Bizim kesinlikle ortak bir şeyimiz yok.We have absolutely nothing in common.
Bizim bir kedimiz ve bir köpeğimiz var.We have a cat and a dog.
Biz onun bizimle geleceğine kesin gözüyle baktık.We took it for granted that he would come with us.
Benim maaşım bizim müsrifçe yaşamamıza izin vermez.My salary doesn't allow us to live extravagantly.
Babam bizim kampa gitmemizi önerdi.My father suggested that we go camping.
Onun yanında, ben bizim sınıfta en hızlı koşucuyum.Next to him, I'm the fastest runner in our class.
Bizim sınıfta belli bir çocuktan etkileniyorum.I am attracted to a certain boy in my class.
Onun bizimle kalmasını istiyorum.I would like him to stay with us.
Bizim o nehri geçmemiz imkansız.It is impossible for us to cross that river.
Bir bilgisayarın nasıl kullanılacağını bilmemiz bizim için önemli hale geliyor.It is becoming important for us to know how to use a computer.
Onun birden istifade etmiş olması, bizim için büyük sürpriz.To our great surprise, he suddenly resigned.
Akşam yemeğinden sonra şogi oynamak bizim için iyi bir düşünce.It is a good idea for us to play shogi after dinner.
Bizimle yemek ister misiniz?Would you like to eat with us?
Bizimle futbol oynamak ister misin?Would you like to play soccer with us?
Yarın yağmur yağıp yağmayacağı bizim için bir farklılık yaratır.It makes a difference to us whether it rains tomorrow.
Dün gece bizim evimize hırsızlar tarafından zorla girilmiş.Our house was broken into by burglars last night.
Bizim evin önceki sahipleri Liverpool'a taşındı.The previous owners of our house moved to Liverpool.
Bizim planımıza çoğunluk tarafından karşı çıkıldı.Our plan was objected to by the majority.
Bizim köpek yabancıları ısırır.Our dog will bite strangers.
Bizim düşüncemiz esnektir.Our thinking is flexible.
Bizim şehir Tokyo ile karşılaştırıldığında oldukça küçük.Our city is rather small in comparison with Tokyo.
Birkaç gün bizimle kalmaya ne dersin?How about staying with us for a few days?
Bizim tren yoğun kar nedeniyle ertelendi.Our train was delayed on account of the heavy snow.
Bizim üniversite genellikle Nisanın 1'inde başlar.Our university usually starts on April 1st.
Bizim çaba başarısızlıkla sona erdi.Our effort ended in failure.
Bizim tren saat sekizde Osaka'dan ayrıldı, on bire kadar Tokyo'ya varacak.Our train left Osaka at 8:00, arriving in Tokyo by 11:00.
Bizim paraya ihtiyacımız var.We need the money.
Konu bizim için oldukça tanıdık.The issue is quite familiar to us.
Bizim acelemiz var.We're in a hurry.
Bizimle her şey iyidir.Everything is well with us.
Bizim açık havada bir partimiz vardı.We had a party in the open.
Ultraviyole ışınları bizim için zararlı.Ultraviolet rays are harmful to us.
Bizim yeterince zamanımız var.We have enough time.
Gerçek bizim davet edilmememizdir.The fact is we were not invited.
Doğruyu söylemek gerekirse, ben bizim randevu ile ilgili her şeyi unutmuştum.To tell the truth, I had forgotten all about our appointment.
Hafta sonunda bizimle akşam yemeği yemek ister misin?Would you like to have supper with us on the weekend?
Tüm düzenlemeler bizim kalkmadan önce yapılmalıdır.All the arrangements should be made prior to our departure.
General bizimle el sıkıştı.The general shook hands with us.
Allah bizim gücümüzdür.God is our strength.
Bizim yaşam giderlerini azalttık.We cut our living costs.
Vergi ödemenin bizim görevimiz olduğunu düşünüyorum.We think that it's our duty to pay taxes.
Geçen ay bizim yirmi yaşındaki kızımız bir kız bebek dünyaya getirdi.Last month our twenty-year-old daughter gave birth to a baby girl.
Sebze fiyatlarının yüksek olması nedeniyle bizim bakkal geçen ay fırladı.Our grocery bill soared last month because of higher vegetable prices.
Öğretmen bizim için cümleyi tercüme etti.The teacher interpreted the sentence for us.
Tahminimce bizim öğretmen elli yaşın üzerinde.I guess our teacher is over fifty years old.
Bizim öğretmen yakında yaşıyor.Our teacher lives close by.
Bizim alıştırmaları öğretmen düzeltir.The teacher corrects our exercises.
Öğretmen bizim adlarımızı karıştırdı.The teacher mixed up our names.
Savaş bizim lehimizde gidiyor.The war is going in our favor.
Genel durum bizim için avantajlı.The general situation is advantageous to us.
Bütün mobilyanın derhal bizim eve götürülmesini istiyorum.I want all of the furniture taken to our house right away.
Bizim büyük ebeveynlerimiz hafta sonlarında bizi görmeye gelirlerdi.Our grandparents would come to see us on the weekends.
Bizim büyük bir seyircimiz vardı.We had a large audience.
Bizim üniversite istasyondan uzaktır.Our college is far from the station.
Hava kirliliği, bizim hayatta kalmamız için bir tehdit olacaktır.Air pollution will be a threat to our survival.
Bizim büyük, orta ve küçük boyutlarımız var. Ne boyutta istiyorsunuz?We have large, medium, and small. What size do you want?
Bizim su kaynağımız çok yetersiz.Our water supply is very short.
Birisi bizim resmimizi çekebilir mi?Can someone take our picture?
Bizim tren deprem nedeniyle beş saat süreyle durdu.Our train stopped for five hours owing to the earthquake.
Bir harita bizim coğrafya çalışmamıza yardım eder.A map helps us study geography.