Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.Majú tisícky ľudí po celom svete, ktorí označujú miesta, kde sa vraj tie rastliny nachádzajú.
Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.Sie suchen nach ihnen. Sie finden sie wenn sie blühen.
Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.Tienen miles de personas en todo el mundo etiquetando lugares en los que se cree que existen esas plantas.
Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.Több ezer ember világszerte jelöl meg helyeket, ahol állítólag megtalálhatóak ezek a fajok.
Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.Tysiące ludzi na całym świecie identyfikuje miejsca uznawane za miejsca występowania wybranych roślin.
Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.Υπάρχουν χιλιάδες άνθρωποι σε όλο το κόσμο που σημειώνουν σημεία στα οποία υπάρχουν φυτά υπό εξαφάνιση.
Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.Имат хиляди хора по цял свят, които маркират местата, където се казва, че растенията съществуват.
Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.Тысячи людей по всему миру отмечают места, где эти растения могут существовать.
Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.יש להם אלפי אנשים מסביב לעולם המסמנים את המקומות בהם הצמחים האלה אמורים להיות.
Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.لديهم آلالاف البشر في كل أنحاء العالم يذهبون لأماكن حيث توجد هذه النباتات.
Dünya çapında bu bitkilerin yaşadığı söylenen yerleri işaretleyen binlerce insan var.タグを付ける人々を何千人も持っています 彼らはそれらの植物を探します。そして開花しているものを見つけ、
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?Așadar, dacă toată viața umană depinde de plante, nu are sens că poate ar trebui să încercăm să le salvăm?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?Así que si toda la vida humana depende de las plantas, ¿acaso no tendría sentido que intentáramos salvarlas?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?Jeśli więc ludzkie życie zależy od roślin, czy nie powinniśmy spróbować je ocalić?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?자 모든 인간의 삶이 식물에 의존한다면, 그들을 구하려고 노력해야 하는 것이 타당하지 않을까요?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?Ora, se la vita umana dipende dalle piante, non avrebbe forse senso provare a salvarle?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?Portanto, se toda a vida humana depende das plantas não faz sentido que talvez devêssemos tentar salvá-las?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?Takže ak život ľudí závisí na rastlinách, je celkom logické, že by sme sa ich mali pokúsiť zachrániť, nie?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?Tehát ha minden emberi élet a növényeken múlik, nem kéne talán megmenteni őket?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?И така, ако човешкият живот зависи от растенията, дали няма смисъл да се опитаме да ги запазим?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?Итак, если вся жизнь человека зависит от растений, не было бы разумно попытаться сохранить их?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?אז אם החיים האנושיים תלויים בצמחים, לא נשמע לכם הגיוני שננסה להציל אותם?
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?لذا اذا كانت كل الحياة البشرية تعتمد على النباتات، أليس من المعقول أننا ربما نحاول حمايتها؟
Eğer tüm insan hayatı bitkilere bağlıysa, bitkileri koruma altına almaya çalışmak sizce mantıklı değil mi?我々がその植物を救うために努力すべきだということには道理があるのではないでしょうか 私はそう思います
Ele geçirilen bitkilerin ağırlığı bu dönemde belirgin oranda artmış ve 2007’de 27 tona ulaşmıştır.A Turquia (25,5 toneladas) e a Bélgica (12,8 toneladas) comunicaram um número recorde de apreensões em 2007.
Ele geçirilen bitkilerin ağırlığı bu dönemde belirgin oranda artmış ve 2007’de 27 tona ulaşmıştır.EONN indsamler nationale oplysninger om beslaglæggelser af narkotika, renhed og detailpriser i Europa.
En son videoda, bazı bitkilerin bu sorunu taşımayacak şekilde evrildiklerini gördük.그래서 지난 동영상 강의에서는 몇몇 식물들은 이러한 문제를 해결 가능한 방식으로 진화해 왔고
En son videoda, bazı bitkilerin bu sorunu taşımayacak şekilde evrildiklerini gördük.Y así en el último video, vimos que algunas plantas tienen desarrolló una forma de evitar esto.
En son videoda, bazı bitkilerin bu sorunu taşımayacak şekilde evrildiklerini gördük.В последния клип видяхме, че някои растения имат ефективен начин на действие.
En son videoda, bazı bitkilerin bu sorunu taşımayacak şekilde evrildiklerini gördük.אז ככה שבסרטון האחרון,ראינו שכמה צמחים פיתחו דרך לעקוף את זה.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.A co-evolução ligou os insectos, as aves e as plantas para sempre.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.A közös evolúcióban örökre összefonódtak a rovarok, a madarak és a növények.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Coevolución entrelazada de insectos, pájaros y plantas para siempre.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Co-evolusi menjalin hubungan antara serangga dan burung-burung dan tumbuhan selamanya.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Co-evoluția a condiționat insecte, păsări, plante să depindă mutual mereu.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Co-evolutie maakte insecten, vogels en planten deel van dezelfde keten.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Die Koevolution verflocht Insekten, Vögel und Pflanzen auf ewig miteinander.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.공진화는 곤충들과 새들 그리고 식물들을 영원히 휘감았습니다.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Koevoluutio kutoi hyönteiset, linnut sekä kasvit yhteen.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Ko-ewolucja złączyła owady, ptaki i rośliny na dobre.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.La co-evoluzione intrecciò le vite di insetti, uccelli e piante per sempre.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.L'évolution coopérative a lié les insectes, les plantes et les oiseaux ensembles pour toujours.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Spoločnou evolúciou sa navždy preplietli hmyz, vtáky a rastliny.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Sự đồng tiến hóa liên kết các loài côn trùng, chim và hoa mãi mãi.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Η συνεξέλιξη παρέσυρε έντομα, πτηνά και φυτά για πάντα.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Совместная эволюция навсегда соединила насекомых, цветы и птиц.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.Съвместната еволюция преплела насекоми, птици и растения завинаги.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.באבולוציה המשותפת נשתלבו לעד חרקים וציפורים וצמחים.
Eş zamanlı evrim, böcekleri, kuşları ve bitkileri birlikte geliştirdi.التطور المشترك شبك بين الحشرات و الطيور و النباتات إلى الأبد.
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.Có, em muốn xây một chiếc nữa -- để bơm nước và tưới tiêu - tưới đồng ruộng.
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.Da, vreau să construiesc încă una... care să pompeze apă și să facă irigații...pentru recolte.
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.Igen, építeni akarok még egyet -- hogy pumpálja a vizet és öntözze a termőföldeket.
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.Ja, hočem zgraditi še enega, da bi črpal vodo in namakal poljščine.
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.Ja, ich will noch eines bauen -- um Wasser zu pumpen und die Pflanzen zu bewässern.
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.Oui, je veux en construire une autre -- pour pomper l'eau et irriguer -- irriguer les cultures.
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.WK: Ano, chci postavit další -- na pumpování vody a zavlažování -- zavlažování plodin.
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.WK: Hej. Chcem postaviť ďaľší -- na pumpovanie vody a zavlažovanie -- na zavlažovanie pôdy.
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.WK:
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.WK: Ja, jag vill bygga ett till - för att pumpa vatten och bevattna - bevattning för odlingar.
Evet, bir tane daha yapmak istiyorum -- su çekmek için ve bitkileri sulamak için.WK: Ja, jeg vil bygge en mere -- til at pumpe vand og vande -- til vanding af afgrøder.