Eğer Allah bizimleyse kim bize karşı çıkabilir ki?If God is with us, then who can be against us?
Bizim büyük bir miktarda yiyeceğimiz var.We have a huge amount of food.
Diğer insanların beklentileri bizim nasıl davranacağımızı etkiler.Other people's expectations affect how we behave.
Sen bizim tarafın bölünmez desteğine sahipsin.You have our party's undivided support.
Bizim en iyi arkadaşımız bir doktordur.Our best friend is a doctor.
Bizim ülkemiz barıştan başka bir şey istemiyor.Our country wants nothing but peace.
O bizim konuşmamızı kesti.He interrupted our conversation.
Bu hafta, bizim acelemiz var.This week, we're in a hurry.
Bir süre burada bizimle kalacaksın.For a while you will stay here with us.
Bizim yapay adamız, henüz çok iyi ormanlık alan değil.Our artificial island isn't very well forested yet.
Bu fotoğraf onun değil. Bizim.This photo isn't hers. It's ours.
Ken'in bizimle aynı fikirde olmaması garip.It's strange that Ken doesn't agree with us.
Onlar sık sık bizimle görüşürler.They often see us.
Krumkake ve Lefse bizim aile toplantılarında popülerdir.Krumkake and lefse are popular at our family gatherings.
Biz kimya okuyoruz. Bizim derslerimiz zor değil.We're studying chemistry. Our lessons aren't difficult.
O, onu ebeveynlerimle tanıştırmak için bizim eve getirdi.She brought him to our place to meet my parents.
Arkadaşlar: üyelerini bizim seçtiğimiz bir ailedir.Friends: a family of which we chose the members.
O, bizim köpeği besleyen kişidir.She is the one who feeds our dog.
Hayvanların içgüdüleri var, bizim vergilerimiz var.Animals have instincts, we have taxes.
Bizim için çalışmaya karar verirsen sana iki mislini öderiz.If you decide to work for us, we will pay you twice as much.
Bu bizim arkadaşımız Tom'dur.This is our friend Tom.
Amerikalılar bizim arkadaşlarımızdır.The Yanks are our friends.
Her akşam, bir bülbül bizim için şarkı söyledi.Each evening, a nightingale sang for us.
Bizim şehir polisinin sarhoş sürücüleri hedefleyen yeni bir kampanyası var.Our city police have a new campaign targeting drunken driving.
Desteğinin bizim için ne çok şey ifade ettiğini sana anlatamam.I can't tell you how much your support means to us.
Bizim zamanı biraz daha yapıcı kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.I think we should use our time a bit more constructively.
Sadece bizimle paylaşacak deneyiminiz olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if you have any experiences you would like to share with us.
Aslında kocam bizim düğün pastamızın birazını yediği için şaşırdım.I was surprised because my husband actually ate some of our wedding cake.
Bizim güvenlik kameraları sahte.Our security cameras are fake.
Bizim hayatta kalmamız kısa sürede içme suyu bulmaya bağlıdır.Our survival depends on finding drinking water soon.
İyi haber bizim size yardımcı olabileceğimizdir.The good news is that we'll be able to help you.
Bu bizim sırrımız. Lütfen başka birine söyleme.This is our secret. Please don't tell anyone else.
Bizim sınıf arkadaşlarınıza nasıl davrandığınız hakkında bir sürü şikayetlerimiz vardı.We've had a lot of complaints about how you treat your classmates.
Bizim bilmediğimiz neyi biliyorlar.What do they know that we don't?
Savaşı kaybetmek bizim için ne anlam taşıyacak?What will losing the war mean to us?
Gelecek yaz tatilinde bizimle kalmak ister misiniz?Would you like to stay with us next summer vacation?
Bizim iki kedimiz var - biri beyaz ve diğeri siyah.We've got two cats - one is white, and the other's black.
Eğer Tanrı bizimle birlikteyse, öyleyse kim bize karşı?If God is with us, then who is against us?
Bizim müzelerimizi gördünüz mü? Onlar hakkında ne düşünüyorsun?Have you seen our museums? What do you think about them?
Bu bizim arabamız değildir, onlarındır.This is not our car, it is theirs.
Bizim politikacılarımızın hepsinin çok yaşlı oldukları izlenimine katılıyor musun?Do you get the impression that all of our politicians are too old?
Bizim sütümüz Piyemontece konuşuyor.Our milk speaks Piedmontese.
Sanırım bizim evimizi yapmayı bitirmek bir yıldan daha fazla sürecektir.I think it'll take more than a year to finish building our house.
Ben atalarımın kim olduğunu bilmiyorum. Bizim evraklar Nuh Tufanı sırasında kayboldu.I don't know who my ancestors are. Our papers got lost during the Flood.
Bizim gazeteye abone olur musunuz?Could you subscribe to our newspaper?
O bizimle gelmek istiyor.He wants to come with us.
Bizim benzinimiz bitti.We ran out of petrol.
Tom'un bizimle kart oynamayı isteyip istemediğini niçin öğren miyoruz?Why don't we see if Tom wants to play cards with us?
Niçin Tom'un bizimle gitmek isteyip istemediğini öğren miyoruz?Why don't we see if Tom wants to go with us?
Tom bizim takımın kaptanıdır.Tom is the captain of our team.
Tom artık bizim birinci dereceden şüphelimiz değil.Tom is no longer our prime suspect.
Tom bizim kurallarımızı izlemek zorundadır.Tom has to follow our rules.
Tom bizim iş teklifini reddetti.Tom declined our job offer.
Tom yeterli parası olmadığı için bizimle Boston'a gidemedi.Tom couldn't go to Boston with us because he didn't have enough money.
Tom bizim ön bahçemizdeki ağacı balta ile kesti.Tom chopped down the tree that was in our front yard.
Tom artık bizim komitenin bir üyesi olamaz.Tom can no longer be a member of our committee.
Tom bizim bu formları doldurmamıza yardımcı olmak için buraya geldi.Tom came here to help us fill out these forms.
Tom teklifimizi kabul etti ve bizim şirkete katıldı.Tom accepted our offer and joined our company.
Tom'a bizim önümüzdeki hafta sonunda ne yapmayı planladığımız hakkında anlatma.Don't tell Tom about what we plan to do next weekend.
Sen bizim Tom hala bir ergenken onu ziyaret ettiğimiz zamanı hatırlar mısın?Can you remember the time we visited Tom when he was still a teenager?