-- Biyologlar öyle olduğunu düşünüyor gibi. --Біологи гадають, що так.
-- Biyologlar öyle olduğunu düşünüyor gibi. --מסתבר שביולוגים חושבים שכן.
-- Biyologlar öyle olduğunu düşünüyor gibi. --علماء الأحياء يعتقدون ذلك على ما يبدو.
-- Biyologlar öyle olduğunu düşünüyor gibi. --物質は進化できるか?
Biyologlar, "prokreatif başarı" terimini şu şekilde tanımlıyor:Các nhà sinh học định nghĩa sinh sôi thành công
Biyologlar, "prokreatif başarı" terimini şu şekilde tanımlıyor:생물학 단어인 이 생식계승이란,
Biyologlar, "prokreatif başarı" terimini şu şekilde tanımlıyor:Les biologistes parlent de succès procréatif pour désigner
Biyologlar, "prokreatif başarı" terimini şu şekilde tanımlıyor:משמעות המושג "הצלחה רבייתית" הוא
Biyologlar, "prokreatif başarı" terimini şu şekilde tanımlıyor:عندما يصنف علماء الاحياء عملية التكاثر يقصدون في ذلك
Biyologlar, "prokreatif başarı" terimini şu şekilde tanımlıyor:あなたが子供を持つ年齢のことで
Biyologlar uzun mesafe iletişimi konusunda 70'li yıllardan,70년대 부터 냉전이 끝날 때까지 생물학자들은 이 장거리 소통에 대하여, 계속
Biyologlar uzun mesafe iletişimi konusunda 70'li yıllardan,הביולוגים המשיכו לפקפק בנושא התקשורת ארוכת הטווח הרבה אחרי שנות השבעים,
Biyologlar uzun mesafe iletişimi konusunda 70'li yıllardan,ولكن علماء الأحياء مازالوا يشككون في فكرة التواصل بعيد المدى قبل السبعينيات
Biyologlar uzun mesafe iletişimi konusunda 70'li yıllardan,このクジラ達の広域通信について 懐疑的で それは70年代を経て 冷戦が終わるまで続きました
Biyologlar ya da biyokimyacılar bunu biraz farklı tanımlayacaklardırAlors OIL RIG. c'est ce que nous avons appris dans la classe de chimie.
Biyologlar ya da biyokimyacılar bunu biraz farklı tanımlayacaklardırLátka, která se probírá v hodinách chemie. Biolog nebo biochemik zase řekne:
Biyologlar ya da biyokimyacılar bunu biraz farklı tanımlayacaklardırОсь, що ви дізналися з курсу хімії. А що ж біологи чи біохіміки?
Biyologlar ya da biyokimyacılar bunu biraz farklı tanımlayacaklardırТова се учи в час по химия. Биолозите или биохимиците дават малко по-различна дефиниция.
Biyologlar ya da biyokimyacılar bunu biraz farklı tanımlayacaklardırזהו מה שלמדת במחלקה לכימיה. כעת ביולוגים או biochemists יאמרו, הו, טוב, אתה יודע אני
Biyologlar ya da biyokimyacılar bunu biraz farklı tanımlayacaklardırوهذا ما تعلمته في فئة الكيمياء. الآن علماء الأحياء أو المعلوماتيين سوف أقول، أوه، حسنا، أنت تعرف أنا
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.A biológus Lewis Wolpert úgy véli, hogy a modern fizika különös jelenségei csak extrém példák.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Ahli biologi Lewis Wolpert percaya bahwa keanehan fisika modern hanyalah contoh ekstrim.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biologen Lewis Wolpert anser att den moderna fysikens märklighet endast är ett extremt exempel.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biologen Lewis Wolpert mener, at den moderne fysiks mærkelighed, blot er et ekstremt eksempel.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biologi Lewis Wolpert uskoo, että nykyfysiikan omituisuus on vain ääriesimerkki.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biolog Lewis Wolpert jest przekonany, że dziwność współczesnej fizyki to tylko skrajny przykład.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biolog Lewis Wolpert tvrdí, že podivnost moderní fyziky je jen extrémní případ.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biológ Lewis Wolpert verí, že zvláštnosť modernej fyziky je len extrémnym prípadom.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Biologul Lewis Wolpert crede că ciudăţenia fizicii moderne este doar un exemplu extrem.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.De bioloog Lewis Wolpert gelooft dat de raarheid van moderne fysica slechts een extreem voorbeeld is.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Der Biologe Lewis Wolpert glaubt, dass die Sonderbarkeit moderner Physik nur ein extremes Beispiel ist.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.El biólogo Lewis Wolpert cree que la rareza de la física moderna es sólo un ejemplo extremo.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Il biologo Lewis Wolpert crede che la bizzarria della fisica moderna sia solo un esempio estremo.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.생물학자인 루이스 월퍼트는 현대 물리학의 기괴함은 기술과 달리 과학은 상식에 배치된다는
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Le biologiste Lewis Wolpert croit que la bizarrerie de la physique moderne n'est qu'un exemple extrême.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Nhà sinh vật học Lewis Wolpert tin rằng sự kỳ lạ của vật lý hiện đại chỉ là một ví dụ cực đoan.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.O biólogo Lewis Wolpert acredita que a singularidade da física moderna é apenas um exemplo extremo.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Биолог Льюис Волперт полагает, что такая странность современной физики — это крайность.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.Биологът Луис Уолпърт вярва, че странността на модерната физика е само краен пример.
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.הביולוג לואיס וולפרט מאמין שמוזרות הפיזיקה המודרנית היא פשוט דוגמה קיצונית; המדע, בניגוד לטכנולוגיה,
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.عالم الأحياء لويس ولبرت يعتقد بأن غرابة الفيزياء الحديثة ليست سوى مثالا متطرفا. العلوم في مقابل التكنولوجيا،
Biyolog Lewis Wolpert modern fiziğin tuhaflığının çok uç bir örnek olduğuna inanıyor.現代物理学の奇妙な点は 極端な例の一端に過ぎないと信じています 科学はテクノロジーと違い常識を裏切ります
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz."디자인을 하는데에 생물 학자가 필요해요 실시간으로 우리를 도와 우리에게 영감을 줄 수 있게 말이죠.
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz.""We willen graag een bioloog in ons ontwerpteam om ons inspiratie te geven."
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz."Wir wollen einen Biologen mit unseren Designern am Tisch sitzen haben, der uns vor Ort inspirieren kann.
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz."אנחנו רוצים ביולוג שישב ליד שולחן העיצוב ויעזור לנו, בזמן אמת, למצוא מקורות השראה.
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz."نريد عالم أحياء ليجلس على طاولة التصميم ليساعدنا، في الوقت الصحيح، على أن نصبح ملهمين.
"Biz; tasarım masasının başında oturacak, o anda ilham bulmamıza yardımcı olacak bir biyolog istiyoruz.""インスピレーションを得るために生物学者が デザイン会議に参加して欲しい" と言ったり また もっとうれしいのは
BL: Biyologlar bu hayvanların neden bu kadar aktif olduklarını hala açıklayamıyorlar.A biológusok jelenleg nem tudják megmagyarázni, miért is ilyen aktívak ezek az állatok.
BL: Biyologlar bu hayvanların neden bu kadar aktif olduklarını hala açıklayamıyorlar.Les biologistes ne savent pas expliquer aujourd'hui pourquoi ces animaux sont tellement actifs.
BL: Biyologlar bu hayvanların neden bu kadar aktif olduklarını hala açıklayamıyorlar.Nhà sinh vật học không thể giải thích nổi tại sao những loài động vật này lại năng suất như vậy
BL: Biyologlar bu hayvanların neden bu kadar aktif olduklarını hala açıklayamıyorlar.Οι βιολόγοι προς το παρόν δεν μπορούν να εξηγήσουν γιατί αυτά τα ζώα είναι τόσο δραστήρια.
BL: Biyologlar bu hayvanların neden bu kadar aktif olduklarını hala açıklayamıyorlar.В момента биолозите не могат да обяснят защо тези животни са толкова активни.
BL: Biyologlar bu hayvanların neden bu kadar aktif olduklarını hala açıklayamıyorlar.В настоящий момент биологи не могут объяснить почему эти животные так активны.
Bu binadaki 300'den fazla odanın örnekleme çalışması için mimar ve biyologlardan oluşan bir ekiple çalıştım.저는 건축가와 생물학자로 구성된 팀과 함께 이 건물의 300개가 넘는 방에서 샘플을 채취했습니다.
Bu binadaki 300'den fazla odanın örnekleme çalışması için mimar ve biyologlardan oluşan bir ekiple çalıştım.Wspólnie z zespołem architektów i biologów pobraliśmy próbki z 300 pomieszczeń tego budynku.
Bu binadaki 300'den fazla odanın örnekleme çalışması için mimar ve biyologlardan oluşan bir ekiple çalıştım.זהו קומפלקס העסקים "ליליס" באוניברסיטת אורגון, ואני עבדתי עם צוות של אדריכלים וביולוגים
Bu binadaki 300'den fazla odanın örnekleme çalışması için mimar ve biyologlardan oluşan bir ekiple çalıştım.و انا اعمل مع فريق مكون من مهندسين معمارين و علماء أحياء لنفترض ان هناك أكثر من ٣٠٠ غرفه في هذا المبنى.
Bu binadaki 300'den fazla odanın örnekleme çalışması için mimar ve biyologlardan oluşan bir ekiple çalıştım.この建物内の300を超える部屋から サンプルを得ました 建物内の微生物の化石記録の様なものを 入手したかったのです
Bu bir espri, ben biyologum, anlasildi mi?Asta e o gluma. Eu sunt biolog, ok?