Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Eine Katze, die auf Bäumen lebt, und nachts hinuntersteigt und auf Kaffeeplantagen herum streut.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Es un gato que vive en árboles... ...y por la noche baja de estos y merodea por las plantaciones de café.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Ez a macskaféle fákon él, éjszaka pedig lejön és megdézsmálja a kávéültetvényeket.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Het is een kat die in bomen leeft, en 's nachts komt 'ie naar beneden en sluipt rond over de koffieplantages.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Je to kočka, která žije v korunách stromů a za noci se plíží po kávových plantážích.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.밤에는 커피 농장에서 어슬렁거립니다.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.To je mačka, ki živi na drevesih, ponoči spleza dol in se plazi skozi plantaže kave.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.W nocy schodzi na dół i grasuje na plantacjach kawy.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Είναι μια γάτα που ζει στα δέντρα, και τα βράδια κατεβαίνει από αυτά και περιφέρεται στις καλλιέργειες καφέ.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Кошка, которая живет на деревьях и по ночам выходит и бродит по кофейным плантациям.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Това е котка, която живее по дърветата, а през нощта слиза и върлува из кафеените плантации.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.ובלילות הוא יורד מהם וחומק אל מטעי הקפה.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.وخلال الليل ، ينزل الى الأرض ويتجول في مزارع القهوة
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.とてもグルメで
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Az igazi talajon növények nőnek, először csak levelek nélkül.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Crebbero le vere piante, all'inizio senza foglie.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Echte Landpflanzen wuchsen heran, zunächst ohne Blätter.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Echte landplanten verschenen, eerst zonder bladeren.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.진실된 땅의 생물들이 생겨났습니다. 잎이 없는 것이 먼저였지요.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Las plantas terrestres, sin hojas al principio.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Les véritables plantes terrestres sont apparues, d'abord sans feuilles.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Maakasvit ilmaantuivat, aluksi lehdettöminä.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Những thực vật trên cạn xuất hiện trước tiên không có lá.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Plante adevărate au apărut, fără frunze la-nceput.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Surgiram plantas terrestres, desprovidas de folhas no início.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Tumbuhan-tumbuhan daratan sejati mulai muncul, tanpa daun pada mulanya.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Vznikli ozajstné prvé rastliny, najprv bez listov.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Wyrosły prawdziwe rośliny, z początku bez liści.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Προέκυψαν αληθινά φυτά ξηράς, αρχικά χωρίς φύλλα.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Възникнали истински сухоземни растения, отначало безлистни.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.Появились наземные растения, сначала без листьев.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.צצו צמחי היבשה האמיתיים, תחילה ללא עלים.
Gerçek kara bitkileri ortaya çıktı, başta yapraksız olarak.نشأت النباتات البرية الحقيقية، بلا أوراق فى البداية.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.-husdjur och växtodlingar.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.가축과 농작물을 기르기 시작합니다.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.בייתנו בעלי חיים וצמחים.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.و تربية الحيوانات.
Hayvanlari ve bitkileri evcillestirdigimiz zaman.ローマやギリシャ その先はご存じですね
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Không ai nói rằng thực vật có thể ăn động vật, bởi vì điều đó ngược lại với quy luật tự nhiên.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.그 누구도 식물이 동물을 먹는다고 말하지 못했습니다. 자연의 섭리를 거스르는 것이었기 때문이죠.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Kukaan ei voinut sanoa kasvien kykenevän syömään eläimiä, koska se olisi ollut luonnonjärjestystä vastaan.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nadie podría decir que las plantas pueden comer un animal, porque eso iría en contra del orden natural.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Niemand konnte sagen, dass Pflanzen ein Tier fressen können, weil es gegen die Ordnung der Natur war.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nikdo nemohl říci, že rostliny jsou schopny sníst zvíře, protože to bylo proti řádu přírody.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nikto nemohol povedať, že rastliny sú schopné jesť zvieratá, pretože to bolo proti usporiadaniu prírody.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nimeni nu spunea că plantele puteau să mănânce un animal, deoarece era împotriva ordinii naturale.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Ninguém podia dizer que as plantas podiam comer um animal, porque isso ia contra a ordem da natureza.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Rośliny nie mogły zjadać zwierząt, bo to przeczyło porządkowi natury.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Senki sem mondhatta, hogy egy növény megehet egy állatot, mert ez ellentmondott a természet hierarchiájának.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Tidak seorangpun dapat berkata tumbuhan dapat memakan hewan, sebab itu melawan aturan alam.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Κανείς δεν μπορούσε να πει ότι τα φυτά μπορούσαν να φάνε ένα ζώο, διότι ήταν αντίθετο με τη φυσική τάξη.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Никто не мог сказать, что растения могут съесть животное, потому что это было против закона природы.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.איש לא הודה בעובדה שצמחים יכולים לאכול בעלי חיים, כי זה היה מנוגד לסדר הדברים בטבע.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.فلا احد يقول ان النباتات قادرة على أكل الحيوانات لانه عكس منظومة الطبيعة
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.自然の法則に反していたからです でも植物はたくさんの
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Desena oameni, anatomie, plante, animale, peisaje, clădiri, apă, totul.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Desenhava pessoas, anatomia, plantas, animais, paisagens, edifícios, água, tudo.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Dia menggambar orang, anatomi, tanaman, hewan, pemandangan, gedung, air, semuanya.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Dibujaba personas, anatomía, plantas, animales, paisajes, edificios, agua, de todo.
İnsanları, anatomiyi, bitkileri, hayvanları, manzaraları, binaları, suyu, her şeyi çizmişti.Han ritade människor, kroppar, djur, landskap, byggnader, vatten - allt!