bitki ile cümle
bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tephrosia, Wikstroemia ve Barringtonia bitki cinsleri balık zehirleri olarak bilinir.Γενικά, τα γένη Τεφρόσια, Wikstroemia, και Βαρριγκτονία είναι γνωστά δηλητήρια για τα ψάρια.
Geceleri bitkisel gıda ihtiyaçlarını gidermek için yuvalarından dışarı çıkarlar.Τη νύχτα βγαίνει στην επιφάνεια έρποντας για να βρει τροφή.
Bu durum bitki örtüsü kuşakları için de geçerlidir.Είναι αβέβαιο αν τη χρησιμοποιούν και κάποια φυτά.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.Η ηλιακή ενέργεια μετασχηματίζεται από τα φυτά μέσω της φωτοσύνθεσης.
Bitkilerde bulunan klorofil, beş çeşit olup, bunlar a,b,c,d ve f şeklinde adlandırılır.Υπάρχουν πέντε είδη του ιού αυτού, που αναφέρονται ως A, B, C, D, και E είδος.
Bitkisel yağ, bitkilerden elde edilen yağdır.Χυμός, φυτικό προϊόν που παράγεται από τα φρούτα.
Bahçeyi güzelleştiren bir bitki olarak Avrupa'da da yayılmaya devam etmektedir.Η τέχνη της αρωματοποιίας εξαπλώθηκε και στην Ευρώπη.
Bitki örtüsü tüm karadenizde olduğu gibi ormandır.Οι όχθες του είναι δασώδεις σε όλο το μήκος του.
Herboloji yoluyla tıp aynı zamanda bitkiler üzerine edinilen bilgilere yeni bir deneysel kaynak oluşturdu.Δια μέσω της βοτανολογίας, η ιατρική υπήρξε έμμεσα η πηγή του ανανεωμένου εμπειρισμού στη μελέτη των φυτών.
İsmini "valerian" isimli bitkiden almıştır.Το όνομά της προέρχεται από το φυτό «βαλεριάνα» (ή νάρδος).
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.Το φυτό καλλιεργούνταν από τα αρχαία χρόνια.
Yuvalarını sık bataklık bitkileri arasına, suyun yakınına yaparlar.Τα μόνιμα ακμαία τα συναντούμε κοντά στο νερό.
Geniş mera ve çayırları ve buradaki zengin bitki örtüsü hayvancılığın gelişmesine yol açmıştır.Οι χορτολιβαδικές εκτάσεις, τα λιβάδια και η πλούσια βλάστηση οδήγησαν στην ανάπτυξη της κτηνοτροφίας.
Bu canlılar hayvan, bitki veya mantar olabilir.Τα ζώα αυτά ήταν, είτε φυτοφάγα, είτε παμφάγα.
Bu istenilen sonuca ulaşamama hatta bitkinin ölümüne sebep olmaktadır.Το τσίμπημα αυτού του είδους μπορεί να προκαλέσει ακόμα και το θάνατο.
Bitkisel materyaller genelde kurutulur ve bu şekilde bir yıl muhafaza edilebilirler.Συνήθως παράγονται από σταφύλια της συγκομιδής ενός έτους και χρονολογούνται με βάση το έτος αυτό.
Bitki mitokondrilerinde bu ikisine ek olarak bir de 5S rRNA vardır.Για παράδειγμα, στην ομάδα των πέντε αντικειμένων, υπάρχουν δύο ζεύγη.
Bitkileri ezer, buz çıkarır.Τα στρώματα περιέχουν πάγο.
İlçede Akdeniz Bölgesinin tipik bitki örtüsü olan maki bitki örtüsü genellikle yok denecek kadar azdır.Σπάνια φυτά του οικοσυστήματος της Πάρνηθας χάθηκαν, μάλλον για πάντα.
Burada, bitkiler, topraktaki yüksek metal seviyesine karşı direnç geliştirmişlerdir.Her opstod planter, som havde resistans imod høje niveauer af metaller i jorden.
Bitkiler ve hayvanlar kendi B12'lerini üretemezler.Hverken svampe, planter eller dyr kan danne vitamin B12.
Bitki örtüsü maki'dir.Plantevæksten udgøres af maki.
Terpen ve terpenoidler, çoğu bitki ve çiçekteki esans yağlarının başlıca bileşkeleridir.Terpener og terpenoider udgør hovedbestanddelen af planters og blomsters æteriske olier.
Her türlü bitki yetiştirmeye uygundur.Alle plantedele er egnet til fremstilling af levnedsmidler.
Ayrıca bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.Ligeledes dyrkes den i haver.
Opiatlar doğal olarak afyon haşhaş bitkisi Papaver somniferum'da bulunan alkaloid bileşiklerdir.Opiater er de narkotiske alkaloider, der findes naturligt i opiumsvalmuen, Papaver somniferum.
Bitkilerin üstünden uçar.Den lever af planter.
Jeulmun dönemi, avcılık, toplama ve küçük çaplı bitki yetiştirme dönemiydi.Jeulmun var en periode med jagt, indsamling, og små dyrkning af planter.
Parktaki hayvanlara ve bitkilere zarar vermek veya rahatsız etmek yasaktır.Ligeledes er det forbudt at forstyrre dyr og planter og at tage noget som helst med sig ud af parken.
Dişileri bu zamanda 100.000 yumurtayı çakıl taşlarının ve su bitkilerinin üzerine bırakır.Hunnen gyder op til 100.000 æg på sand- og grusbund.
Bitkiler ve hayvanlar için farklıdır.Det er tilfældet for planter og dyr.
Kuruyan kapanlar bitkiye zarar vermemesi için kesilir.Husk at lukke porten, så fårene ikke slipper ud.
Yapay seçilim, evcil hayvan ve bitkilerin kontrollü olarak yetiştirilmesi sonucu gerçekleşir.Kunstig selektion er kontrolleret avl af planter og husdyr.
Bitki kendi kendini dölleyemez.Figuren kan ikke stå selv.
Solonçaktaki bitkisel örtüsü kenevir-pelin steplere dönüşmektedir.Paronychia kapela vokser på solrige klipper.
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.Storfrugtet røn har været dyrket helt siden oldtiden.
Dido gayet bitkindir ve Belinda onu teskin etmeye çalışmaktadır.Dido er meget ulykkelig, og den altid glade Belinda prøver forgæves at muntre hende op.
İkisi de öyle bitkindiler ki, bir ay boyunca dinlendiler.Reposado – lagret fra to måneder til et år.
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.Disse arter var meget nærende og udgør nu 50-60% af alle kultiverede afgrøder i hele verden.
Şahıslara 6 kenevir bitkisi yetiştirme izni verildi.EU har godkendt seks majssorter til dyrkning.
Warming; botanik, bitki coğrafyası ve ekolojisi üzerinde birçok ders kitabı yazmıştır.Warming skrev adskillige lærebøger i systematisk botanik, plantegeografi og planteøkologi.
Ceres, Roma mitolojisinde anne sevgisinin ve büyüyen bitkilerin (özellikle tahılların) tanrıçasıydı.Ceres var gudinde for plantevækst (især korn) og for moderlig kærlighed.
Dağlık bir yapıya sahip olan arazi çeşitli bitki ve hayvan türlerini de barındırmaktadır.De skovdækkede bjergområder har mange plante- og dyrearter.
Dökülmeler bitkinin özellikle alt dalcıklarında olur.Aromaen sidder især i bærrenes skal.
Bitki ise bakteriye fotesentezden elde ettiği organik bileşikleri sağlar.Til gengæld forsyner planten bakterierne med organiske forbindelser dannet ved fotosyntesen.
Çoğunlukla çok yıllık nadiren bir yıllık veya iki yıllık otsu bitkilerdir.Det er kun sjældent enårige, men oftere toårige eller flerårige, urteagtige planter.
Latince'de "Papaver" gelincik bitkisi, "somniferum" da uyku verici, rüya gördüren anlamına gelmektedir."Somnolens" er afledt af Latin "somnus", der betyder "søvn".
Bazı bitkiler guta-perka olarak adlandırılan trans çift bağlı poliizopren üretirler.Nogle planter producerer en polyisopren med trans-dobbeltbindinger, kaldet guttapercha.
Pamuk hasat makinası pamuk bitkisinin tarladan otomasyonla toplanmasına yarayan bir makinadır.En køkkenkværn er et elektrisk køkkenredskab, som findeler organisk affald fra madlavningen.
Artan zamanın etkisi onu yıl sonunda bitkin bırakmıştır.Hendes voldsomme skema gør dog, at hun hen mod slutning af året er totalt udmattet.
Özellikle melez olan ve eşeyli üremeyen bitkiler bu şekilde üretilir.Det er især blandt de nøgenfrøede planter, at denne type er udviklet.
Genç yapraklar bitkinin orta kısmından gelişir.Man kan bruge en lille bid af plantens vækstpunkt.
Erginleri serbest hâlde bitkilerde bulunmuştur.Nu ligger stenene fri på dyrket mark.
Bitkiden ayrıca ilaç sanayinde de yararlanılmaktadır.Udtræk af planten bruges stadig i medicinalindustrien.
Ormanın bu niteliği, farklı bitki türlerinin aynı alanda iç içe büyümesine olanak sağlamaktadır.Men denne nye skov giver helt andre betingelser for planterne i skoven.
Bu yüzden bazı bölgelerde bitkisel hayat yoktur.Derfor er der ingen svinefarme i landet.
Peki Bu durumda ; A bitkisi için Konumunun Değeri ne olacaktır?Hvordan kan han nu vende tilbage til flokken?
Oditoryum(salon) son derece soğuktu ve seyirciler programın uzunluğu yüzünden bitkin düştü.Kørerne synes det var alt for varmt og publikum svigtede.
Havalandırma ile ayrıca bitkilerin döllenmeleri sağlanır.Det sker også den forsyner sig med vandplanter.
Çin bitki çaylarında kullanılır.De unge blade bruges i Kina til at lave te af.