Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkinlik ile cümle

bitkinlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.After a prolonged sickness and prostration, he died in 555.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Eventually, milking cows, like this one, collapse from exhaustion.
(ULAŞIM VE BİTKİNLİK)(TRANSPORTATlON AND FATlGUE)
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Nach längerer Krankheit und Siechtum starb Theudebald schon im Jahr 555 kinderlos.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Tras una larga enfermedad y postración, murió en 555 sin haber tenido descendencia.
Birçoğu hastalık, bitkinlik veya gardiyanlardan gördükleri işkence nedeniyle öldü.Ponad 30 tys. osób zdołało jednak opuścić obóz dzięki pomocy zatrudnionego tam polskiego personelu.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Efter en lång tids sjukdom och invaliditet avled hans hustru 1955.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.După o boală prelungită, a murit în 555, fără moștenitori.
İki dağcı bitkinlik nedeniyle 7.600m'deki dördüncü kampta ölürler.7400 m-es magasságban, a 4-es táborban végkimerülés miatt ketten életüket vesztik.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Hän kuitenkin sairastui ja kuoli vuoden 1955 lopulla.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Έπειτα από μακροχρόνια ασθένεια και κατάπτωση, απεβίωσε το 555.
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Setelah lama sakit ia meninggal pada tahun 555.
İki dağcı bitkinlik nedeniyle 7.600m'deki dördüncü kampta ölürler.Dua pendaki gunung tewas kelelahan di Kamp 4 pada ketiggian 7.600 meter (24,930 kaki).
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.經過長時間的患病和衰竭之後,提烏德鮑德於555年去世。
Uzunca hastalık ve bitkinlik halinden sonra, 555 yılında ölmüştür.Po dolgotrajni bolezni in izčrpanosti je leta 555 umrl.
İki dağcı bitkinlik nedeniyle 7.600m'deki dördüncü kampta ölürler.Selle kohta puuduvad tõendid, sest mõlemad saksa mägironijad surid kurnatusse 7600 meetri kõrgusel.
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıA veces, en su agotamiento general que no podía escuchar nada más y dejar que la cabeza
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıJoskus hänen yleisen uupumuksen hän ei voinut kuunnella mitään lisää, niin hänen päänsä
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıKadang-kadang dalam kelelahan umumnya ia tidak bisa mendengarkan lagi dan membiarkan kepalanya
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdı가끔은 그의 일반적인 피로에 그는 더 이상 듣고 그의 머리를 둘 순
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıNěkdy se v jeho celkové vyčerpanosti nemohl poslouchat nic víc a nechal hlavu
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıNiekedy sa v jeho celkovej vyčerpanosti nemohol počúvať nič viac a nechal hlavu
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıNogle gange i sit generel udmattelse kunne han ikke høre noget mere og lad hovedet
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıParfois, dans son épuisement général, il ne pouvait pas écouter plus et laissez-tête
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıΜερικές φορές σε γενική εξάντληση του δεν μπορούσε να ακούσει πια και αφήστε το κεφάλι του
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıИногда в его общем истощении он не мог слушать больше, и пусть его голову
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıІноді в його загальному виснаженні він не міг слухати більше, і нехай його голову
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıלפעמים, תשישות כללית שלו הוא לא יכול להקשיב יותר ולתת את ראשו
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıفي بعض الأحيان في استنفاد تقريره العام قال انه لا يستطيع سماع أي أكثر وترك رأسه
Bazen onun genel bitkinlik, daha fazla dinlemek ve başını izin olamazdıビッグバンは力なくドアに対して、彼はすぐにのために、一緒に自分自身を引っ張ら
(ULASIM VE BITKINLIK)(SZÁLLÍTÁS ÉS FÁRADTSÁG)
(ULAŞIM VE BİTKİNLİK)(SZÁLLÍTÁS ÉS FÁRADTSÁG)
(ULAŞIM VE BİTKİNLİK)(TRANSPORTASI DAN Kelelahan)
(ULASIM VE BITKINLIK)(TRANSPORTUL SI EXTENUAREA)
(ULAŞIM VE BİTKİNLİK)(TRANSPORTUL SI EXTENUAREA)
(ULAŞIM VE BİTKİNLİK)(ТРАНСПОРТИРОВКА И УСТАЛОСТЬ)
(ULASIM VE BITKINLIK)(תעבורה ותשישות)
(ULAŞIM VE BİTKİNLİK))תעבורה ותשישות(
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.Akhirnya, sapi perah, seperti yang satu ini, ambruk karena kelelahan.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.Alla fine le mucche da latte, come questa collassano esauste.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.In cele din urma, vacile de lapte, ca aceasta, se prabusesc din cauza epuizarii.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.Så småningom kommer mjölkkor, som den här, att kollapsa av utmattning.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.Schließlich brechen Milchkühe, wie dieses hier, vor Erschöpfung zusammen.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.Végül a tejelõ tehenek, mint ez is, összeesnek a kimerültségtõl.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.Τελικά, αγελάδες σαν αυτή, καταρρέουν από σωματική εξάντληση.
Zaman içerisinde, sagilan inekler, bu sekilde bitkinlikten yere düsüyorlar.,לבסוף, פרות חליבה .כמו זו, קורסות מאפיסת כוחות
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Akhirnya, memerah susu sapi, seperti ini, runtuh dari kelelahan.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Alla fine le mucche da latte, come questa collassano esauste.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Časem tzv. dojnice, jako tato kráva, zkolabují vyčerpáním.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Con el tiempo, la vacas caen exhaustas, como ésta.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Finalement, les vaches laitières, comme celle-ci, meurent d'épuisement.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.In cele din urma, vacile de lapte, ca aceasta, se prabusesc din cauza epuizarii.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Lopulta lypsylehmät, kuten tämä yksilö, lyyhistyvät uupumuksesta.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Ostatecznie niektóre z mlecznych krów, takich jak ta, padają z wycieńczenia
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Så småningom kommer mjölkkor, som den här, att kollapsa av utmattning.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Sčasoma se krave molznice, kot tale, zgrudijo zaradi izčrpanosti.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Schließlich brechen Milchkühe, wie dieses hier, vor Erschöpfung zusammen.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.Végül a tejelõ tehenek, mint ez is, összeesnek a kimerültségtõl.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.В конечном счете, доение коров, как этот, крах от истощения.
Zaman içerisinde, sağılan inekler, bu şekilde bitkinlikten yere düşüyorlar.לבסוף, פרות חליבה, כמו זו, קורסות מאפיסת כוחות.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod