Ana içeriğe geç
Sözlük

biyolojik ile cümle

biyolojik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Biyolojik çeşitlilik dünya çapında hızla azalıyor.Biodiversity is declining rapidly throughout the world.
Bir biyolojik çeşitlilik krizi yaşıyoruz.We are living through a biodiversity crisis.
Biyolojik bir varlık olarak insan hayvan dünyasına aittir.Human as a biological being belongs to the animal world.
Tom'un biyolojik ebeveynleri hakkında daha fazla bilmek istiyor.I want to know more about Tom's biological parents.
Mary, Tom'un biyolojik annesidir.Mary is Tom's biological mother.
Tom Mary'nin biyolojik babası.Tom is Mary's biological father.
En büyük arzum biyolojik babamla tanışmaktı.My greatest desire was to meet my biological father.
O benim biyolojik babam.He's my biological father.
Babamın biyolojik babam olmadığını kesinlikle anladım.I just found out that my dad is not my biological father.
Mary donör tarafından tasarlanmış ve biyolojik babasını izlemeye çalışıyordu.Mary was donor-conceived and is trying to track down her biological father.
Tom biyolojik babam.Tom is my biological father.
Tom biyolojik babasını arıyor.Tom's searching for his biological father.
Üç tane evlatlığımız var. Küçük olan ikisi biyolojik erkek kardeş.We have three adopted children. The younger two are biological brothers.
Bizim üç evlatlığımız ve iki biyolojik çocuğumuz var.We have three adopted children and two biological children.
İki biyolojik, üç evlatlık çocuğumuz var.We have three adopted children and two biological children.
"Biyolojik babam benim için bir hiç!" dedi."My biological father means nothing to me!", he said.
Yağmur ormanları dünya'nın en büyük biyolojik hazineleri biridir.Rainforests are one of the Earth's greatest biological treasures.
Mary Tom'un biyolojik kızı değil.Mary isn't Tom's biological daughter.
Tom'un biyolojik ebeveynleri onu evlatlık verdi.Tom's biological parents gave him up for adoption.
Tom Jackson benim biyolojik babamdır.Tom Jackson is my biological father.
Tom Jackson biyolojik babamdır.Tom Jackson is my biological father.
Sami biyolojik annesiyle buluşmak istedi.Sami wanted to meet his biological mother.
Sami biyolojik annesiyle tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet his biological mother.
Sami'nin biyolojik babasının bir gangster olduğu söyleniyor.Sami's biological father is rumored to be a mobster.
Tom, Mary'nin biyolojik babası değil.Tom is not Mary's biological father.
İkinci tür potansiyel biyolojik kontrol için kullanılıyor olabilir.The second species might potentially be used for biological control.
2008 yılında teröristler "Blizz" adı verilen bir biyolojik silah geliştirdi.In 2008, terrorists developed a biological weapon called "Blizz".
60'ın üzerinde biyolojik bilimler uygulaması vardır ve bunlar Taze Portlar sitesinde listelenmiştir.There are over 60 biological sciences applications, and they're listed on the Fresh Ports site.
Biyolojik tür tanımı (BTT), melezleşme yaklaşımının klasik bir örneğidir.The Biological Species Concept (BSC) is a classic example of the interbreeding approach.
Camlar Şehri'nde ise Jace gerçekte biyolojik babasının Stephen Herondale olduğunu öğrenir.In City of Glass, Jace learns that his biological father is actually Stephen Herondale.
NMDA suda çözünebilen sentetik bir maddedir, normalde biyolojik dokularda bulunmaz.NMDA is a water-soluble synthetic substance that is not normally found in biological tissue.
Biyolojik farklılıklar arasında kromozomal ve hormonal farklılıklar sayılabilir.Biological differences include chromosomes and hormonal differences.
Ancak, dizi hizalamalarının biyolojik anlamı her zaman açık değildir.However, the biological relevance of sequence alignments is not always clear.
Biyolojik pigmentler içinde bitki pigmentleri ve çiçek pigmentleri de bulunur.Biological pigments include plant pigments and flower pigments.
Genelde biyolojik sistemlerde enerji ve entropi birlikte değişir.In biological systems, in general energy and entropy change together.
Birçok biyolojik yapı likit kristal davranışı gösterir.Many other biological structures exhibit liquid-crystal behavior.
İkinci sezonda gerçek kimliğinin Terry Ives'in biyolojik kızı Jane Ives olduğu ortaya çıkar.It is eventually revealed that she is actually Jane Ives, the biological daughter of Terry Ives.
Aynı zamanda daha büyük biyolojik çeşitlilik bulunmaktadır.There is also greater biodiversity.
Buna ek olarak, başka biyolojik yan etkiler olduğuna dair iddialar bulunmaktadır.In addition there are claims of other adverse biological effects.
Griffin-Gracy'nin biri biyolojik olmak üzere dört çocuğu vardır.Griffin-Gracy has four sons.
Bakteriler ayrıca biyolojik haşare kontrolünde haşare ilaçlarının yerine kullanılabilirler.Bacteria can also be used in the place of pesticides in biological pest control.
Yaralanma, zararlı bir fiziksel etki sonucu biyolojik bir organizmanın hasar görmesidir.An injury is the damage to a biological organism caused by physical harm.
Genetik ve biyolojik çeşitlilik arasındaki karşılıklı bağımlılık hassastır.The interdependence between genetic and species diversity is delicate.
İyi iklim biyolojik çeşitliliği geliştirir.Forests improve biological diversity.
Mangalda görülen en büyük biyolojik çeşitlilik Papua Yeni Gine, Endonezya ve Malezya'dadır.The greatest biodiversity occurs in the mangal of New Guinea, Indonesia and Malaysia.
Bu, bilinen 5 ile 10 yaş arası biyolojik annelerin bir listesidir.This is a list of youngest birth mothers between 5 and 10 years of age.
Biyoenerji, biyolojik kaynaklardan elde edilen malzemelerden edinilen yenilenebilir enerjidir.Bioenergy is renewable energy made available from materials derived from biological sources.
Biyoplastikin ardındaki fikir, biyolojik olarak parçalanma yeteneğine sahip bir plastik yaratmaktır.The idea behind bioplastic is to create a plastic that has the ability to biodegrade.
"Ben eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum."I believe homosexuality is a biological disorder and this disease needs treatment."
Özellikle biyolojik membranlar ve hücre membranları likit kristalin bir formudur.In particular, biological membranes and cell membranes are a form of liquid crystal.
DNA böylede biyolojik bilgi taşımak için değil, yapısal bir malzeme olarak kullanılır.DNA is thus used as a structural material rather than as a carrier of biological information.
Liv Tyler dokuz yaşındayken biyolojik babasının Steven Tyler olduğunu keşfetti.At age nine, Liv found out that she was Steven Tyler's biological daughter.
Ayrıca akvaryumun boyutuna bağlı olarak biyolojik yükleme için çeşitli temel kısıtlamalar bulunur.Several fundamental constraints on biological loading depend on aquarium size.
Nanoteknoloji biyolojik ajanları fark ederek askeri gücü arttırabilir.Nanotechnology can improve the military’s ability to detect biological agents.
Bilişsel sinirbilim alanında ise sosyal bilişin biyolojik temelleri araştırılmaktadır.In cognitive neuroscience the biological basis of social cognition is investigated.
Olası biyolojik etkileşimlerin tümüne interaktom (interactome) adı verilir.The total complement of biologically possible such interactions is known as the interactome.
Türleşme yeni biyolojik türlerin oluştuğu evrimsel süreçtir.Speciation is the evolutionary process by which new biological species arise.
Filtrenin aşırı temizlenmesi bazen akvaryumdaki biyolojik dengeyi bozmak için yeterli gelebilir.Sometimes, simply cleaning the filter is enough to seriously disturb the aquarium's balance.
Biyolojik zarlar olarak, akımlar iyonik tuzlar tarafından taşınır.In biological membranes, currents are carried by ionic salts.
Allopatrik çeşitleme Biyolojik yayılım ^ Mittermeier, R.A. (2006).Allopatric speciation Biological dispersal Panspermia Mittermeier, R.A.; et al. (2006).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod