Ana içeriğe geç
Sözlük

bitkiler ile cümle

bitkiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Parktaki hayvanlara ve bitkilere zarar vermek veya rahatsız etmek yasaktır.島内の遺骨や戦闘による遺棄物に触れたり、持ち出したりすることは禁止されている。
Octo Zombie: Bitkilere ahtapot atar.カメムシ:植物の汁を吸う。
Bitkileri yakar. eve en uzakiki koridor yanmıştır.工場は燃やされたが、家屋はそのまま残された。
Yağış orman bitkilerinin yetişmesine elverişlidir.雨季の雨は植物の育成に重要である。
Finlandiya'nın iklimi ve toprakları, büyüyen bitkileri belirli bir zorlama haline getirir.フィンランドの気候と土地は農業に独特の問題を課している。
Bakterilere ek olarak su bitkileri de amonyak ve nitratları metabolize ederek azotlu atıkları elimine ederler.バクテリアに加えて、水生植物もまたアンモニアと硝酸塩を物質交換して窒素廃棄物を除去する。
Maraba kahve bitkileri, Coffea arabica türünün burbon cinsindendir.ブルボン種(ブルボンしゅ、英語: Bourbon)はアラビカ種のコーヒーの亜種。
Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden mezun oldu.このうち千寿双葉小学校は屋上菜園での栽培を行っている。
Hücre duvarlarının sert olmayışı da onları bitkiler, algler ve mantarlardan ayırır.また細胞壁を持たないことから、植物、藻類、菌類と区別される。
Liebig 1840 yılında, CO2'in bitkiler için C kaynağı olduğunu vurgulamıştır.1841年には植物が土の中のカリウムやリンを生長に必須としていることを明らかにした。
Zehirli, tahriş edici bitkilerdir.ウラミカズラ 毒性のある植物。
Bazıları bitkilerle beslenir.多くは生きた植物を食べる。
Ama sırf hayvanlar değil, bitkiler ve mantarlar da etobur olabilirler.魚類だけでなく鳥類もまた、洪水によって引き起こされる利益を享受する。
Üreme zamanı, Nisan-Mayıs aylarında yumurtalarını su bitkilerinin üzerine bırakır.繁殖期は4-5月で、水溜りに産卵する。
Destek alacağı böyle bir bitkileri dikkatle arar, bulur.助けを求める手紙をプーが見つけ、知り合う。
Ağaçları ve tüm Olvar'ı (Orta Dünya bitkilerini) severler ve onları kötülüklerden korurlardı.黄金などの宝を与え、また脅して、咸を孝単于、助を順単于に立てた。
Cırboğaların enerjilerinin kaynağı bitkilerdir.動力源はネズミ。
Selüloz: Bitkilerde bulunur.シロネ - 植物。
Bu dönemde bitkilerden tedavide önemli ölçüde yararlanılmıştır.この時代に薬草の薬効に興味を持った。
Çok yıllık bitkiler pek çok doğal ekositemlerde baskındırlar.一年を通じて雨量が多く野生生物の楽園である。
Georgia Pemberton rolü Fiona Frauenfeld, bitkileri kontrol edebilen bir çocuk.フィオナ・フラウエンフェルト 演 - ジョージア・ペンバートン / 吹替 - 種市桃子 植物を操り、育てる能力を持つ少女。
Bunlardan kimi bitkilerle beslenirken (sauropod), kimi et yiyordu (theropod).泪には毎回のように食べ物を奢らされていた(嘘泣きに騙されての場合が多い)。
Mahallede anason gibi soğuk iklim bitkileri yetişir.アリューシャン列島と同様に亜寒帯海洋性気候にあたる。
Kışı ergin halde çeşitli bitkiler üzerinde geçirirler.於冬季,牠們主要吃松樹葉及樹皮。
Sadece küçük bir kısmı bir yıllık bitkilerden oluşur.只有少數植物是一年生植物。
1663’te ise hayvanları, bitkileri ve mineralleri anlatan Oedipum Chemicum kitabı yayınlandı.1663年他出版了一本关于动物、植物和矿物的书籍。
Titanyum ayrıca kömür küllerinde, bitkilerde ve hatta insan vücudunda da bulunur.鈦還可以在煤灰、植物,甚至人體中找到。
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.大约有80种植物的名字是以他的名字命名的。
Ateşin tepkisi rüzgarın hızı, rüzgarın doğrultusu, yağmur ve bitkilerin türüne bağlıdır.火的特性依赖于风速、风向、降雨、植被类型等因素。
Kapalı tohumlu bitkiler (çiçekli bitkiler) çoğu bitki ilaçlarının önemli kaynağı olmuştur.被子植物(開花植物)是大多數植物藥物的最初來源。
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.既是植物又是動物。
Bunların 3,200 kadarı adaya özgü bitkilerdir.轄約3,200島嶼。
Herbivicus: Bitkileri hızlıca büyütme büyüsü.Herbivicus 速速生: 使用這個咒語可以使草木快速生長。
Georgia Pemberton rolü Fiona Frauenfeld, bitkileri kontrol edebilen bir çocuk.喬治亞·彭伯頓飾演費安娜·弗勞恩費爾德,能操縱植物生長的女孩。
Bu örümceklerin büyük bir kısmı çiçekli bitkiler üzerinde bulunur.绝大部分藤本植物都是有花植物。
Bitkiler rizom meydana getirmektedir.郊区种植水稻。
Tümüyle otobur bir türdür; meyve, yaprak gibi bitkilerle beslenirler.猴尾蜥是完全草食性的,主要吃果實及植物。
Bitkilerin virüslere karşı ayrıntılı ve etkili savunma mekanizmaları vardır.植物具备精巧而有效的防御机制来抵抗病毒感染。
Kendi kendine tozlaşan bitkiler çok nadirdir.完全自养的物种是非常罕见的。
O, bizim Rabbimiz olduğu gibi, bütün hayvanlar ve bitkiler âleminin de Rabbidir.绍遣先主将兵与辟等略许下。
GA, bitkilerin büyük bir kısmında çiçeklenmeyi uyarır.促進選擇觀賞植物的大量開花。
Sağındaki bitkileri iyileştirir.此后右手腕痊愈。
Bitkiler, hayvanlar ve bazı protistlerde zigot mitozla bölünerek çok hücreli canlıyı oluşturur.植物、动物、部分原生物中,受精卵会自发细胞分裂,并形成一个多细胞的生物体。
C4 bitkileri su kıtlığına karşı, C3 bitkilerine göre daha dayanıklıdır.不难理解,C3植物在该地区难以与C4植物竞争。
Türkiye'de bahçelerde yaşayabilen bitkilerdir.在日本是常见园艺植物。
Bitkilerin üstünden uçar.攀援植物。
Bu bitkilerden 6'sı dünyada sadece burada görülür.那霸市的工業品生產額在沖繩縣內也只居第六位。
Bitkiler ve baharatlar 2-3 gün boyunca suda ıslatılır.这些原材料晒干后浸泡在水酒中两至三天。
Bitkilerin ruhları fazla güçlü değildir.土蜘蛛的蜘蛛絲非常強韌。
Ama verdikleri zarar tabii ki sadece bitkilere değildir, binalarda da büyük hasara yol açabilirler.哭泣時的聲音不但會傷害耳朵、也可以破壞建物。
Bu bilgiler aslında bitkilerin ağırlığının sadece topraktan değil havadan da geldiğini kanıtlamış oldu.此發現指出在生活四周的空氣並非僅來自於土壤。
Bitkilerin de heyecansal bir yaşamları vardır.佛家也有一套养生之道。
1663’te ise hayvanları, bitkileri ve mineralleri anlatan Oedipum Chemicum kitabı yayınlandı.1663년에는 동물, 식물, 광물에 대한 책인 Oedipum Chemicum을 출판하였다.
Ikimono-gakari (生き物係) bir Japon ilkokulunda bitkilere ve hayvanlara bakmakla görevli çocukları ifade eder.그룹 이름인 이키모노가카리(生き物係)는 일본의 초등학교에서 식물이나 동물을 돌보는 당번을 뜻한다.
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.이 품종은 현재 세계에서 경작되는 곡물의 50%~60%에 해당한다.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.또한 그는 어둠속에서 식물이 내놓는 기체가 이산화 탄소라는 사실 또한 밝혀내었다.
Hayvanlar ve bitkilerin incelenmesi için biyoloji,sözcüğünden önce başka terimler kullanılmıştır.생물학이라는 용어가 쓰이기 전에 동물과 식물의 연구에서 사용된 몇 가지 용어가 있다.
Ağaçları ve tüm Olvar'ı (Orta Dünya bitkilerini) severler ve onları kötülüklerden korurlardı.그는 늙은 유생이나 높은 벼슬아치들을 꺼려하였고, 주로 젊은이들과의 만남을 좋아하였다.
Reçineler bitkilerden saf olarak elde edilmeyip, yağ gibi çeşitli maddelerle karışım halinde elde edilir.인은 자연에서는 순수한 형태로 발견되지 않고 다양한 광물에 화합물의 형태로 들어간다.
C4 bitkileri su kıtlığına karşı, C3 bitkilerine göre daha dayanıklıdır.C4 식물은 C3 식물에 비하여 질소 이용 효율도 높다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod