bitkiler ile cümle
bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bitkilerin çoğu doğal rotenon ve saponin kaynaklarıdır.Many of these plants are natural sources of rotenone and saponins.
Genetiği değiştirilmiş bitkilerden elde edilen tohumlar da şirket için önemli bir büyüme alanıdır.Seeds from genetically modified plants are also an important area of growth for the company.
K2SO4, bazı bitkilere zararlı olabilecek klor içermez.K2SO4 does not contain chloride, which can be harmful to some crops.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır.The use of plants as medicines predates written human history.
Eduard Strasburger de aynı sonuçlara bitkiler için ulaştı (1884).Eduard Strasburger produced the same results for plants in 1884.
İsrail'in işlenmemiş bitkilerin bulunduğu en büyük bahçelerindendir.This garden contains one of the largest collections of Israeli uncultivated plants.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.He also discovered that, in the dark, plants give off carbon dioxide.
Bu karotenoidler, bitkilerden veya diğer fotosentetik organizmalardan elde edilebilir.These carotenoids must be obtained from plants or other photosynthetic organisms.
Bitkiler ve hayvanlar kendi B12'lerini üretemezler.Neither plants nor animals make vitamin B12.
Canlı bitkiler yerine plastik bitkiler kullanılabilir.Plastic plants can be used instead.
Bitkiler Copper-colored Restrepia Kolombiya'ya özgü bir orkidedir.Plants The Copper-colored Restrepia is an orchid native to Colombia.
Bitkilerin virüslere karşı ayrıntılı ve etkili savunma mekanizmaları vardır.Plants have elaborate and effective defence mechanisms against viruses.
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.Approximately 80 species of plants bear his name.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Here, plants evolve that have resistance to high levels of metals in the soil.
Hayvanların aksine, bitkilerin erken gelişim dönemlerinde germ hücreleri bulunmaz.Unlike animals, plants do not have germ cells designated in early development.
Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı.Türkiye Bitkileri Listesi.
Finlandiya'nın iklimi ve toprakları, büyüyen bitkileri belirli bir zorlama haline getirir.Finland's climate and soils make growing crops a particular challenge.
Yapay seçilim, evcil hayvan ve bitkilerin kontrollü olarak yetiştirilmesi sonucu gerçekleşir.Artificial selection is the controlled breeding of domestic plants and animals.
Bitkilerin kimyasal ayrışmaları her zaman karbondioksit salınımına yol açar.The chemical aspects of plant decomposition always involve the release of carbon dioxide.
Saklanmak için beceriklice bitkileri kullanırlar.They use their ability to hide.
Dişlerinin şekilleri yumuşak suda yetişen bitkileri yediklerini gösterir.The shape of their teeth suggests that they ate soft water vegetation.
Potasyum ferrosiyanür bitkilerde gübre olarak kullanılabilir.Potassium ferrocyanide can be used as a fertilizer for plants.
Kampus peyzajı için seçilen bitkiler kuraklığa dayanıklıdır.The plants selected for the campus landscape are drought tolerant.
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.The same with plants and animals.
Orman yangınlarından sonra bitkilerin üzerinde büyüdüğü sıkça görülür.Due to its density, the forest often catches fire.
Neredeyse ekilebilir araziler gıda bitkileri için kullanılır.Virtually all arable land is used for food crops.
Doğal zamk esaslı bağlayıcılar bitkilerden ekstrakte edilen maddelerden yapılır.Natural gum-based binders are made from substances extracted from plants.
İnsanları etkileyen patojenlerin her sınıfı bitkilerde de hastalık yapabilir.Members of every class of pathogen that infect humans also infect plants.
Zehirli, tahriş edici bitkilerdir.Medicinal and poisonous plants.
Depo şekli hayvanlarda glikojen bitkilerde ise nişasta şeklindedir.Green grass give in the mouths (of cattle).
Titanyum ayrıca kömür küllerinde, bitkilerde ve hatta insan vücudunda da bulunur.It is also found in coal ash, plants, and even the human body.
Bitkileri iyileştirir.Healing with Plants.
Algler, sucul ekosistemlerde birincil üreticiler olan önemli bitkilerdir.Algae are important as primary producers in aquatic ecosystems.
Çoğu şarap üzümden yapılsa da, diğer meyvelerden veya zehirli olmayan bitkilerden de yapılabilir.Although most wine is made from grapes, it may also be made from other plants, see fruit wine.
Mayer ayrıca bitkilerin, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirdiğini de öne sürmüştür.He also proposed that plants convert light into chemical energy.
Suyun ışığı filtreleme özelliği bitkilerin ışığa duyarlılığını da etkilemiştir.This same light-filtering property of water also influenced the photosensitivity of plants.
Äkräs, bereket tanrısı ve bitkilerin (özellikle şalgamın) koruyucusu.Äkräs, the god of fertility and the protector of plants, especially the turnip.
Türün çoğu, ot cinsinden sürekli bitkilerdir, ama bazıları, çok yıllık bitkidir.Most of the species are herbaceous perennial plants, but some are annuals.
Bu bitkilerden 100 adeti dünyada başka hiçbir yerde yetişmeyen nadir bitki türleridir.Most of these species are herbs not found anywhere else in the world.
Söğütler kışın en çok yenen bitkilerdendir.Willows are the most commonly eaten plants in the winter.
Büyük Britanya'da genellikle kalkerli otlaklardaki alçak boylu bitkilerde ağ örerler.In Britain it is frequent in sheep-grazed calcareous grasslands.
Margaret Roberts yazar olarak 30'un üzerinde bitkiler ve şifalı otlar üzerine kitaplar yazmıştır.Margaret Roberts wrote more than 40 books on herbs and related topics.
Bitkilerin yaprakları klorofil maddesi yüzünden yeşildir.The green color is due to the large development of chlorite.
Bitkiler ve hayvanlarla ilgili bilgiler daha çok doktorların ilgi alanına giriyordu.Knowledge of plants and animals was broadly the province of physicians.
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.The Huks burned down the town hall.
Bütün bitkilerde gövdeler zamanla kalınlaşır.The plants must kept moist at all times.
O zaman 300.000 yapışkan yumurtalarını su bitkileri üzerine bırakırlar.He left at least 6,000 watercolors of his plants.
Bitkiler daha sağlıklı büyür.Our bodies became more healthy.
Erkek ve dişi tatarcıklar enerji kaynağı olarak bitkilerdeki şekerlerle beslenirler.Both males and females take sugar meals from plants.
Hem yuva hem de yüzen platform su bitkilerinden yapılır.Both the nest and platform are made of aquatic vegetation.
Bitkilerin üstünden uçar.Sunrise over the grassland.
Viroidler bitkiler için önemli hastalık etkenleridir.Viroids are important pathogens of plants.
Bu iki enzim de bitkiler tarafından dallı zinciri olan amino asitler yapmak için kullanılır.Both these enzymes are needed for plants to make branched-chain amino acids.
Çocukları, hayvanları ve bitkileri korur.He or she protects animals and plants.
Bitkiler monoik veya dioik olabilirler.The plants can be monoecious or dioecious.
Bitkilerde böylece birbirine komşu hücrelerin farklı genotipleri olabilir.This produces plants in which neighboring cells have different genotypes.
Herbivicus: Bitkileri büyütür.Does herbivory benefit plants?
Agrobacterium, bitkiler ve kendisi arasında DNA taşıyabilen bir bakteri.Agrobacterium, a bacterium well known for its ability to transfer DNA between itself and plants.
Hastalıklı bitkiler, yumrular imha edilir.Infected trees must be destroyed.
Ülkede bol ve çeşitli bitkiler vardır.On land, large and diverse plant populations existed.