Kara bitkileri, Geç Devoniyen yok oluşunda katkıda bulunduklarını düşündürecek kadar başarılıydılar.Plantas terrestres foram tão bem sucedidas que se pensa que elas contribuíram para a extinção do Devoniano.
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.Isto demonstrava que uma parte da massa das plantas vinha do ar, e não somente do solo.
Neredeyse ekilebilir araziler gıda bitkileri için kullanılır.Todas as terras aráveis são usadas virtualmente para as plantações de alimentos.
Otlar, likenler ve diğer bitkileri yerler.Os iaques comem gramas, líquens e outras plantas.
Mayer ayrıca bitkilerin, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirdiğini de öne sürmüştür.Ele também propôs que plantas convertem luz em energia química.
Adaya düşen yağışın %80'i bitkilerin terlemesi ve buharlaşma ile kaybedilmektedir.Pelo menos 80% das construções da ilha foram danificadas ou destruídas.
Derin zon: Bitkilerin olmadığı dipler.Cobertura vegetal: presença de áreas sem vegetação.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, insanlık tarihinin en eski tıbbi tekniklerinden biridir.A manufatura dos tecidos é uma das mais velhas tecnologias do homem.
Ayrıca gün uzunluğu bazı bitkilerin dünya üzerindeki yayılışını da belirler.Isso se deve ao longo período de floração de uma mesma planta.
Bu çiçeklerin bulunduğu bitkilerin yaprakları muhabbet kuşları için zehir etkisi yaratabilir.Em resumo, as perturbações ocasionadas pelos seres humanos podem provocar um impacto a estas aves.
Anavatanı Brezilya olup, tropik bölgelerde yetişen kauçuk bitkilerinin en önemlisidir.É a família mais abundante do Brasil onde é facilmente encontrada em regiões tropicais.
Çocukları, hayvanları ve bitkileri korur.O Escuta protege as plantas e os animais.
Bu bitkilerin yetiştirilmesi çok zordur.São plantas de cultivo muito difícil.
Birlikte bu dişler bitkileri makas gibi kesebilmekteydi. ^ Savage, RJG, & Long, MR (1986).Jornal da Zoologia 270 Savage, RJG, & Long, MR(1986).
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus Laat planten heel snel groeien.
Botanik, bitkilerin bilimidir.Plantkunde of botanie is de wetenschap van de planten.
Köpekbalıkları kullanarak bitkileri yer.Kijken hoe de hazen lopen.
Gündüzleri bitkilerin sık olduğu yerlere girip saklanırlar.Ze houden zich overdag vaak op in planten.
Kısa boylu bitkilerin üzerinde, ayrıca dal ve ağaçların yere yakın dalları üzerinde bulunurlar.Je hoort in zwak (maan)licht huizen en bomen langs de weg te kunnen zien.
Ayrıca süs bitkilerinin ve ilgili malzemenin üretiminde, pazarlamasında ve kullanımında görev alır.Bovendien zijn ze ongewenst tijdens de oogst en verwerking van de rest van de bieten.
Bitkileri kolayca kapalı yerden açık yerlere taşıyabilmeye yarar.Door de uitlopers kan het makkelijk open plekken opvullen.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.Zijn woning werd vernield en de inboedel werd op straat in brand gestoken.
Bitkilerin üstünden uçar.Over planten.
Yapay seçilim, evcil hayvan ve bitkilerin kontrollü olarak yetiştirilmesi sonucu gerçekleşir.Kunstmatige selectie komt voor bij het door mensen fokken van huisdieren of kweken van planten.
Toprağı ve toprakla ilgili tüm unsurları, bitkileri ve hayvanları korur.Hij liet alle planten, dieren, mensen en dingen op aarde een eed zweren.
Bu bitkilerin yaprakları ya da gövdeleri çoğaltma amacıyla kullanılır.Hiermee worden trays of potten gevuld ten behoeve van de opkweek van hun planten.
Bitkilerin gövdeleri, özellikle kuruyunca içleri boşalır.Vooral hogere planten schitteren door hun afwezigheid.
Farklı bölgelerde yetişen bu bitkilerin anatomik açıdan farklı olmaktadır.De verspreidingsgebieden van beide soorten overlappen elkaar in Anatolië.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.God zal alle zondaren vernietigen waardoor alleen de rechtvaardigen eeuwig leven zullen ontvangen.
Kışları asıl olarak tohumlar ve su bitkilerinin köksaplarıyla beslenirler.In de winter voeden zich voornamelijk met zaden en granen.
Çoğunlukla yıllık bitkilerin tohumlarıyla beslenir.Voor de kruidenteelt worden meestal eenjarige planten gebruikt.
C3 bitkilerinin tümü ışık solunumu yaparken, C4 bitkileri çok az ışık solunumu yaparlar.Bij C4-planten treedt geen lichtverzadiging op in vol zonlicht.
Bu bitkilerin tümü zehirlidir.Al deze planten zijn giftig.
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus – powoduje szybki wzrost roślin.
Bahçe Bitkileri.Rośliny ogrodowe.
Yüksekteki bitkilere ulaşmak istediğinde arka ayaklarının üzerine kalkıp hortumuyla bitkileri yakalar.Gdy chce dosięgnąć wysokich roślin może wspiąć się na tylnych nogach i chwycić ryjkiem gałązkę.
Bu bitkilerin yetiştirilmesi çok zordur.Hodowla tych roślin jest bardzo trudna.
İsrail'in işlenmemiş bitkilerin bulunduğu en büyük bahçelerindendir.Jest to jeden z największych zbiorów izraelskich roślin.
Bozkır (ot) bitkileriyle kaplı olan Uzunyayla'da küçükbaş hayvan ve at yetiştirilir.Niewielki udział posiada bór mieszany świeży (BMśw) i las mieszany wyżynny (LMwyż).
Ayçiçeği dünyada ve Türkiye'de en önemli yağ bitkilerinden biridir.Odpady są jednym z najważniejszych problemów środowiskowych w Polsce i na świecie.
Keten en eski kültür bitkilerindendir.Jest jedną z najdawniej uprawianych roślin.
Bu da C4 bitkilerin suyu daha etkin kullanmalarını sağlar.Proces fotosyntezy u roślin C4 przebiega wydajniej.
Giberellinlerin esas etkisi, bitkilerin boyuna büyümesini sağlamaktır.Działanie morfaktyn polega na ogólnym zahamowaniu wzrostu roślin.
Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı.Polska czerwona księga roślin.
Yapay seçilim yöntemleri, hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesinde binlerce yıldır kullanılmaktadır.Przez tysiąclecia wykorzystywano go w procesie udomawiania roślin i zwierząt.
Maraba kahve bitkileri, Coffea arabica türünün burbon cinsindendir.Kaffet är av arten Coffea arabica.
Buna gerekçe olarak, Allah'ın bitkileri insanların hayrı için yarattığı kuralı ileri sürülür.Men om Gud skapat människan god, så väljer människan det goda av fri vilja.
Bitkileri daha dayanıklı hale getirir.Äldre plantor är mer stadiga.
Keten en eski kültür bitkilerindendir.Rättikan är en av de äldsta kulturväxterna.
Böylelikle bitkilerin filenin kurulumu sırasında hasar görmesinin önüne geçilir.Dessa skulle dock framöver förlora kontrollen över Klisfästningen.
Endüstri bitkilerinden tütün en önemli geçim kaynağıdır.Textiltillverkningen är den mest betydande sektorn för exporthandeln.
Daha evvelden Chenopodiaceae içinde yer alan bitkileri de artık içine almaktadır.För de släkten som tidigare ingick i mållväxterna anges detta med Chenopodiaceae.
Dişlerinin şekilleri yumuşak suda yetişen bitkileri yediklerini gösterir.På grund av deras enkla tänder förmodas att de hade växter som föda.
Flora şu anlamlara gelebilir: Flora, bir bölgede yetişen bitkilerin ortak adı, diğer bir deyimle Bitki örtüsü.Lokalflora är den samlade växtligheten inom ett visst område, eller en beskrivning av densamma.
Bitkisel parazit, bitkilerin üzerinde yaşayan parazit çeşitidir.Parasitiska växter lever på en annan växt, parasitens värdväxt.
Bazen su bitkileri ve plankton'dan da beslenirler.Деякі споживають водорості або планктон.
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.Ім'я Бенкса носять близько 80 рослин.
Zaman içinde üzerinde bitkilerin kök salmasıyla sağlamlığı artabilir.Цілком можливо, що в ті часи нею возили сіль з Прикарпаття на Волинь.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.До останнього часу вважали, що під впливом світла в рослинах розкладається вуглекислота.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.Від пожеж загорілися будинки, згодом перекинулися на доки.