Ana içeriğe geç
Sözlük

biyolojik ile cümle

biyolojik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu derin bir biyolojik etki.Isto tem um efeito biológico profundo.
Bu derin bir biyolojik etki.자, 이는 심오한 생물학적 효과입니다.
Bu derin bir biyolojik etki.Obecnie jest to daleko idący efekt biologiczny.
Bu derin bir biyolojik etki.To ima bistven biološki učinek.
Bu derin bir biyolojik etki.Voilà un effet biologique important.
Bu derin bir biyolojik etki.Αυτό, τώρα, είναι μια βαθιά βιολογική συνέπεια.
Bu derin bir biyolojik etki.Сега то има огромни биологични последствия.
Bu derin bir biyolojik etki.יש לכך אפקט ביולוגי מעמיק.
Bu derin bir biyolojik etki.حسنا، هذا تغير إحيائي كبير.
Bu derin bir biyolojik etki.遺伝的興味がその他の興味へと従属したのです
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.놀이는 생물학적으로 관련이 있어서, 마치 잠과 꿈의 관계와도 같습니다.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.Und zwar, dass Spielen eine biologische Rechtfertigung hat, wie Schlafen und Träumen auch.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.Она состоит в том, что игра - биологический процесс, как сон и сновидения.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.Тепер я вважаю, що гра є біологічним процесом, як сон і сновидіння.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.וזה שלמשחק יש תפקיד ביולוגי, בדיוק כמו לשינה וחלימה.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.و هو أن اللعب له جانب أحيائي, مثل النوم و الأحلام.
Bugünkü anki bakış açımla kast ettiğim, oyunun, tıpkı uyku ve rüyalar gibi biyolojik bir yerinin olması.遊びも重要だという考えです 生物学的に眠りと夢を研究して分かったのは
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Als ich anfing, mich dafür zu interessieren, dachte ich, es sei ein überschaubares Problem in der Biologie.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Amikor először kezdtem ezzel foglalkozni, úgy gondoltam, hogy ez egy egyszerű biológiai probléma.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Când am descoperit că mă interesează conștiința, mi-am zis că-i o problemă strict biologică.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Cuando en un inicio me interesé, pensé, bueno, es un problema llanamente de biología.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Da jeg først blev interesseret i dette, tænkte jeg, altså det er meget ligetil, et biologisk problem
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Když jsem se o tohle začal zajímat poprvé, pomyslel jsem si, že jde o přímočarý biologický problém.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Keď ma vedomie zaujalo prvýkrát, pomyslel som si, je to jasný problém biológie.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Khi tôi lần đầu quan tâm tới điều này, tôi đã nghĩ, ồ, nó là một vấn đề sinh học đơn giản.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Kiedy się tym zainteresowałem, pomyślałem, że to proste zagadnienie biologiczne.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Kiinnostuttuani aiheesta ajattelin sen olevan selkeä biologinen ongelma.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.제가 이 분야에 처음으로 흥미를 느꼈을 때 의식이라는 게 생물학적으로 간단한 문제라고 생각했어요.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.När jag först blev intresserad av detta så tänkte jag att det var ett enkelt biologiskt problem.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Quand j'ai commencé à m'y intéresser, je me suis dit que c'était un problème purement biologique.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Quando comecei a interessar-me pela consciência, pensei que era um problema puramente biológico.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Quando iniziai a interessarmi a tutto questo, pensai: "È un chiaro problema di biologia".
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Όταν ασχολήθηκα για πρώτη φορά με το θέμα, σκέφτηκα ότι αποτελεί ένα απλό πρόβλημα Βιολογίας.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Впервые заинтересовавшись этим, я подумал: "Это тема для биологического исследования!
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Когато за първи път се заинтересувах от темата, мислех, че това определено е биологичен проблем.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.Коли я вперше цим зацікавився, подумав, ну що ж, це недосліджений феномен у біології.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.כשהתחלתי להתעניין בזאת לראשונה. חשבתי, טוב, זוהי בעיה פשוטה בביולוגיה.
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.في بداية اهتمامي بهذا الموضوع اعتقدت، حسناً إنها مسألة بيولوجية صريحة
Buna ilk ilgi duymaya başladığımda, biyolojik açıdan oldukça açık bir problem olduğunu düşünmüştüm.生物学上の問題だと考えました だから機械を使って 脳内部の機能を知ろうとしました
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.우리는 이것들을 생물적 영양과 기술적 영양이라 칭합니다.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Le numim nutriție biologică și nutriție tehnică.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Li chiamiamo 'nutrizione biologica' e 'nutrizione tecnica'.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Los llamamos nutrición biológica y nutrición técnica.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Nazýváme je biologické živiny a technické živiny.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Nazywamy to odżywianiem biologicznym i odżywianiem technicznym.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Nous appelons cela nutrition biologique et nutrition technique.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Vi kalder dem biologisk næring og teknisk næring.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.We noemen ze de biologische voeding en de technische voeding.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Wir nennen sie biologische und technische Nährstoffe.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Το ονομάζουμε βιολογική θρέψη και τεχνική θρέψη.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Мы можем назвать их "биологическое питание" и "техническое питание".
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.Наричаме ги биологично хранене и техническо хранене.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.אנחנו קוראים להם הזנה ביולוגית והזנה טכנית.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.نحن نسميهما التغذية البيولوجية والتغذية التقنية.
Bunlara biyolojik beslenme ve teknik beslenme diyoruz.将来 技術的栄養は生物的栄養と 同等の規模となります
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Acestea sînt specii cheie. Specii de avangardă care deschid uşile pentru alte comunităţi biologice.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Đây là những sinh vật mở đường. Những loài vật tiên phong mở cửa cho những cộng đồng sinh học khác.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dessa arter är "inkörsportar". Förtrupper som öppnar dörrarna för andra biologiska samhällen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dies sind bahnbrechende Gattungen. Spitzenarten, die die Tore für andere biologische Gemeinschaften öffnen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Disse er grænse-arter, specielle arter, der åbner døren for andre biologiske samfund.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod