Özellikle ilçenin güneyindeki Çangal Ormanları biyolojik açıdan çok zengindir.A Bwindi Áthatolhatatlan Erdő biológiailag nagyon gazdag.
Nükleer, biyolojik ve kimyasal (NBC) koruma sistemi bulunur.Teljes körű atom-, biológiai és vegyi (ABV) védelemmel rendelkezett.
Paleoantropoloji, fiziksel ya da biyolojik paleontoloji olarak da tanımlanan bilim dalıdır.Paleontológia azaz őslénytan, ami sajátosan biológiai és geológiai tudomány egyszerre.
Evrim biyolojisi, evrimi inceleyen biyoloji dalı.Kutatási területe az evolúciós fejlődésbiológia.
En kısa depolama ömrü biyolojik kısımdadır.A geokronológiai felosztásban a legrövidebb időegység.
Bu keşifler moleküler biyolojinin doğumuna karşılık gelir.Ezek a felfedezések voltak a molekuláris biológia kezdetei.
Bir asır boyunca saklanmış olması biyolojik yaşını 12 olarak kalmasını sağlamıştır.16 éves korára elhatározta, hogy biológus lesz.
Nitekim, evrimsel psikoloji, psikolojinin de bir biyoloji dalını savunmaktadır.Végül a szexualitásbiológia, társadalmi és érési folyamat is.
Camlar Şehri'nde ise Jace gerçekte biyolojik babasının Stephen Herondale olduğunu öğrenir.Lasikaupungissa Jace saa tietää, että hänen biologinen isänsä onkin oikeasti Stephen Herondale.
Peyton'ın biyolojik annesi Ellie Harp ortaya çıkar.Peyton tutustuu biologiseen äitiinsä, Ellie Harpiin.
Biyolojisi hakkında fazla bilgi yoktur.Sen biologiasta ei tiedetä paljoakaan.
Biz sadece onun elçileri, biyolojik katalizörleriyiz.Hän on molempien kokoonpanojen laulaja sekä pääasiallisia biisintekijöitä.
Bazı türleri zararlıların biyolojik mücadelesinde kullanılır.Eräitä loispistiäisiä käytetään hyväksi biologisessa torjunnassa.
2010 yılında "Avrupa Biyolojik Çeşitlilik Başkenti" seçilmiştir.Vuosi 2010 oli Yhdistyneiden kansakuntien kansainvälinen biodiversiteetin vuosi.
AstraZeneca plc,merkezi Cambridge Britanya'da bulunan bir İngiliz-İsveç ilaç ve biyoloji şirketidir.AstraZeneca plc on ruotsalais-brittiläinen lääkealalla toimiva pörssiyhtiö.
1948) Brown Üniversitesi'nde hâlen çalışmalarına devam eden Amerikalı biyoloji profesörü.1948) on biologian professori Brown University:ssa.
Çocukluğunda ve gençliğinde biyoloji, özellikle de botanik ve entomoloji ile ilgilenmiştir.Jo nuorena hän kiinnostui luonnonhistoriasta, erityisesti entomologiasta.
Bu füzeler başlıklarında kimyasal, biyolojik, nükleer ve klasik patlayıcı taşıyabilir.Raketissa voi käyttää tavanomaista, kemiallista ja ydinkärkeä.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Hän ei ole koskaan tavannut biologisia vanhempiaan.
1986 ile 1996 yılları arasında, Cambridge'de Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nın direktörlüğünü yaptı.Vuodesta 1986 Henderson on toiminut Cambridgessa olevan molekyylibiologian laboratorion johtajana.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.Sukupuolia ihmisellä on kaksi, mies ja nainen.
House'un biyolojik babası hakkında bir miktar bilgi verilir.Willien perheestä on tiedossa joitakin yksityiskohtia.
Moleküler biyolojiMolekyyli Polymeeri
Moleküler genetik, moleküler biyolojinin ve genetiğin yöntemlerini kullanarak çalışır.Molekyyligeneettisessä tutkimuksessa sovelletaan genetiikan ja molekyylibiologian menetelmiä.
Park, biyolojik çeşitliliğiyle ünlenmiştir.Puisto tunnetaan monimuotoisesta geologiastaan.
Evrimsel biyolojiBiologiset vaarat
Volkanik bir yapıya sahip olan ada, içerisinde kendine özgü birçok biyolojik tür barındırmaktadır.Ulkoasulta tehdasmainen alue, joka sisältää paljon robottimaisia vihollisia.
Moleküler biyoloji, canlılardaki olayları moleküler seviyede tetkik eden biyoloji dalıdır.Molekyylibiologia on biologian osa-alue, joka tarkastelee solujen toimintaa molekyylitasolla.
Genellikle nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar bu adla anılırlar.Niihin lasketaan tavallisesti kuuluviksi kemialliset aseet, biologiset aseet ja ydinaseet.
Bazıları Keçi Adam'ın bir biyolojik deney sonucu olduğunu iddia eder.Joidenkin käsitysten mukaan sotaisuus kuuluu ihmislajin biologiaan.
Bu proteinlerin biyolojik olaylarda önemli görevleri vardır.Aineella on useita tärkeitä biologisia tehtäviä.
Trinomial nomenklatür ya da üçlü adlandırma, biyolojide sınıflandırma için kullanılan bir derecedir.Se, onko Suomessa skylinejä vai ei, riippuu siitä, miten edellä mainittu asia luokitellaan.
Biyolojik bir deney yükü taşıyordu.Kyseessä oli siis bistaattinen tutka.
Biyolojik çeşitlilik bakımından varsıl olan bölge 2009 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmıştır.Runsaan, monipuolisen eläimistönsä takia alue liitettiin Unescon maailmanperintöluetteloon vuonna 2003.
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.Στις αρχές του 17ου αιώνα, ο μικρόκοσμος της βιολογίας είχε μόλις αρχίσει να αποκαλύπτεται.
Evrim teorisi şu andaki haliyle biyolojinin hemen hemen tüm alanlarını etkiler.Η θεωρία του, με τη σημερινή της μορφή, επηρεάζει όλους σχεδόν τους κλάδους της βιολογίας.
Uzun bir süre boyunca biyolojik babasını hiç tanımamıştır.Δεν γνώρισε ποτέ τους βιολογικούς του γονείς.
Mikroskopi alanındaki ilerlemeler biyoloji düşünce üzerinde çok derin etki bırakmıştır.Η πρόοδος στη μικροσκοπία είχε και αυτή έντονη επίδραση στη βιολογική σκέψη.
Aristoteles zamanından beri bunlar esas olarak biyolojik süreçler olarak kabul ediliyordu.Από την εποχή του Αριστοτέλη αυτά θεωρούνταν ουσιωδώς βιολογικές (ζωικές) διεργασίες.
1960'ta De Duve'e Biyoloji ve Tıp Bilimleri alanında Francqui Ödülü verildi.Το 1960 ο Ντε Ντυβ τιμήθηκε με το Βραβείο Φρανκί (Francqui) για τις Βιολογικές και Ιατρικές Επιστήμες.
Bazı türleri zararlıların biyolojik mücadelesinde kullanılır.Μερικά είδη χρησιμοποιούνται για την βιολογική καταπολέμηση βλαβερών εντόμων.
Tritium kimya da ve biyolojide radyoetiketleme deneylerinde kullanılır.Το τρίτιο χρησιμοποιήθηκε επίσης σε χημικά και βιολογικά πειράματα επισήμανσης ως ένας ραδιοεπισημαντής.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.Η κατανόηση της σύνθεσης και της λειτουργίας των κυττάρων είναι θεμελιώδης σε όλες τις βιολογικές επιστήμες.
Hacettepe Üniversitesi, Biyoloji Bölümü.Πανεπιστήμιο του Αμβούργου, Τμήμα Βιολογίας.
Biyoloji Glikokaliks MikrobiyolojiΜικροβιοκτόνο Βακτηριοστατικό (προς σύγκριση) Βακτηριόλυση
Bu proteinlerin biyolojik olaylarda önemli görevleri vardır.Οι αμίνες συναντώνται σε πολλές βιολογικές λειτουργίες.
Biyoloji, hayatı inceleyen bilim dalı.Η βιολογία είναι η επιστήμη που ασχολείται με τη μελέτη της ζωής.
Biyoloji Tarihi.Βιολογικές Νόρμες.
Ayrıca biyolojinin gerektirdiği düzenli sınıflandırmalara tahammül edemezdi.Αυτό δεν επιτρέπεται σύμφωνα με τους νόμους της συστηματικής ταξινόμησης στη Βιολογία.
Türleşme yeni biyolojik türlerin oluştuğu evrimsel süreçtir.Η αναπαραγωγή είναι η βιολογική διαδικασία με την οποία παράγεται κάθε νέος οργανισμός.
Promotör, biyolojide genlerin transkripsiyonunu başlatan, DNA'parçasıdır.Στη γενετική, ο υποκινητής είναι το τμήμα του DNA που βοηθά στην έναρξη της μεταγραφής ενός γονιδίου.
Sanata ve biyolojiye ilgisi olduğunu ifade etmektedir.Συσχετίζεται πολύ με τη βιοχημεία και τη μοριακή βιολογία.
Hücre teorisi ve evrim teorisi, biyolojinin iki temel genelleştirmesidir.Μαζί με την ταχύτητα του φωτός, είναι οι δυο θεμελιώδεις φυσικές σταθερές.
Birçok alanda MS vardır: havacılık, bilgisayar bilimi, biyoloji, yönetim ...Der er MS på mange områder: luftfart, Informatik, biologi, forvaltning ...
Riboz ve 2-deoksiriboz türevleri, biyolojide çok önemli bir yere sahiptir.Ribose og 2-deoxyribosederivater har stor betydning i biologien.
DNA böylede biyolojik bilgi taşımak için değil, yapısal bir malzeme olarak kullanılır.DNA bruges således som et strukturelt materiale snarere end som en bærer af biologisk information.
Biyolojisi hakkında fazla bilgi yoktur.Der findes kun lidt viden om dens biologi.
Park, biyolojik çeşitliliğiyle ünlenmiştir.Området er kendt for sin store biologiske mangfoldighed.
Ancak protokol 1972 tarihli Biyolojik Silahlar Konvansiyonu'na uzanan süreci başlatması açısından önemlidir.1972 - Aftale om forbud mod brug af biologiske våben åbnes for underskrivning.
Bu keşifler moleküler biyolojinin doğumuna karşılık gelir.Disse fund kom til at repræsentere molekylærbiologiens fødsel.