bitki ile cümle

bitki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu bitkinin çok ışığa ihtiyacı yok.This plant doesn't need a lot of light.
Bu bitki Kanada'ya özgüdür.This plant is indigenous to Canada.
Bu bitki, kediler için zehirlidir.This plant is toxic to cats.
Bu bitki, kediler için toksiktir.This plant is toxic to cats.
Kediler bazen bitkileri çiğnerler.Cats sometimes chew on plants.
Bitkilerinizle konuşmak onların daha hızlı büyümelerine yardımcı olmaz.Talking to your plants doesn't help them grow faster.
Bitkiler ağrı hissedebilir mi?Can plants feel pain?
Bitkiler Güneş'e doğru büyür.Plants grow towards the sun.
Bitkiler güneş ışığına doğru yönelir.Plants grow towards sunlight.
Domates bitkileri için en iyi gübre nedir?What is the best fertilizer for tomato plants?
Çiçekleri ve bitkileri sever.She loves flowers and plants.
Bu bitki soluk görünüyor.This plant looks sick.
Bu bitki yeşil.This plant is green.
Bütün bitkiler suya ve ışığa ihtiyaç duyarlar.Every plant needs water and light.
Ben bitkinim. Yatıyorum.I'm exhausted. I'm going to bed.
O çok bitkin görünüyordu.She looked very tired.
O kadar uzun bir yolculuktan sonra bitkinim.I'm exhausted after that long trip.
Tom bitkin olduğunu söyledi.Tom said he was exhausted.
Tom tamamen bitkin olduğunu söyledi.Tom said he was utterly exhausted.
Tom, tamamen bitkin olduğunu söyledi.Tom said he was all worn out.
Tom eve bitkin görünerek geldi.Tom came home looking exhausted.
Tom bitkileri suluyor.Tom is watering the plants.
Bitkin olmalısın.You must be exhausted.
Biraz bitkin düşmüş görünüyorsun.You seem a little frazzled.
Bitkileri her zaman sevdim.I've always loved plants.
Onlar bitkin, değil mi?They are exhausted, aren't they?
Hayvan hücresi, bitki hücresinden daha büyük bir protein oranına sahiptir.The animal cell has a greater percentage of proteins than the plant cell.
Orman, bitkilerin ve hayvanların birçok farklı türleri için yuvadır.The forest is home to many different kinds of plants and animals.
Bitkiler de nefes alır.Plants breathe, too.
Ananas bitkisi bir çalı gibi görünüyor.The pineapple plant looks like a bush.
Bugün kendimi bitkin hissediyorum.I feel exhausted today.
Bu bitki bir melez.This plant is a hybrid.
Bitkilerim var.I have plants.
Bitkilerimi seviyorum.I love my plants.
Gürültüden uzak olarak, gölün önündeki egzotik bitkilerin yanında oturabilirsin.You can sit by the exotic plants in front of the lake, away from the noise.
Bütün bu bitkileri nereden aldın?Where did you get all those plants?
Bunlar ne tür bitkiler?What kind of plants are these?
"Ne yapıyorsun?" "Bitkilerimin büyümesini izliyorum.""What are you doing?" "I'm watching my plants grow."
Bütün bitkiler fotosentez yapar mı?Do all plants carry out photosynthesis?
Yeşil bitkiler fotosentez yaparlar.Green plants carry out photosynthesis.
O tür bitki yalnızca Brezilya'da bulunabilir.Such plant can be found in Brazil only.
Bu yetişmesi kolay bir bitki.It's an easy plant to grow.
Tom Mary'ye saksıya dikilmiş bir bitki verdi.Tom gave Mary a potted plant.
Tom biraz bitkin görünüyor.Tom looks a little groggy.
Tom kendisine bir fincan bitki çayı koydu.Tom poured himself cup of herbal tea.
Ağaçlar bitkilerdir.Trees are plants.
İyi büyümek için, bu bitkilerin çok fazla nem içermeyen toprağa ihtiyacı var.In order to grow well, these plants need soil that does not contain too much moisture.
Tom açıkça bitkin.Tom is obviously exhausted.
Yeşil bitkiler atmosferdeki karbondioksiti alırlar.The green plants take in carbon dioxide from the atmosphere.
Sen bitki yetiştirmekten anlıyorsun gibi görünüyor.It looks like you've got a green thumb.
Bitkiler büyüyor.The plants are growing.
Bu bitki mavidir.The plant is blue.
Sophie and Carole bitkin.Sophie and Carole are exhausted.
Sen bitkin görünüyorsun.You look beat.
Bambular gezegendeki en hızlı büyüyen bitkilerden biridir.Bamboos are one of the fastest growing plants on the planet.
Çocuk bitkiler konusunda uzman gibi görünüyor.The boy seems to be an expert on plants.
Sen kesinlikle bitkin görünüyorsun.You look positively haggard.
Tom'un bitkilerini sulamak için uğradım.I came by to water Tom's plants.
Onların hepsi bitkindi.They were all tired out.
Onlar bitkin olduklarını söylediler.They said they're exhausted.

İlgili Sayfalar