Biz altıda istasyona vardık.We got to the station at six.
Biz saat on birde yaymaya gideriz.We retire at eleven o'clock.
Biz onu büyük bir adam olarak görüyor.We regard him as a great man.
Biz gündüz çalışırız ve gece dinleniriz.We work by day, and rest by night.
Bizim çıkarlarımız onlarınki ile çatışıyor.Our interests conflict with theirs.
Bizim dostluğumuz güçlü kaldı.Our friendship remained firm.
Bizim beyzbol sahamız çok küçük.Our baseball diamond is very small.
Biz onlara göre avantajlıyız.We have the edge on them.
Bizim kültürümüzde, aynı anda iki kadınla evli olamayız.In our culture, we can't be married to two women at once.
Bizim toplam borcumuz on bin dolar tutuyor.Our total debts amount to ten thousand dollars.
Bizim milletvekili yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
Bizim sınıfımız 50 tane oğlandan oluşur.Our class consists of fifty boys.
Bizim tekne bir balık sürüsünü izledi.Our boat followed a school of fish.
Bizim öğretmenimiz hem sert hem de yumuşak huyludur.Our teacher is at once stern and kindly.
Bizim başarımız onun bize yardım edip etmemesine bağlı.Our success depends on whether he helps us or not.
Başarımız bize yardımcı olup olmayacağınıza bağlıdır.Our success depends upon whether you will help us or not.
Bizim yeni İngilizce öğretmenimiz üniversiteden yeni mezun.Our new English teacher is fresh from college.
Bizim arabamız hızlıydı ve kısa sürede diğer arabaların önüne geçti.Our car was fast and soon got ahead of the other cars.
Bizim kamu liderleri yaratıcı ve sık sık yeni fikirler ortaya atarlar.Our public leaders are imaginative and often come up with new ideas.
Biz bu yeni koşullara planımızı adapte etmeliyiz.We must adapt our plan to these new circumstances.
Bizim okulumuz parka çok yakındır.Our school is very close to the park.
Bizim evle karşılaştırıldığında, onunki bir saray.Compared to our house, his is a palace.
Bizim takım oyunu kazandı.Our team won the game.
Bizim takımımız beş puan ilerdedir.Our team is five points ahead.
Bizim takım ilerliyor.Our team is gaining ground.
Bizim personelimiz yardım etmeye isteklidir.Our staff is eager to help you.
Bizim sınıf boyut olarak büyümüştür.Our class has increased in size.
Bizim sınıfta başka hiçbir çocuk Jack'ten daha çalışkan değil.No other boy in our class is more studious than Jack.
Bizimle burada kal.Stay here with us.
Biz Almanlar, dünyada Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayız.We Germans fear God, but nothing else in the world.
Biz doğal olarak heyecanlandık.We naturally got excited.
Biz o firma ile iş yaparız.We do business with that company.
Biz milenyum hatası için tamamen hazırlıklıyız.We're thoroughly prepared for the millennium bug.
Biz Brezilya'dan kahve ithal ederiz.We import coffee from Brazil.
Bizim aile bütçesi borçludur.Our family budget is in the red.
Biz evcil hayvan olarak İskoç çoban köpeği besliyoruz.We keep a collie as a pet.
Bizim takım bütün oyunları kaybettiOur team lost all its games.
Bizim takımda olman konusunda heyecanlıyız.We are excited about having you on our team.
Tom bizim takımda kurtarma vuruşu yapar.Tom bats cleanup on our team.
Bizim politikamız geçmiş için değil gelecek için yapmaktır.Our policy is to build for the future, not the past.
Biz çiçeği sulamalıyız.We must water the flower.
Yangın bizi varlığımızdan yoksun bıraktı.The fire deprived us of our property.
Kimya bize plastik maddeler verdi.Chemistry gave us plastics.
Biz hemen hemen aileyiz.We're practically family.
Bizim iki kedimiz var, biri beyaz, diğeri siyahtır.We have two cats; one is white, and the other is black.
Sana bizim evin etrafını göstereyim.Let me show you around our house.
Biz evde üşümüyoruz.We are not cold in the house.
Bizim oturma odası güneşli.Our living room is sunny.
Bizim ailemiz beş kişiden oluşur.Our family consists of five members.
Biz eve girdiğimizde ayakkabılarımızı çıkarmak bizim geleneğimizdir.It is our custom to take off our shoes when we enter the house.
Biz eve varır varmaz yağmur yağmaya başladı.As soon as I got home, it began to rain.
Bizim iki köpeğimiz var. Biri siyah ve diğeri beyaz.We have two dogs. One is black and the other is white.
Onlar yaz tatili sırasında kampta bizi ziyaret etti.They visited us at the camp during summer vacation.
Biz yaz boyunca ülkede yaşarız.We live in the country during the summer.
Bay Kato bize İngilizce öğretiyor.Mr. Kato teaches us English.
Bay Kato bize İngilizce öğretir.Mr. Kato teaches us English.
Biz bir fiyattan bahsettiğimizde onun yüz tepkimesini gözlemle.Observe his facial reaction when we mention a price.
Biz yüzlerce sülün vurduk.We shot pheasants by the hundred.
Otobüs bizi saat kaçta alacak?What time will the bus pick us up?
Biz ne hakkında konuşuyorduk?What were we talking about?