Ana içeriğe geç
Sözlük

bizim ile cümle

bizim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin bizimle kampa gelip gelmeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know if Mary will go camping with us or not.
Tom Mary'nin bizimle gitmeyi isteyip istemediğini bilmiyor.Tom doesn't know if Mary wants to go with us or not.
Bizimle istediğiniz kadar uzun süre kalabilirsiniz.You're welcome to stay with us as long as you want.
Bizim bir plana ihtiyacımız var.We need a plan.
Bizim hücrelerde kromozomlar genetik materyalimizin bütününü içerir.The chromosomes in our cells contain the whole of our genetic material.
Bizim IKEA'dan iki Billy rafımız var.We've got two Billy shelves from IKEA.
Bizim partimiz için bir oda kiralamamız gerekir.We have to rent a room for our party.
Bizim parti için bir yer kiralamalıyız.We need to rent a room for our party.
Başkalarının sorunları bizimdir.The troubles of others are our own.
Tom için önemli olan tek şey, bizim onun patronuna karşı terbiyesiz olmamamızdı.The only thing that mattered to Tom was that we weren't impolite to his boss.
Bizim tekerlekli çöp bidonumuz çalındı.Our wheelie bin was stolen.
Bizim tren gecikti.Our train is delayed.
Bu senin hatan mı yoksa bizim mi?Is it your fault or ours?
Bizim Japonya'da yediğimiz armutlar neredeyse elmaya benziyorlar.The pears we eat in Japan look almost like apples.
Bizim binamızda yaşayan bir sürü insan mal sahibinden hoşlanmıyor.A lot of people living in our building don't like the owner.
Bizimle gitmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to go with us?
Tom bizim sınıfta en iyi öğrencidir.Tom is the best student in our class.
Tom bizim fikirlerimizi sormadı.Tom didn't ask for our opinions.
Tom kesinlikle bizim desteğimize sahip.Tom definitely has our support.
Tom bizim şirkette kesinlikle bir geleceğe sahip.Tom definitely has a future in our company.
Önemli bir iş toplantısı olduğundan dolayı Tom bizimle pikniğe gidemedi.Tom couldn't go on the picnic with us today because he had an important business meeting.
Tom bizim şirketimiz için çalışmayı düşündü, fakat yapmamaya karar verdi.Tom considered working for our company, but decided not to.
Tom kesinlikle bizim onun yapmasını istediğimiz her şeyi yaptı.Tom certainly did everything we asked him to do.
Tom kesinlikle bizimle yaşamayı bekleyemez.Tom certainly can't expect to live with us.
Tom kesinlikle bizim kulübün bir üyesi olamaz.Tom certainly can't become a member of our club.
Eğer istiyorsa Tom bizimle gelebilir.Tom can come with us if he wants to.
Tom'u bizimle gelmesi için ikna etmek gerçekte imkansız olurdu.It would be virtually impossible to convince Tom to come along with us.
Bizim arka bahçede bir kuş besleyici var.There is a bird feeder in our backyard.
Bizim yerimize nasıl gidileceğini biliyor musun?Do you know how to get to our place?
Kitaplar bizim.The books are ours.
O, bizim kaderimiz.It is our destiny.
Enerji bizim yönlendirdiğimiz yere gidecek.Energy will go wherever we direct it.
Bu bizim son şansımız.This is our last chance.
Bizim artık ona ihtiyacımız yok.We don't need it anymore.
Bizim farklı renkte gözlerimiz var.We have different color eyes.
Sen bizim tek umudumuzsun.You're our only hope.
O hediyeyi bizim huzurumuzda sunacak.He'll present the present in our presence.
Bizim çok ciddi bir sorunumuz var.We have a very serious problem.
Bizim dairemizin beş tane odası var.Our flat has five rooms.
Bizimle birlikte göle gitmek ister misiniz?Would you like to go to the lake with us?
Bizim şirketimize katılmanızı rica etmeyi düşünüyorduk.We were thinking of asking you to join our company.
O bizimle birlikte yaşamak için geldiğinde 12 yaşında idi.He was 12 years old when he came to live with us.
Bizim eyleme ihtiyacımız var, sözlere değil.We need actions, not words.
Tom'un bizim girdimize ihtiyacı var.Tom needs our input.
Tom'un bizim yardımımıza ihtiyacı var.Tom needs our help.
Tom'un bizim tavsiyemize ihtiyacı var.Tom needs our advice.
Tom bizim misafirimiz.Tom is our guest.
Bizimle birlikte gelmek ister misin?Do you want to come along with us?
Bizim bir anlaşmamız var.We've got a deal.
Tom zaten bizim için çok şey yaptı.Tom has already done a lot for us.
Bizim kültürümüzde aynı anda iki kadınla evlenemezsin.In our culture, you cannot be married to two women at the same time.
O bizim İngilizce öğretmenimiz.He is our English teacher.
O İngiliz adam bizim öğretmenimizdir.He is the Englishman that is our teacher.
Bu zamanda, o bizim en iyi vuruşçumuz.At this time, he's our best batter.
Kaybetmek bizim için kaçınılmazdı.It was inevitable for us to lose.
Bizim evle karşılaştırıldığında, seninki bir saray.Compared to our house, yours is a palace.
Bizim evle karşılaştırıldığında, sizinki bir konak.Compared to our house, yours is a mansion.
Bizim düğün pastamızı beğeniyor musun?Do you like our wedding cake?
Bu bizim ilk tartışmamızdı. Umarım sonuncusudur.This is our first discussion. I hope it's the last.
Bizim her an ölebilir olduğumuzu bilmek üzücü.It's sad to know that we may die any moment.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod