bizden ile cümle
bizden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Dar părinții mei locuiesc la mii de mile distanță, deci nu reușesc să se întâlnească atât de des.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.하지만 우리 부모님은 수 천 마일을 떨어져 살고 계시고, 그래서 서로 자주 보지 못하게 되죠.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Maar mijn ouders wonen op duizenden kilometer afstand van ons, dus ze zien elkaar gewoon niet zo vaak.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Ma i miei genitori vivono a migliaia di chilometri di distanza, così non si vedono molto spesso.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Mais mes parents vivent à des milliers de kilomètres, et ne voient donc pas très souvent leurs petits-enfants.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Mas os meus pais moram a quilómetros de distância, e eles não se vêem muitas vezes.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Nhưng bố mẹ tôi lại sống rất xa chúng tôi, nên tôi không thể cho 3 đứa gặp ông bà thường xuyên được.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Pero mis padres viven a miles de kilómetros de distancia, por lo tanto no se ven con mucha frecuencia.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Tetapi orang tua saya tinggal ribuan mil jauhnya, jadi mereka tidak bisa sering mengunjungi.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Αλλά οι γονείς μου ζουν χιλιάδες μίλια μακριά και δεν έχουν την ευκαιρία να βλέπονται τόσο συχνά.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Но мои родители живут за тысячи километров, поэтому они не могут часто приезжать повидаться.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Но моите родители живеят на хиляди километри, така че, те нямат възможността да се виждат толкова често.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.Проте, мої батьки живуть за тисячу кілометрів звідси і тому вони не можуть так часто приїжджати в гості.
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.אבל הורי גרים במרחק אלפי קילומטרים כך שאין להם הרבה הזדמנויות להפגש בתדירות גבוהה
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.لكن والدي يعيشان على بعد آلاف الاميال لهذا لا يرون بعضهم كثيرا
Ama annem ve babam bizden binlerce mil uzakta yaşıyor ve bu yüzden birbirlerini çok sık göremiyorlar.あまりお互い会える機会がありません Skypeや電話は かけたりしますが
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Aber es nimmt einem Menschen nichts weg, zu einem Tier gütig zu sein.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Dar nu-l costa nimic pe om sa arate bunatate unui animal.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Ma in nessun modo la nostra natura di umani viene svilita dal mostrarsi amorevoli verso un animale.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Men det tar inget ifrån en människa att vara snäll mot ett djur.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Pedig semmit nem vesz el egy emberbõl az, hogy kedves legyen egy állathoz.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Tidak ada sesuatu pun yang terambil dari seorang manusia hanya karena baik pada seekor binatang.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.Αλλά το να είμαστε άκακοι σε κάποιο ζώο, δε μας στερεί τίποτα.
Ama bir hayvana nazikçe davranmanin bizden bir götürüsü olmaz.אך האדם אינו מפסיד דבר .כאשר הוא טוב לב אל החיה
Ama bizden bunu kafamızda yapmamamız isteniyor. .29، اي نقوم بعملية ضرب عادية، لكن ما المطلوب منا هو القيام بذلك في رؤوسنا
Ama bizden bunu kafamızda yapmamamız isteniyor. .42 곱하기 29를 하면 될텐데 문제에서는 암산하여 대략적인 값을 구하길 원합니다
Ama bizden bunu kafamızda yapmamamız isteniyor. .問題は基本的に頭の中でできる方法で この計算をするように言っています. まず数を丸め,そしてかけ算をしましょう.
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Ampak, a ne obstaja nekaj več od nas, nekaj drugega?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Ist da nicht etwas, das größer ist als wir alle, noch etwas anderes?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Je přece něco většího než my, něco jiného."
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."우리보다 더 큰 무엇이 분명히 있지 않느냐?" 라고 말하는 사람을 만나지요.
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum.Les digo:
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Mas não existe algo maior do que nós, alguma outra coisa?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Men finns det inget större än oss, något annat?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum."Но няма ли нещо по-голямо от нас, нещо друго?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum.שאומרים דברים כמו, "אבל האין דבר גדול מאיתנו, משהו אחר?"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum.ممن يقولون اشياء مثل,"لكن الا يوجد شيء اكبر منا, شيء اخر؟"
"Ama bizden daha büyük bir şey var, başka bir şey?" diyen insanlarla karşılaşıyorum.と言う人に出会います 「もちろん」と答えると「ではあなたも宗教的でしょう」
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Ale oni pytają nas o nowego klienta.
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Ale oni sa nás pýtajú, ako je to prvý krát, u nového zákazníka?
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Ale oni se nás ptají, jak to je poprvé, u nového zákazníka?
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.하지만 그들은 우리에 게 처음으로, 새로운 고객을 요구 하 고 있습니다.
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Mas perguntar-pela primeira vez, um novo cliente
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.Но това, което ни питат е за нов клиент.
Ama bizden ilk defa gelen müşterinin ödemesi gereken miktar soruluyor.新しい顧客は、一度だけ
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Bestimmung: die Sehnsucht zu tun, was wir im Dienste von etwas Größerem als wir selbst tun.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Cél: a vágy, hogy olyasvalami érdekében cselekedjünk, ami túlmutat önmagunkon.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Celu: tęsknota do działania w służbie czegoś większego niż my sami.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Formål: længslen til at gøre det vi gør for at opnå noget der er større end os selv.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.목적은 우리 자신보다 더 큰 무언가를 향한 뭔가 하고 싶다는 열망입니다.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.La pertinence : l'envie de faire ce que nous faisons au service de quelque chose qui nous dépasse.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Propósito: a necessidade de fazermos o que fazemos em prol de algo maior do que nós próprios.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Propósito, la intención de hacer lo que hacemos al servicio de algo más grande que nosotros mismos.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Scopo, la pulsione a perseguire ciò che facciamo per servire qualcosa di più grande rispetto a noi.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Scopul, dorinţa arzătoare de a face ceea ce facem în serviciul a ceva mai larg decât noi înşine.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Smysl - touha dělat to, co děláme jako službu nějakému vyššímu cíli.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Tarkoitus, halu tehdä sitä mitä teemme jonkin itseämme suuremman palveluksessa.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Zinvol doel, het verlangen om te doen wat we doen in dienst van iets dat groter is dan onszelf.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Zmysel, túžba robiť to, čo robíme v prospech nejakého vyššieho cieľa.
Amaç, bizden daha büyük olan bir şeyin hizmetinde bir şeyler gerçekleştirme ihtiyacı.Σκοπός, η λαχτάρα να κάνουμε ό,τι κάνουμε υπηρετώντας κάτι σπουδαιότερο από μας.
İlgili Sayfalar