Ana içeriğe geç
Sözlük

biyoloji ile cümle

biyoloji kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Biyolojisi hakkında fazla bilgi yoktur.Біологія його відома мало.
Biyolojiden bir örnek olarak karınca kolonisini alabiliriz.Як приклад надзавилькуватості можна навести деревину Карельської берези.
Tom, Mary'nin biyolojik babası değil.Том не є біологічним батьком Мері.
Enflamatuvar yanıt, karbonhidrat metabolizması gibi biyolojik süreçlerde etkinlik gösterir.Задіяний у таких біологічних процесах, як запальна відповідь, вуглеводний обмін.
Birçok alanda MS vardır: havacılık, bilgisayar bilimi, biyoloji, yönetim ...Existuje MS v mnoha oblastech: letectví, počítačová věda, biologie, řízení … Spécialisés
Evangelion yoğun bir şekilde biyolojik, dini, askeri ve psikolojik konuları ele almaktadır.Evangelion je plný narážek na biologická, vojenská, náboženská a psychologická témata.
Biyolojik olarak geliştirilmiş insanlardan oluşur.Jde o tvory enormně biotechnologicky vyvinuté.
Uzun bir süre boyunca biyolojik babasını hiç tanımamıştır.Svého biologického otce nikdy nepoznal.
Ayrıca biyolojiyle de yakından ilgilidir.Úzce navazuje na biologii.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.Vývojová biologie studuje růst a vývoj organismů.
Diterpenler, biyolojide önemli olan retinol, retinal, and fitol gibi bileşiklerin temelini oluştururlar.Diterpeny jsou základem biologicky významných látek, například retinolu, retinalu a fytolu.
House'un biyolojik babası hakkında bir miktar bilgi verilir.Aloisův biologický otec není znám.
Örneğin, moleküler biyoloji alanında standart DNA ekstraksiyon ve melezleştirme reaksiyonlarında kullanılır.Používá se například ve standardní extrakci DNA a v hybridizačních reakcích v molekulární biologii.
Fakat aynı olan ilk ismini biyolojik babasıyla paylaşmak istemediğinden kendini W. Rose olarak çağırır.Rose, protože nechtěl mít stejné křestní jméno jako jeho biologický otec.
Biyolojik adlarda "balina" için Latince cetus sözcüğü kullanılır, özgün anlamı ise "büyük deniz hayvanı"dır.Vědecký název řádu je odvozen od latinského slova cetus, jehož původní význam byl „velké mořské zvíře“.
Biyolojisi hakkında fazla bilgi yoktur.O jeho biologii není známo nic.
Irak'ın biyolojik ve kimyasal silahlar üretmesine yardımcı oldu.Izrael se obával, že další mohou nést biologické, nebo chemické zbraně.
Entomoloji, böcekleri inceleyen biyoloji dalı.Entomologie – biologický obor, který studuje hmyz.
Hiperpolarizasyon ile şu maddeler kastedilmiş olabilir: Hiperpolarizasyon (biyoloji) Hiperpolarizasyon (fizik)Přechodně dochází dokonce k zvýraznění negativity potenciálu (hyperpolarizaci).
Heroes'ta Claire Bennet'in biyoloji annesini oynadı.V seriálu Hrdinové hraje Meredith Gordonovou, biologickou matku Claire Bennetové.
Bakteriler ayrıca biyolojik haşare kontrolünde haşare ilaçlarının yerine kullanılabilirler.Bakterie se rovněž používají namísto pesticidů v biologickém boji proti škůdcům.
Biyoloji terimleriyle dişi üreme organları üreme sistemi içinde yer almaktadır.Podmínky biologické reprodukce v systému zanikají.
Ayrıca kimyasal ve biyolojik silah etkileri ile de donatılabilir.Lodě jsou rovněž chráněny proti účinku biologických a chemických zbraní.
Fakat aynı olan ilk ismini biyolojik babasıyla paylaşmak istemediğinden kendini W. Rose olarak çağırır.Totuși, păstrează doar W. Rose, pentru că nu dorea să aibă același prenume cu tatăl său biologic.
Birçok biyolojik yapı likit kristal davranışı gösterir.Multe alte structuri biologice prezintă comportament de cristale lichide.
Mikroskopi alanındaki ilerlemeler biyoloji düşünce üzerinde çok derin etki bırakmıştır.Progresele realizate în domeniul microscopiei au avut un puternic impact asupra gândirii biologice.
Porto Riko doğumlu olan Nolasco, Porto Riko Üniversitesi'nde biyoloji eğitimi almıştır.Nolasco a crescut în Puerto Rico unde a studiat biologie la Universitate de Puerto Rico.
John'ın babası Kyle Reese'in ağabeyidir ve biyolojik olarak John'ın amcasıdır.El este fratele mai mare al lui Kyle Reese și unchiul paternal al lui John.
Özellikle biyolojik membranlar ve hücre membranları likit kristalin bir formudur.În special, membranele biologice⁠(d) și membranele celulare sunt o formă de cristale lichide.
Evrim, bütün biyolojinin merkezinde yer alan, bütünleştirici kavramdır.Mai mult, evoluția este un concept central în toate subdomeniile biologiei.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.Biologia de dezvoltare cercetează procesele după care organismele cresc și se dezvolt.
Biyoloji Tarihi.Istoria biologiei în date.
Irak'ın biyolojik ve kimyasal silahlar üretmesine yardımcı oldu.Forțele Axei au utilizat arme biologice și chimice.
Hacettepe Üniversitesi, Biyoloji Bölümü.Universitatea din București, Facultatea de Biologie.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.China este țara din afara tropicelor cu cea mai mare biodiversitate.
Aynı zamanda kampüs içinde Biyoloji Fakültesi binasının inşaatı da devam etmektedir.În același campus se află și Institutul European de Bioinformatică.
Ancak modern biyolojinin kökeni Antik Yunan felsefesinin seküler geleneğine dayandırılır.Problema existenței unei lumi reale a fost dezbătută încă de reprezentanții filozofiei grecești clasice.
Bakteriler ayrıca biyolojik haşare kontrolünde haşare ilaçlarının yerine kullanılabilirler.Bacteriile pot fi utilizate în locul pesticidelor, în controlul biologic al dăunătorilor.
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.Istoria biologiei urmărește evoluția studiului lumii vii din cele mai vechi timpuri și până în zilele noastre.
Üniversitede fizik ve biyoloji eğitimi aldı.A studiat la universitate filozofia și biologia.
Biyoloji Glikokaliks MikrobiyolojiBiogeocenoză Biogeografie Biom
Ama bilimsel araştırmalar heteroseksüel ve eşcinsel kişilerde bir takım biyolojik farklılıklar bulmuştur.Studiile genetice au dus și ele la evidențierea unor diferențe înnăscute între heterosexuali și homosexuali.
Bu ilişki aynı zamanda eşcinselliğin biyolojik etiyolojisinide ifade edebilir.Printre ele se remarcă Comitetul Sinodal de Bioetică.
Yağmur ormanları dünya'nın en büyük biyolojik hazineleri biridir.Pădurile tropicale sunt unele dintre cele mai mari comori biologice ale lumii.
Uzun bir süre boyunca biyolojik babasını hiç tanımamıştır.Biológiai apját soha nem ismerte.
Çocukluğunda ve gençliğinde biyoloji, özellikle de botanik ve entomoloji ile ilgilenmiştir.Már gyermekkora óta érdeklődött a természettudományok és különösen a botanika és az ornitológia iránt.
Biyolojik bir deney yükü taşıyordu.Biológiai kutatási csomagot vitt magával.
Moleküler genetik, moleküler biyolojinin ve genetiğin yöntemlerini kullanarak çalışır.A molekuláris genetika felhasználja a genetika és a molekuláris biológia módszereit egyaránt.
Sistem biyolojisi biyomedikal ve biyolojik bilimsel araştırma uygulanan gelişmekte olan bir yaklaşımdır.A rendszerbiológia a biológiai/orvosbiológiai tudományos kutatás terjedőben lévő új megközelítése.
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.A biológia története az élővilág tanulmányozásának történetét követi végig az ókortól napjainkig.
1933) Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik GünüA biológiai sokféleség nemzetközi napja.
Örneğin, moleküler biyoloji alanında standart DNA ekstraksiyon ve melezleştirme reaksiyonlarında kullanılır.Például a molekuláris biológiában a DNS szokásos kinyerése vagy a hibridizációs reakciók során alkalmazzák.
Bu özellikleri nedeniyle biyolojik gübre elde edilmesinde kullanılırlar.Ezen stabilitás miatt könnyebb őket használni a szerkezeti biológiában.
MÖ 59), Roma İmparatoru Augustus'un biyolojik babasıdır.59-ben) Augustus, az első római császár apja volt.
Ancak modern biyolojinin kökeni Antik Yunan felsefesinin seküler geleneğine dayandırılır.A modern biológia gyökereit azonban a világi ógörög filozófiáig szokás visszavezetni.
Moleküler biyolojiSejtmembrán Molekuláris biológia
Hücre oluşumu ve görevinin anlaşılması, tüm biyolojik bilimler için hayati değer taşır.A sejtek szerkezetének és működésének ismerete minden élettani tudomány számára alapvető fontosságú.
Biyoloji Tarihi.Hidrobiológus Napok.
1960'ta De Duve'e Biyoloji ve Tıp Bilimleri alanında Francqui Ödülü verildi.1960-ban neki ítélték a biológiai és orvostudományi Francqui-díjat.
Hormonun sadece serbest formu biyolojik olayları regüle edebilir.Csak a szabadon keringő, ionizált forma biológialag aktív.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod