Ana içeriğe geç
Sözlük

bizim ile cümle

bizim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bizim neredeyse kahvaltı için zamanımız yoktu.We hardly have time to eat breakfast.
Kendi kasabamızı temiz tutmak bizim görevimizdir.It is our duty to keep our town clean.
Uzun yolculuk bizim için çok zahmetli geçti.The long voyage was a trial for us.
Düzenli testler almaya ek olarak, bizim uzun bir deneme teslim etmemiz gerekiyor.In addition to taking the regular tests, we have to hand in a long essay.
Bay Tanaka bizim arkadaşımızdır.Mr Tanaka is a friend of ours.
Nefret bizim düşmanımızdır.Hatred is our enemy.
Bizim şehrimiz hava kirliliğinden uzaktır.Our city is free from air pollution.
Bizim ofis için bir harita ekli.Attached is a map to our office.
Bizim geniş bir kitap seçeneğimiz var.We have a wide choice of books.
Kayıp bir köpek dün bizim çevreye girdi.A lost dog strayed into our neighborhood yesterday.
Bizim, Japonya'da dört mevsimimiz var.We have four seasons in Japan.
Bizim, Japonya'da çok sayıda depremimiz var.We have a lot of earthquakes in Japan.
Bizim siyah beyaz bir köpeğimiz var.We have a black and white dog.
O bizim rehberimiz olarak hareket etti.He acted as our guide.
O, bizim birliklerin komutanıdır.He is commander of our troops.
Keşke o bizim takımda olsa.I wish he were on our team.
Onun düşüncesi bizimkinden oldukça farklı.His opinion is quite different from ours.
Onun yardımı bizim için zorunludur.His help is indispensable to us.
Onun hikayesi bizim için oldukça eğlenceliydi.His story was highly amusing to us.
Bizim geldiğimiz aynı günde Japonya'dan ayrıldı.He left Japan on the same day that we arrived.
O bizim sınıfın sorumlusudur.He is in charge of our class.
O bizim gibi değildir.He's not like us.
O bizimle aynı fikirde olmayacak.He will not agree with us.
Artık bizim kulübün bir üyesi değil.He is no longer a member of our club.
O, geldi ve bizimle birlikte akşam yemeği yedi.He came and had dinner with us.
O bizimle gelmek istedi.He wanted to come with us.
O, İngilizcede bizim önümüzde.He is ahead of us in English.
Bizim takıma hakaret etti.He insulted our team.
O, bizim kurala uymamız için ısrar etti.He urged us to obey the rule.
Bizim takımda en iyi oyuncudur.He is the best player on our team.
O bizim övgümüze layık.He is worthy of our praise.
O, bizim tavsiyemizi izleyemedi.He failed to follow our advice.
O bizim cehaletimizle alay etti.He made fun of our ignorance.
O bizim teklifimizi memnuniyetle kabul etti.He gladly accepted our offer.
Bu ayın başına kadar bizimle kaldı.He stayed with us until the beginning of this month.
Onun bizimle gitmesi gerektiği konusunda ısrar ediyorum.I insist that he should go with us.
O bizimle yemek yiyecekti.He was to dine with us.
O bizim için değerlidir.He is precious to us.
O, bizimle Fransızca konuşmaya çalıştı.He tried to speak French to us.
Bizim için bir masa ve iki bank yaptı.He made a desk and two benches for us.
Bizimle Fransızca konuşmayı denedi.He tried speaking French to us.
O, bizim kulübümüze katılacak.He's going to join our club.
Onun bizim partiye gelmesi olasıdır.It is possible that he will come to our party.
O, bizim konuşmamızı kesti.He broke in on our conversation.
O, bizim okulumuzda bir öğretmendir.He is a teacher at our school.
O bizim teklifimizi reddetti.He rejected our offer.
O bizim öğretmenimiz ve saygı göstermemiz gereken bir kişi.He is our teacher and a person we should respect.
O, bizim teklifimizi geri çevirdi.He turned down our proposal.
Bizim varışımızdan kısa bir süre sonra ayrıldı.He left soon after our arrival.
O, bizim dilimizi konuşmaz.He doesn't speak our language.
O bizimle çok resmîdir.He is very formal with us.
O, bizim tenis takımına üyedir.He belongs to our tennis team.
O bizim bitişik komşumuz.He is our next door neighbor.
Bazen bizim için akşam yemeği yapar.He sometimes makes dinner for us.
O ne zaman Tokyo'ya gelse bizimle kalır.Whenever he comes up to Tokyo, he stays with us.
O Tokyo'ya geldiğinde bizim evde kalır.Whenever he comes up to Tokyo, he stays at our house.
O bizim teklifimizi kabul etti.He accepted our offer.
O, onu bizim yerimize getirdi.He brought her to our place.
Onların fikirleri bizim için tamamen yabancı görünüyor.Their ideas seem totally alien to us.
Onların arabası bizimkini solladı.Their car overtook ours.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod