Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkileri ile cümle

bitkileri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Botanik, bitkilerin bilimidir.Botanika – nauka o rostlinách.
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus Kouzlo nutící rostliny okamžitě vyrůst.
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.Tím ukázal, že část rostlinné hmoty pochází nejen z půdy, ale také ze vzduchu.
Sanayi bitkileri: Ayçiçeği, Şeker pancarı.Díla: Milenci, Kávová panenka.
Meyve, ot ve su bitkilerini de yer.Živí se semeny a suchými i dužnatými plody rostlin.
Bazen su bitkileri ve plankton'dan da beslenirler.Někteří jedinci žijící v jezerech mohou dokonce požírat plankton.
Etrafında susam bitkileri vardır.Jedovaté rostliny kolem nás.
Bitkilerin gövdeleri, özellikle kuruyunca içleri boşalır.Při skladování plody vadnou, zvláště pokud jsou podtržené.
Dişi, yumurtalarını bitkilerin yapraklarının alt yüzeyine bırakır.Samice klade vajíčka jednotlivě na spodní stranu přízemních listů živné rostliny.
Burada bitkilerin çeşitli kısımlarının karakterleri formüle edilmiştir.V malé míře zde zasahují fragmenty z jiných vegetačních stupňů.
Sağındaki bitkileri iyileştirir.Voda z kaple uzdravuje.
Bitkilerin yaprakları klorofil maddesi yüzünden yeşildir.Obvykle jsou zeleně zbarveny díky chlorofylu.
Çölde bitki olarak sazak, patlak, gyrtyç ve mevsimlik step bitkileri yer alıyor.Na lokalitě se vyskytuje spíše teplomilné, stepní a lesostepní fauny.
Otlar ve su bitkileri ana besin kaynaklarıdır.Horské řeky a jezera jsou hlavním zdrojem vodní zásoby pro město.
Tahıl bitkilerinin endosperm'i insanlar için önemli bir nişasta kaynağıdır.U kukuřice pěstované na zrno je důležitou charakteristikou složení endospermu.
Ballon Zombie: Bitkilerin üzerinden uçarak gider.Štěpán Gruchala: Snažíme se blues posunout .
Diğer deyişle, insanların, hayvanların ve bitkilerin, tek bir var oluşun unsurları olduğu kabul ediliyordu.Astfel, s-au considerat că oamenii, animalele și plantele erau membri ai unui singur întreg.
Bitkilerin de heyecansal bir yaşamları vardır.Grădina avea și o seră cu plante exotice.
Finlandiya'nın iklimi ve toprakları, büyüyen bitkileri belirli bir zorlama haline getirir.Clima și solurile Finlandei fac dificilă creșterea oricăror recolte.
O zaman 300.000 yapışkan yumurtalarını su bitkileri üzerine bırakırlar.El a lăsat cel puțin 6.000 de acuarele le plantelor sale.
Zamanlarının çoğunu yüzerek, suda yiyecek arayarak ve dipte yetişen bitkileri yiyerek geçirirler.Își petrece majoritatea timpului pe pământ, cercetând solul cu ciocul în căutarea hrănii.
Akdeniz bitkilerinin birçok türü bulunmaktadır.Aici trăiesc foarte multe specii de plante.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Az emberiség több ezer éve alkalmazza ezt a módszert állatok és növények háziasítása során.
Tengriciler, hayvanların ve bitkilerin de ruhları olduğuna inanırlar.Hittek abban, hogy a növényeknek, és az állatoknak is van lelkük.
Mayer ayrıca bitkilerin, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirdiğini de öne sürmüştür.Mayer vetette fel azt is, hogy a növények a fényt képesek kémiai energiává alakítani (fotoszintézis).
Bitkilerin bol çiçek açması için düzenli olarak sulanmaları gereklidir.Ügyeljünk arra, hogy mindig alulról öntözzük a virágot.
Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı.Védett növények Vörös Könyv.
Keçiler ise iguanaların besin olarak tükettiği bütün bitkileri yediler.A kutya megeszi az összes szendvicset, amit meghagytak.
Daha evvelden Chenopodiaceae içinde yer alan bitkileri de artık içine almaktadır.Ide tartoznak a korábban a Chenopodiaceae családba sorolt fajok is.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır.A lárvaterápia alkalmazása a sebkezelésben legalább az írott történelem kezdetéig nyúlik vissza.
Sıklıkla bu bölgede ormanaltındaki bitkileri ezerek oluşturdukları patikalarda dolaşırlar.Ezek mellett gyakran adott fel fát az erdészet bizonyos állomásokon.
Keten en eski kültür bitkilerindendir.A nemzetség egyedei a legrégibb termesztett növények közé tartoznak.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Tätä on käytetty tuhansien vuosien ajan kasvien ja eläinten domestikaatioon.
Flora şu anlamlara gelebilir: Flora, bir bölgede yetişen bitkilerin ortak adı, diğer bir deyimle Bitki örtüsü.Kasvisto eli floora on käsite, joka tarkoittaa jonkin tietyn alueen kasveista koostuvaa elämää, kasvilajistoa.
Yüzücü bitkilerin bir kısmı yaşamları boyunca kök taşımazlar.Osa lajeista taas elää koko ikänsä sisävesissä.
Daha sonra türlü bitkilerin hücrelerini inceledi.Hän tutki soiden kasvijäänteitä.
Zamanlarının çoğunu yüzerek, suda yiyecek arayarak ve dipte yetişen bitkileri yiyerek geçirirler.Se vietti suurimman osan ajastaan veden alla ruokaa etsimässä.
Keçiler ise iguanaların besin olarak tükettiği bütün bitkileri yediler.Ne söivät kaikki kasvit, jotka olivat säästyneet rakeilta.
Fufluns veya Puphluns, Etrüsk mitolojisinde bitkilerin, şenliğin, sağlığın, büyümenin ve canlılığın tanrısı.Fufluns (tai Puphluns) oli etruskien mytologiassa hedelmällisyyden, viinin, onnen ja terveyden jumala.
Daha yukarıda olanlar benim için bitkileri ve hayvan dünyasını temsil ederler.Ylöspäin vetäytyvä lumiraja toi alueelle ensin kasveja ja muita eläimiä.
Hem barınmak hem de yetiştirilen bitkilerin muhafaza edilebilmesi için çok elverişlidir.Φυλάσσει σημαντικά έργα τέχνης καθώς και τα λείψανα του Αγίου.
GA, bitkilerin büyük bir kısmında çiçeklenmeyi uyarır.Στα φυτά αποτελεί μέρος του άνθους.
Bu arazi sulanabilmektedir ve çoğunluğu tarım bitkileri ile kaplıdır.Η γη είναι γενικά πολύ εύφορη και το μεγαλύτερο μέρος της καταλαμβάνεται από αγροκτήματα.
Bitkilerin virüslere karşı ayrıntılı ve etkili savunma mekanizmaları vardır.Τα φυτά έχουν αναπτύξει ειδικούς και αποτελεσματικούς μηχανισμούς άμυνας κατά των ιών.
Deniz ve kara bitkileri ve hayvanları bu zamanda oldukça moderndi.Τα φυτά και τα ζώα ήταν αρκετά σύγχρονα.
Daha sonra bitkilerin odunsu kısımlarını keskin arka dişleriyle parçalıyordu.Το χωράφι έπρεπε να σπαρθεί αργότερα με δόντια δράκου.
Yuvalarını sık bataklık bitkileri arasına, suyun yakınına yaparlar.Τα μόνιμα ακμαία τα συναντούμε κοντά στο νερό.
Bitkileri ezer, buz çıkarır.Τα στρώματα περιέχουν πάγο.
Bitkilerin üstünden uçar.Den lever af planter.
Dişileri bu zamanda 100.000 yumurtayı çakıl taşlarının ve su bitkilerinin üzerine bırakır.Hunnen gyder op til 100.000 æg på sand- og grusbund.
Yapay seçilim, evcil hayvan ve bitkilerin kontrollü olarak yetiştirilmesi sonucu gerçekleşir.Kunstig selektion er kontrolleret avl af planter og husdyr.
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.Disse arter var meget nærende og udgør nu 50-60% af alle kultiverede afgrøder i hele verden.
Ceres, Roma mitolojisinde anne sevgisinin ve büyüyen bitkilerin (özellikle tahılların) tanrıçasıydı.Ceres var gudinde for plantevækst (især korn) og for moderlig kærlighed.
Havalandırma ile ayrıca bitkilerin döllenmeleri sağlanır.Det sker også den forsyner sig med vandplanter.
Yüzgeçleri küçüktür, çünkü kalın su bitkileri arasında gitmektedir.En mindre stiv opbygning, fordi vandet støtter planterne.
Hidrokültür su bitkileri yetiştiriciliğidir. ^ Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).Anoreksi Fobi Spiseforstyrrelser Liddell, H.G. & Scott, R. (1940).
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.Disse artene utgjør i dag 50–60 prosent av alle avlinger i verden.
Bitkilerin üstünden uçar.Den lever av planter.
Yüzücü bitkilerin bir kısmı yaşamları boyunca kök taşımazlar.Noen bier fortsetter dog som soldater hele livet.
Diğer deyişle, insanların, hayvanların ve bitkilerin, tek bir var oluşun unsurları olduğu kabul ediliyordu.Således ble mennesker, dyr og planter forstått som andeler av et enkeltstående helhet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod