bitmek ile cümle
bitmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Enerjisi bitmek üzere.Está quedándose sin energía.
Enerjisi bitmek üzere.Il perd de l'energie.
Enerjisi bitmek üzere.Jeho energia sa mu míňa.
Enerjisi bitmek üzere.그의 에너지가 떨어져 갑니다.
Enerjisi bitmek üzere.Rămâne fără energie.
Enerjisi bitmek üzere.Seine Energie schwindet.
Enerjisi bitmek üzere.Sta esaurendo le proprie energie.
Enerjisi bitmek üzere.Traci energię.
Enerjisi bitmek üzere.Zijn energie raakt op.
Enerjisi bitmek üzere.Енергията му свършва.
Enerjisi bitmek üzere.Його енергія вичерпується.
Enerjisi bitmek üzere.נגמרת לו האנרגיה.
Enerjisi bitmek üzere.وبدأ يفقد طاقته
Enerjisi bitmek üzere.寒すぎて、体内の活力を維持できないのです
FBI kapýnýn önünde bitmek için fýrsat kolluyor, sýrf kapýyý kilitlemeyi unuttuđun için çamaţýr yýkamayaドアに鍵をしていなかったので 彼らがアパートに押し入ってきたと考えてみてください、 きっと......かなりのストレスでしょう、
Gemiler denizlerden gelir - limandan limana bitmek bilmeyen seyahatlerinde... ...bir ya da iki gün gecikirler.Le navi giungono dal mare, fermandosi per uno o due giorni nel loro peregrinare senza fine da porto in porto.
Gemiler denizlerden gelir - limandan limana bitmek bilmeyen seyahatlerinde... ...bir ya da iki gün gecikirler.Schiffe laufen ein und rasten 1-2 Tage von ihrer endlosen Reise von Hafen zu Hafen.
İnsani koruma almışsanız ama oturma izniniz bitmek üzereyse ya da bittiyse.du har fått humanitärt skydd, men ditt uppehållstillstånd löper ut eller har redan löpt ut.
İnsani koruma almışsanız ama oturma izniniz bitmek üzereyse ya da bittiyse.es perceptor de protección internacional, pero su permiso de residencia está a punto de caducar o ha caducado.
İnsani koruma almışsanız ama oturma izniniz bitmek üzereyse ya da bittiyse.olet saanut humanitääristä suojelua, mutta oleskelulupasi on päättymässä tai päättynyt.
İnsani koruma almışsanız ama oturma izniniz bitmek üzereyse ya da bittiyse.vous bénéficiez d’une protection humanitaire, mais votre permis de séjour va expirer ou a déjà expiré.
İnsani koruma almışsanız ama oturma izniniz bitmek üzereyse ya da bittiyse.вы получили гуманитарную защиту, но срок действия вашего вида на жительство истекает или истёк.
İnsani koruma almışsanız ama oturma izniniz bitmek üzereyse ya da bittiyse.قد حصلت على حماية إنسانية، ولكن ترخيصك للإقامة سينتهي أو انتهى.
İnsani koruma almışsanız ama oturma izniniz bitmek üzereyse ya da bittiyse.您已获得人道主义援助,但您的居留许可即将到期或已经过期。
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.C'est Maya, l'illusion, le jeu perpétuel de forme.
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.Das ist Maya, Illusion, das unendliche Spiel der Form.
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.Det är Maya, illusion, ändlös lek med former.
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.Esto es Maya, ilusión, el juego interminable de la forma.
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.Ez a Maya, illúzió, a formák végtelen formája
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.Questa è Maya, l'illusione, l'infinito gioco della forma materiale.
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.To jest Maya, iluzja, nieskończona gra form.
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.Αυτό είναι Μάγια, ψευδαίσθηση, το ατελείωτο παιχνίδι της μορφή.
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.Това е Мая - илюзия, безкрайната игра на форми.
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.Это Майя , иллюзия, безконечная игра форм.
Neyse, zamanım bitmek üzere.Mas enfim, estou quase sem tempo. te vejo no próximo vídeo.
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Az, amikor lenézett a lábára, úgy tűnt, hogy szinte ki szem előtt voltak, egyre eddig ki).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(For, da hun kiggede ned på hendes fødder, de syntes at være næsten ud af syne, var de komme så langt væk).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(För när hon tittade ner på hennes fötter, tycktes de vara nästan ut synhåll, var de blivit så långt bort).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(Für, wenn sie schaute auf ihre Füße, sie schienen fast aus den Augen, sie waren immer so weit weg).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Gdy spojrzała w dół na nogi, wydawało się, że prawie się z oczu, oni się tak daleko).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(그녀의 발 앞에 내려 보았다 때, 그들은 거의 것 같았다 눈에 그들은) 지금까지 올랐 을때.
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(Per quando guardò giù ai suoi piedi, sembravano quasi fuori della vista, stavano ottenendo così lontano).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Pour quand elle regarda à ses pieds, ils semblaient être presque hors de vue, ils devenaient si loin).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Pre prípad, keď sa pozrela dole na svoje nohy, zdalo sa, že sa takmer zraku, boli stále tak ďaleko).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(Voor als ze keek naar haar voeten, ze leek bijna uit van het zicht, werden ze steeds zo ver weg).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Za ko je pogledal dol na nogah, se zdi, da je skoraj ven od oči, so bili že tako daleč).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(Ибо, когда она посмотрела на свои ноги, они, казалось, почти не осталось зрения, они получали так далеко).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi."(שכן כאשר היא השפילה את מבטה אל כפות רגליה, נראה שהם כמעט בחוץ הראייה, שהם מקבלים כל כך רחוק).
'(Ona ayak baktı zaman, onlar bitmek üzere gibi görünüyordu görme, onlar) şimdiye kadar elde edildi.'(على حين أنها أطلت على قدميها ، وبدا أن تكون تقريبا من أصل البصر ، وكانوا حتى الآن الحصول على إيقاف).
Ona Maria Elena ile evliliğinden, derin aşklarından ve bitmek bilmez... ...kavgalarından bahsetti.A férfi mesélt házasságáról Maria Elenával, mély szerelmükről, és óriási veszekedéseikről.
Ona Maria Elena ile evliliğinden, derin aşklarından ve bitmek bilmez... ...kavgalarından bahsetti.Contou tudo sobre o seu casamento com Maria Elena... ...do seu amor profundo e das suas terríveis brigas.
Ona Maria Elena ile evliliğinden, derin aşklarından ve bitmek bilmez... ...kavgalarından bahsetti.Le contó sobre su matrimonio con María Elena... ...de su profundo amor, y de sus peleas terribles.
Ona Maria Elena ile evliliğinden, derin aşklarından ve bitmek bilmez... ...kavgalarından bahsetti.أخبرها عن زواجه بماري إيلينا و الحب العميق و القتال المريع
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Atiram-se as imagens ao rio. Porque isso tem de acabar. No ano seguinte, ela voltará.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Bạn nhấn chìm tất cả xuống lòng sông. Bởi vì tất cả phải kết thúc. Và tới năm sau, nữ thần sẽ quay trở lại.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Belökik a vízbe. Mert véget kell érnie. Következő évben visszajön.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Ditenggelamkan ke sungai. Karena ini semua harus berakhir. Dan tahun depan, dia akan kembali.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Je dumpt ze in de rivier. Want er moet een einde zijn. Volgend jaar komt ze weer terug.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.강에 던져버립니다. 결국 끝을 내야 되기때문이죠. 그리고 다음 해에 그녀는 다시 돌아올 것입니다.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.La butti nel fiume. Perché deve finire. E l'anno prossimo, ella tornerà.