Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ils partent à leur recherche. Ils les trouvent en fleur.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.그 식물들을 찾고, 꽃을 찾습니다.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Las buscan y las encuentran floreciendo.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Loro le cercano. Le trovano in fioritura.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Megkeresik. Amikor megtalálják, virágzik.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Mereka mencarinya. Mereka menemukan bunganya.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Szukają ich, znajdują je w okresie kwitnienia
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Und dann gehen sie zu ihnen zurück wenn die Samen reif sind.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Ze zoeken en vinden de bloeiende planten.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Τα ψάχνουν. Τα βρίσκουν κατα την διάρκεια της ανθοφορίας.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Они их ищут.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.Те ги търсят. Намират ги разцъфнали.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.הם מחפשים אותם. הם מוצאים אותם בפריחה.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.يبحثون عنها. يجدونها في زهرة.
Bu bitkileri arıyorlar, bu bitkileri çiçek halinde buluyorlar.種をつけたときにそこに戻り
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.이러한 식물 중에는, 여기 아래쪽에 여러분 화면 왼쪽의 식물들은 마지막 남은 품종들입니다.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.links auf ihrem Bildschirm, sind schon soweit reduziert, dass es nur noch ganz wenige von ihnen gibt.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.Một số cây, như những loài ở hình phía dưới bên trái màn hình, chúng bị tận diệt đến mức chỉ còn vài cá thể.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.Niektóre z tych roślin, jak te na dole po lewej stronie ekranu, zostały już tylko jako pojedyncze osobniki.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.Niektoré z týchto rastlín, napríklad tie v ľavom dolnom rohu obrazovky, sú na pokraji vyhynutia.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.חלק מהצמחים הללו, כמו אלה שלמטה בצד שמאל של המסך, הם הפרטים הבודדים האחרונים.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.بعض هذه النباتات، مثل تلك في الأسفل الى شمال الشاشة، أنها بعض الأنواع القليلة المتبقية.
Bu bitkilerin bazıları, ekranın solundaki şu diptekiler gibi, türlerinin geri kalan bir kaçından.最後の残されたものと なってしまっています この男性が種をトラックに積んでいるものはもう木が
Bu, bitkilerin meristemden uzaklaşarak büyümesini sağlar .Esto hace que las partes se alejen del meristema luego de formarse.
Bu, bitkilerin meristemden uzaklaşarak büyümesini sağlar .To nutí části rostlin posunovat se od meristému jakmile se utvoří.
Bu, bitkilerin meristemden uzaklaşarak büyümesini sağlar .Това кара растителните части да се отдалечават от меристемата след като се образуват.
Bu, bitkilerin meristemden uzaklaşarak büyümesini sağlar .分裂組織から離れます。 その間も分裂組織は新しい部分の形成を続けて、
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.C-4식물이 하는 것과 똑같은 방법으로 탄소를 고정합니다
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.Fixuje ho naprosto stejným způsobem jako C4 rostliny.
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.Ini perbaikan itu dengan cara yang sama bahwa C-4 tanaman lakukan.
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.Se fija la misma manera que las plantas C-4.
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.W taki sam sposób, w jaki jest wiązany przez rośliny C-4.
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.Той се фиксира по абсолютно същият начин, по който C-4 растенията се фиксират.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.De här killarna på "Exploratorium" spelar på krukväxter som om de var trummor.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Deze jongens bij het Exploratorium bespelen kamerplanten alsof het drums zijn.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.És ezek a srácok az Exploratoriumnál szobanövényeket használtak dobnak.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Et ces gars de l'Exploratorium jouent des plantes d'intérieur comme si c'était des tambours.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.이 사람들은 샌프란시스코 과학관에서 화분을 드럼처럼 연주하고 있어요.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Questi ragazzi all'exploratorium suonano le piante d'appartamento come se fossero una batteria.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Tipii ăștia la o expoziție cânta la plante ca la tobe.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Tutaj ludzie w eksploratorium używają roślin doniczkowych jako perkusji.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Und diese Kerle im Exploratorium nutzen Zimmerpflanzen als Schlagzeug.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Y estos tipos del exploratorio están tocando plantas de interiores como si fueran tambores.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Και αυτοί οι τύποι στο Εξπλορατόριουμ παίζουν τα φυτά εσωτερικού χώρου σαν να ήταν ντραμς.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.А тези момчета в експлораториума могат да свирят на растения, като на барабани.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Ці хлопці у дослідницькому центрі граються домашніми рослинами наче ті - барабани.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.Эти ребята из научного музея играют на комнатных растениях, как на барабанах.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.אז החבר'ה האלה במעבדת הניסויים משתמשים בעציצים כאילו הם תופים.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.و هؤلاء الشباب في الاستكشافية يلعبان بنباتات المنزل كما ان كانت طبول.
Bu Exploratorium'daki bu adamlar ev bitkilerini davul gibi çalıyorlar.観葉植物をドラムにして演奏しています お父さんと娘は 特別な形で 回路をオンにしています
Bu farklı renklere ayıran elektromanyetik görünüme sahip -- bitkileri ayırt etmek için harika.Dostarczają zdjęcia hiperspektralne. Posiadają one odwrócone kolory, łatwiej dzięki temu odnaleźć roślinność.
Bu farklı renklere ayıran elektromanyetik görünüme sahip -- bitkileri ayırt etmek için harika.NASA는 정말 굉장한 일을 하는 것 같습니다. 이렇게 초분광영상을 가지고 색을 분리하고 나면 식물의 분포를 파악하는 데에도 사용할 수 있습니다. 자 그리고 다시 돌아가서요.
Bu farklı renklere ayıran elektromanyetik görünüme sahip -- bitkileri ayırt etmek için harika.Prima om vegetatief gebruik te bepalen.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.A podvrátil ta města i všecku tu rovinu, všecky také obyvatele těch měst, i všecko, což roste z země.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Distrusse queste città e tutta la valle con tutti gli abitanti delle città e la vegetazione del suolo
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.És elsûlyeszté ama városokat, és azt az egész vidéket, és a városok minden lakosait, és a föld növényeit is.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.E subverteu aquelas cidades e toda a planície, e todos os moradores das cidades, e o que nascia da terra.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.hủy diệt hai thành nầy, cả đồng bằng, hết thảy dân sự cùng các cây cỏ ở nơi đất đó.
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.hủy_diệt hai thành nầy , cả đồng_bằng , hết_thảy dân_sự cùng các cây_cỏ ở nơi đất đó .
Bu kentleri, bütün ovayı, oradaki insanların hepsini ve bütün bitkileri yok etti.Il détruisit ces villes, toute la plaine et tous les habitants des villes, et les plantes de la terre.