenin modasının geçmiş olacağı bir geleceğe doğru mu gidiyoruz?هل يمكن ان نكون متجهين نحو مستقبل به المعرفة بائدة؟
Acaba bizler bilmenin modasının geçmiş olacağı bir geleceğe doğru mu gidiyoruz?あるいは 既に来ているのでしょうか? ひどいですね 「知」こそが
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Bọn lính cầm những chiếc dùi cui dài chừng này đánh đập buộc chúng tôi nhận tội.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.Continuavano a dirci "Dite la verità!" e intanto ci picchiavano.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.그들은 "솔찍히 말해!"라고 하면서 우리를 계속 구타했지요.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.لقد ظلوا يخبروننا، " قولوا الحقيقة!" بينما يضربوننا.
Adam: Askerler, bu kadar uzunlukta sopalarla bizleri itiraf etmemiz için dövüyorlar.殴るたびに 「白状しろ!」と怒鳴っていた
Adam Smith Karl Marx'tan daha doğruydu ama gerçek şu ki, bizler değiştik.Adam Smith richtiger lag als Karl Marx. Doch wirklich haben wir umgerüstet.
Adam Smith Karl Marx'tan daha doğruydu ama gerçek şu ki, bizler değiştik. Artık bilgi ekonomisindeyiz.Адам Смит е бил по-точен от Карл Маркс, но реално превключваме и сега сме в икономиката на знанието.
Adam Smith Karl Marx'tan daha doğruydu ama gerçek şu ki, bizler değiştik. Artık bilgi ekonomisindeyiz.Адам Сміт мав більшу рацію, аніж Карл Маркс, але йдеться про те, до чого ми дійшли в царині економічних знань.
Adam Smith Karl Marx'tan daha doğruydu ama gerçek şu ki, bizler değiştik.칼 마르크스보다 아담 스미스가 더 옳았습니다. 하지만 이제 상황이 바뀌어서
Adam Smith Karl Marx'tan daha doğruydu ama gerçek şu ki, bizler değiştik.אדם סמית צדק יותר מאשר קרל מרקס, אך המציאות היא שכבר עברנו שינוי
Adam Smith Karl Marx'tan daha doğruydu ama gerçek şu ki, bizler değiştik.آدم سميث كان أصحّ من كارل ماركس ، لكن الحقيقة أنّنا تحوّلنا
İlgili Sayfalar